Karaktersizim Ben

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/karaktersizim-ben/



On saniye sonra yeniden yayındayız arkadaşlar, on, dokuz, sekiz, yedi….iki, biir ve yayıııın! “Salomon’u en son gören kişi ailenizde kimdi?” diye sordum merakla, sanki her gün bu programı yapmaktan tiksinen ben değilmişim de, on seneden sonra hâlâ heyecanlanabiliyormuşum gibi. “Abimi en son ben gördüm. Dalgın dalgın bizim sokağın köşesindeki parkta oturuyordu, okuldan eve dönerken ben… (DEVAMI…)

3 Beğeni

Sena merhabalar;

Öncelikle tebrik ederim bu güzel öykünden ötürü. Özellikle sunucunun yaşamdaki sıkışmışlık hissi iyi yansıtılmış, herkes kendinden bir iz görebilir burada. :slightly_smiling_face:

Satır aralarında mizahi öğeler barındırsa da son iki öykünle birlikte dümeni mizahtan farklı sulara kırıyorsun gibi geldi bana.

Kalemine sağlık Sena, iyi bak kendine görüşmek üzere…

1 Beğeni

Selam Sena,

Öykü genelde tarzın olan mizahı sunucu vasıtasıyla verse de, Ebuzer’in ifade ettiği gibi, bir alt akıntı olarak değil açıkça hüznü de yansıtıyor bu sefer.

Metaforlar keyifli ve tamamlayıcı. Ancak üzerinde biraz düşününce, ailede tanımını bulan ana hikayede sunucu rol çalmış, ya da aile sebebiyle sunucudan rol çalınmış olabilir.

O zaman, öyle anlıyorum ki, kayıp kardeş ve sunucu arasında bir özdeşlik kurgulamışsın.

Ellerine sağlık.
Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle…

1 Beğeni

Ebuzer merhaba,

Ben de bu güzel mesajından ötürü teşekkür ederim. Beğendiğine sevindim. :slight_smile:

Mizahtan kopamıyorum gördüğün gibi. Ancak bir karakterden yola çıkarak yazdığımda, absürt durum komedisinden uzaklaşmış oluyorum sanırım.

Zombi’de seni görür müyüz? :smiley: Özletme kendini buralarda da dostum.

Görüşmek üzere, sevgiler,

Sena

1 Beğeni

Murat selam,

Mizah hüznün panzehiri benim için, biliyorsun. :slight_smile: Bu yüzden yoğun dram yazma modunda olsam dahi, mizahi öğeler oluyor. Tabii bu karışım her zaman homojen değil. :smiley:

Hissin okurken sana geçmesine sevindim. Benim yazarken aklımda kurguladığım bir metaforlar bütünü var aslında ancak okuyanların ne düşüneceğini ve ne hissedeceğini ayrıca merak ettiğim için açıklamıyorum bunu. :slight_smile:

Sunucu ve Salomon ilişkisindeyse, sunucunun iş hayatı için karakterinden bağımsız davranmak zorunda olması ve Salomon’un aile içinde bu role sıkışması benzerlik gösteriyor. Güzel tespit. :slight_smile:

Yorumun için çok teşekkürler, en kısa sürede senin öykünü de okuyup yorumlayacağım. İsmi dikkat çekerek, merak uyandırıyor bir hayli. :slight_smile:

Sevgiler,
Sena

1 Beğeni

Merhaba Sena,

Öykünü severek okudum. Metaforlara dair benim bir yorumda bulunmam çok doğru olmayabilir belki (Ben de bu yolu çok tercih ettiğimden ayrıca) ancak Salomon’u Saturday’de yad etmek ilginç olabilir birçok açıdan.

Sonraki seçkilerde görüşmek dileğiyle,
Sevgilerle

1 Beğeni

Haluk merhaba, :upside_down_face:

Metaforlardan bağımsız okuyunca da aslında nasıl geri dönüş alınacağını merak ediyordum, bu açıdan Seçki oldukça faydalı oluyor. Saturday konusuna gelince; kesinlikle çok yaklaştın, yedi kardeş, haftanın yedi gününün renklerindeki gibi görünüyor sanki. :upside_down_face: Daha fazla yorum spoiler içermesin diye susuyorum. :yum:

Beğenmene sevindim, senin öykündeki yorumlarda görüşmek üzere.

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni

Senacığım merhaba🍀

Başta süregelen anlatım ironik, mizahi ilerlerken; Salomon’un mektubu ile beraber okuyucuyu sarsmıs ve cam ekranın ardındaki dünyaya kollarını açmışsın.

Tebrik ediyorum, görüşmek üzere🙏

1 Beğeni

Gayecan selamlar, :purple_heart:

Tüm yoğunluğun içinde vakit ayırıp da okuduğun için çok teşekkür ederim canım. Bu yazıda benim anlatmak istediğim ve okuyanların anladıkları farklı oldu, fakat anladıkları da pek hoşuma gitti. Senin yorumun da çok kıymetli kuzum. :slight_smile:

Sevgiler, görüşürüz. :kissing_heart:

Sena

1 Beğeni