Kalbimi Çalan Öykü


(Cemalettin Sipahioğlu) #1

Evet, 14 Şubat yaklaşıyor. Dünya Öykü Günü’ne tam altı gün kaldı. Geçen sene, Öykülere İlan-I Aşk projesi çatısında, özel öykülere kalbimizi açmıştık. Ben de, 14 Şubat’ın yaklaşması ve o projeden gelen ilhamla, öyküleri hınzır kalp hırsızlarına dönüştüren özelliklerinden bahsedelim istedim. Bunlar, çoğunluğun hemfikir olduğu özellikler olabileceği gibi kişisele kayan beğeni kriterleri de olabilir.

Adet olduğu üzere, ilk ben başlıyorum:

Kalbimi çalan öykü… Etkisi romanlarınkine eşdeğer olabilendir.
Kalbimi çalan öykü… Naif ve masum olanın bile ne trajedilere sebep olabileceğini anlatabilendir.

Benim aklıma gelen ilk iki özellik bu. Peki ya sizlerin ki?


(k) #2

Kalbimi çalan öykü… Bu diyarlara ait olmamasıdır.
Kalbimi çalan öykü… Karma ile çalışmayıp, olduğu gibi gösterendir.


#3

Kişisel bir tane yazayım:

Kalbimi çalan öykü… İçinde kar yağışı betimlemelerine yer verendir.

Öykünün bir yerinde sadece birkaç tane kar tanesi bile düşse gözlerimden kalpler çıkmaya başlıyor. Gün ışığında olur, ay ışığında olur fark etmez, üzerinde gümüş ışıltılar dolaşan beyaz, bozulmamış yüzeyler hayal etmeme izin veriliyorsa arkaplanda o öyküye bağlanıyorum.

@Bay_Karamsar

Size önerimdir:

Resimli Adam - Ray Bradbury

Bu kitapta yer alan Bozkır ve Başlama Saati adlı iki öykü kalbinizi çalabilir diye düşündüm. İkisi de kriterlerinize uyuyor bana göre.


#4

Kalbimi çalan öykü… Herhangi bir şekilde hislerime etki eden öyküdür. Bazen öyküler bana eski bir dostla karşılaşmışım gibi memnun ve şaşkın hissettirir, bazen sanki güzel bir rüyadan uyanmış gibi okuduktan sonra sık sık aklıma düşer, bazen de yaşama dair bana farklı bir bakış açısı sunar. Kısacası okuduktan sonra bana ne hissettirdiğine bağlı. Kurgu, karakter, güzel betimlemeler, güçlü anlatım dili, diyaloglar vs. fark etmez herhangi bir unsur kalbimi çalabilir.


(Cemalettin Sipahioğlu) #5

Öylesi insana çarpıp, kalbinde iz bırakır :hearts:

Bu tip ayrıntıların tuhaf bir cazibesi var. Roman ama, Karanlığın Sol Eli, kış temasına bakış açımı derinden etkilemişti.

Tavsiyeniz de iyi oldu, o kitapta ne zamandır okuyacağım, hep ileri atıyordum. Özellikle önerdiğiniz öykülerden başlayarak okurum :slight_smile:

Hımm :thinking: Hoşa giden tek hareketi yeter demek? Şimdi eğri oturup, doğru konuşayım; oluyor. Olmuyor değil. Hoşa giden tek özelliğiyle kalbimi çalan öyküler oldu :slight_smile:


Başka yok mudur, kalp kapısından içeri sızan hınzır öykülerin ipliklerini pazara çıkarmak isteyen :D?


