Karanlığın Sesi


(Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/karanligin-sesi/



…korku hikâyesini anlattıktan sonra elindeki feneri kapattı. Karanlığının artmasıyla istemsizce yorganlarını üzerlerine çekip daha da yataklarına gömülmüşlerdi. Sadece son hikâye anlatacak kişinin feneri açık kalmıştı. Örgülü saçlı kız korktuğunu belli etmemek ve kendini rahatlatmak adına hikâyesini anlatıp fenerini söndüren kısa saçlı kıza döndü. “Hayalet, cin bunlar hep uydurmaca. Hem varsa bile şimdiye kadar neden hep… (DEVAMI…)


(Pelin ) #2

Merhaba,

"Daha da"yı sıfat gibi yazmışsınız, zarf olduğu için fiilden önce olması gerekiyor.

“Örgü saçlı” kulağa daha doğru geliyor.

Birincide gözden kaçmıştır diye düşündüm ama ikinci kez rastlayınca belirtmek istedim: “Son hikâyeyi” ya da “son bir hikâye” olması gerekiyor.

“Feneri tutarak”, ya da daha da iyisi “Feneri arkadaşlarının gözüne tutarak” olmalı.

“Bıçak keskinliğinde çığlık” makul bir betimleme, ama cümleyi bu şekilde yazdığınızda çığlık sanki fiziksel olarak keskinmiş izlenimi veriyor.

Bunu çok fazla söylüyorum ama yapacak bir şey yok: Türkçe’de “tekrardan” diye bir kelime yok, doğrusu yalnızca “tekrar”.

Korku ifadesi iki kere kullanılmış. İkinci cümlede hiç kullanılmasa da biz yüzlerinin bembeyaz olma sebebini biliyoruz, bu yüzden “korkudan” kelimesi gereksiz.

“Eşliğinde” kelimesi burada bence tuhaf durmuş, korku dolu atmosferi anlatamamış. Aynı şekilde “belirtmeye çalışmak” da panik havasına uymuyor. “Çığlık atarak duyamadıklarını anlatmaya çalıştılar.” gibi bir cümle daha uygun olur.

Hikâyenin konusu sıradan bir korku hikâyesi ve o hikâyeyi anlatıp/dinleyip yaşayan bir grup genç. Bu konu gerek filmlerde, gerek öykülerde çokça işlendiği için bir adım öteye taşımak adına kurguyu biraz daha detaylandırabilirdiniz. Eğer kurgu bu haliyle kalacaksa, o zaman dili çok daha vurucu olmalıydı. Bu haliyle bana eksik geldi, fakat daha çok okuyup kendinizi geliştirerek daha iyilerini yazabilirsiniz.