(Mrs Saturn (Af Bri, Elentâri) " İyi uyu ve Ev'i düşle. ") #6

Kalbimi çalan öykü…
Realist olmayan, dünyanın atom ve boşluklardan değil de kadim hikayelerden oluştuğu hissini bana yaşatan, ay ve gökyüzünün betimlendiği, okurken kulağımda ezgiler çalmasına neden olan, gözümü kapattığımda uzanıp yağan yağmuru hissettirebilen, hem epic hem tarihi olup, ilmek ilmek dokunmuş, rüyalarımda bile hikayesinde kurgu yazabildiğim, bende her hikayesini delice çizme isteği uyandıran, okuduğumda bana ülkümü hatırlatan; yuvamı düşündürüp kalbimi acıtan, hatırlatıp bana huzur veren kutsallıkta olandır.
:fire::sparkles::dragon::first_quarter_moon:
İlk aklıma gelenler bunlar :joy: Liste epey uzun :smiley:


#7

Kalbimi çalan öykü… Finalinde Maurice Ravel’in Bolero’sunun finali tadını verendir. Eğer bir öykünün sonunda kulağımda onun finali çınlıyorsa aşık olmuşumdur.


(Bird of Hermes) #8

Kalbimi çalan öykü; en saf olanın, bazen söylenmemesi gereken şeylerin direkt olarak söylendiği, huzuru ve huzursuzluğu birlikte işleyen, beni de öykünün ipleriyle birlikte uzaklara savuran öyküdür.


(Cemalettin Sipahioğlu) #9

Uzasın uzasın. Güzel güzel :smiley:

@bluesedai,

Vuuhuu! Ne coşku ama! Havai fişekler patlasın :blush:

@doyoulikepie,

Kalpte derin izler bırakanlardan biri daha :blush:


(Cemalettin Sipahioğlu) #10

@Sayhh,

Önerdiğiniz öyküleri okudum. Ah, gerçekten nokta atışı öneriler olmuş. İlk başta dehşete düşmedim. Belli yönlerden doğru temellere dayanıyor olabileceğini düşününce, “Ah, insan doğası, ah çocukluğun ahmak mausmiyeti!” diye iç geçirdim. İyi ki önermişsiniz. Ben de okumuşum.

Şimdi geleyim, 14 Şubat Dünya Öykü Günü için kalbimden geçenleri paylaşmaya devam etmeye :blush:

Kalbimi çalan öykü… Çaresizliğin verdiği korkudan kaçanın, yine çaresizlik ve korku getirene sığınmasını anlatandır.

Kalbimi çalan öykü… Zayıfın güç uğruna yaptıklarını ortaya sererek, zayıfın asıl kusurunun ruhunda yattığını anlatandır.

Kalbimi çalan öykü… Ben geliyorum diye inleyen, geri dönülemez hatanın dehşetiyle hasta fikirleri ifşa edebilendir.

NOT: Hep karanlık ve kötümser şeylere vurulmuşum ben de :sweat: Umarım sizlerin kalp hırsızları benimkilerden daha hayırlı işlere imza atmışlardır.


#11

Ben de bir şeyler eklemek istiyorum. :slight_smile:

Kalbimi çalan öykü, bazı şeylerin göründüğünden çok farklı olduğunu ve bu sonradan açığa çıktığında insanın kendini, bakış açısını sorgulamasıdır.

Kalbimi çalan öykü, gerçek pişmanlığı anlatan öyküdür. Karakterlerin yaptıklarını fark edip pişmanlık duyması ve yeni bir insana dönüşmesi benim için en önemli noktalardan birisidir.

Daha çok yazabilirim ama beni etkileyen çoğu şey Naruto karakterlerinde hikaye olarak fazlasıyla işleniyor. Yani uzun uzun saymaktansa Naruto der geçerim. :slight_smile:


#12

Beğenmenize çok sevindim.

İsterdim ki burada yazan herkese verdikleri bilgiler ışığında kalbini çalacak bir öykü önereyim, -ki gelen her yorumla birlikte ben böyle bir öykü biliyor muyum diye düşünüyorum da aslında ama o kadar zor şeyler yazılıyor ki uygun öyküleri bir türlü bulamıyorum. :upside_down_face: (Sebep benim yeterince öykü okumamış olmam da olabilir elbette.)


(Cemalettin Sipahioğlu) #13

Kalp çalmak öyle kolay mı ki, heme aklınıza bir öykü adı gelsin :slight_smile: ? Hem kendinizi o kadar zorlamanıza gerek yok; içinizi ısıtan ufak bir bakışı paylaşsanız bile yeter :blush: