Kayıp Rıhtım’ı yıllardan beri bilirim. Bir aralar burada yazarlık da yapmıştım. O eski günlerden ne yazık ki pek kimse kalmadı. Bu yüzden belki forum üyelerinin çoğu Kayıp Rıhtım’ın eski hâlini hatırlamaz. Ama geçmişte yayınlanmış yazıları ve forum başlıklarını okuyabilirler.
Kayıp Rıhtım’ın şu anki hâli beni çok rahatsız ediyor. Onun bir zamanlar olduğu şeyle şu an olduğu şey arasında devasa bir fark var.
Rahatsız oluyorum, çünkü bir zamanlar burası kaliteli sohbetler yaptığımız, kaliteli içerikler paylaştığımız, kaliteli haberler ve incelemeler yazdığımız/okuduğumuz, ufkumuzun açıldığı güzel bir platformdu.
Burada bahsetmek istediğim şey kalitenin bir miktar düşmesi değil. Kalitenin bilerek ve isteyerek ortadan kaldırılması söz konusu.
Habercilikte clickbait diye bir kavram vardır. Ne olduğunu açıklama zahmetine girmeyeceğim. Zaten duymuşsunuzdur. Duymayanlar da bir Google araması ile öğrenebilir.
Kayıp Rıhtım, clickbait haberciliğin bayrak taşıyan sitelerinden birine dönüşmüş. Her gün burada yayınlanan pek çok habere clickbait başlıklar atılıyor. Bakın sadece bugün (1 Ağustos 2026) yayınlanan clickbait haber başlıkları:
Bakın bu haberler bugün içinde Kayıp Rıhtım’da yayınlanmış haberlerin tamamı. Ve hepsi clickbait başlıklara sahip. Günün ilerleyen saatlerinde gelecek günlerde yayınlanacak haberlerin de aynı şekilde clickbait başlıklarla çıkacak olması sizin şaşırtmasın. Bu artık bir yayın politikası hâline gelmiş. Okuyucuyu meraklandıran ama konu hakkında hiçbir şey söylemeyen başlıklar.
Elbette web siteleri gelir elde etmek için daha çok okuyucu çekmek isteyecek. Ancak etik kurallardan taviz verilmesinin mazereti yoktur. Fakat belli ki Kayıp Rıhtım yöneticileri ve yazarları bu tür başlıklarda bir sorun görmemekte.
Kayıp Rıhtım’da bu haberleri yazan ve yayınlayan yazar ve editörlere sormak istiyorum. İçiniz nasıl bu kadar rahat? Yaptığınız şey size nasıl doğru geliyor?
Aslında bu başlıklardan ben de rahatsızım ama bunların çoğu tıklama-tuzağı değil.
King haberi mesela:
Habere tıklar tıklamaz hangi kitap olduğu söyleniyor. Yazının devamında kitabın konusu, kitabın bir ayna kitap olduğuna dair bilgiler, daha önce uyarlanıp uyarlanmadığına dair bilgiler vs. hepsi var. Okuyunca hem meraklandım hem bilgilendim.
Böyle bir başlık alışkanlığı geliştiği konusunda hemfikirim ve bundan rahatsızım ama içeriğinin boş olduğunu düşünmüyorum.
Bu haberin başlığı King’in Klasiklerinden Desperation Filme Uyarlanıyor olsa yine hevesle okurdum.
Yani bu numarayı sürekli yapmasalar çok daha iyi olur.
Bence clickbait tanımına bir daha bak hocam. Başlıklar gayet açık ve net. Yalan yanlış bilgi yok. Başlığı okuyup ohaaa deyip haberi okuyunca heee demiyoruz.
Ben de size açıklık ve netliğin tanımına bir daha bakmanızı önereceğim.
Clickbait haberlerinden biri de haber hakkında açık olmayıp merak uyandırmaya çalışması. Başlıkta haberin bütün içeriği olsun demiyoruz ama en azından konunun ne olduğuna dair asgari düzeyde bilgi verilmesi gerekir. Ondan sonra okur, konu ilgisini çekerse haberi tıklayıp detayları öğrenir.
Tamamen meraklandıran bir başlık. İçerik hakkında hiç bilgi yok. “Star Wars ve Dungeons and Dragons, resmî bir masaüstü rol yapma oyunu için ilk kez güçlerini birleştiriyor.” şeklindeki alt başlık aslında asıl başlık olabilirdi.
Eserin adını başlıkta anmaktan özellikle kaçınılmış. Doğrusu şu olabilirdi: “The Debt Collector, Netflix’te ilk haftasında platformun dünya genelindeki en popüler filmleri arasına girdi.”
Bunlar sadece çok yakın zamanlı örnekler. Bunun gibi daha bir sürü örnek var. Burada yayınlanan haberlerin göz ardı edilemeyecek bir kısmında meraklandırıcı ama hiçbir şey söylemeyen başlıklar var. Bence hiç de açık ve net başlıklar değiller.
@okanakinci hocam gözlemlerinize katılıyorum. Ama bana öyle geliyor ki bununla ilgili yapacak pek bir şey yok. Clickbait olmadığında tıklanmıyor. Clickbait yapmıyorsanız hayatta kalamıyorsunuz.
İnternet, günümüzde artık böyle bir yer ne yazık ki.
Bu başlıkta ‘‘Kayıp Rıhtım click bait başlıklara gereğinden fazla yaslanıyor’’ olarak değiştirilmesi lazım eğer başlıkları click bait olarak adlandıracaksak çünkü içerik click bait değil.
Bu haber başlıkları, haberin içereği konusunda sadece zayıf. Click bait değil. İlginizi çekerse tıkladıktan sonra ne olduğu gayet açık ve net şekilde aktarılıyor. Kayıp Rıhtım’ın haber seçkisini yerinde buluyor ve beğeniyorum.
Başlığa kesinlikle katılmamakla beraber, başlığın açılış şeklinde ve click bait tanımında sorun var.
Clickbait sadece sayfa boşsa ya da yalansa geçerli olan bir ifade değil hocam. Madem tecrübenin burukluğunu değil de tanımı önemsiyoruz, wikipedide şöyle:
Yanıltıcı olması şart değil burda, ama sıklıkla yanıltıcı da oluyor clickbaitler.
Daha kötü clickbait de olabilirdi evet, en azından haberlerin altı dolu oluyor ya da alakasız olmuyor. Ama başlıkların tıklatmaya yönelik kasten eksik bilgiyle/merak uyandırıcı ifadelerle yazıldığı açık bence.
Hocam başlıkların içeriği farklılaştırarak yansıttığına ya da dishonesty yapıldığını gerçekten göremiyorum. En fazla, kilit bilgi gizli tutularak masum bir sansasyonellik denenmiş denilebilir ki, yapılan sansasyonel şey click baitin hiçbir tanımına uymuyor.
Hocalarım yanlış anlaşılmayayım; şimdi clickbait var clickbait var, bir dönem hürriyet’in falan websiteleri tamamen içi boş makalelerle doluydu (belki hala doludur bilmiyorum). Kayıprıhtım’ın içerikleri bence de başarılı.
Konu bence de tamamen farklı ortamlardaki hayatta kalma stratejileriyle alakalı; instgram sayfasında haberler direkt en kısa en ilgili bilgiyi anında sağlıyor. Çünkü orda tıklatmak mesele değil, instagram insanların önüne çıkardığında okutmak önemli; websitesindeyse tıklamadığın sürece siteye bir getirisi yok. O yüzden tıklatmaya yönelik başlıklar atılıyor.
Ecnebilerin dediği gibi, the medium is the message. Web sitesi konsepti günümüzde bunu gerektiriyor .
Click Baitten ziyade meşhur " Kör adamlar ve fil hikayesi, filin farklı yerlerine dokunan altı kişinin bütünü göremedikleri için onu duvar, yelpaze ve halat gibi yanlış nesnelere benzetmesini anlatan ünlü bir algı ve gerçeklik masalıdır. Bu hikaye, insanların sınırlı deneyimleriyle gerçeğin sadece bir kısmını görüp hepsi doğru gibi savunduklarında düştükleri yanılgıyı gösterir."
Haberlerde bu şekilde 300 milyon dolarlık film yada kaç yıllık korku klasiği.Ben Karayip Korsanları diye tıklarım habere Spiderman çıkar,Elm Sokakağı kabusu diye girersin başka bir şey çıkar.Günün sonunda ele zorla tutuşturulan bröşür deneyimi yaşıtıyor.
Şahsen bilmem kaçıncı kez “x yapımında evren genişliyor” görmekten bezdim ben de. My Little Pony türü bir seriye yeni sezon çıkıyor, “evren genişliyor”, haspam sanki 45 yldır devam eden Space Opera serisine yeni sezon çıkmış gibi konuşan hayvanların olduğu seriye “evren genişliyor” yazıyor, yahu evreni genişlese ne olacak genişlemese ne olacak? Adaptasyon ile genişletilmiş evren tanımlarından bile habersiz, sırf forumda sidik yarıştırıp üste çıkmak için “ben de bir lezbiyen olarak…” diye cümle kurup joker kartı atmaya çalışmış vasat insanlar haber yazıyor sitede. Bu ve çok daha fazlası yüzünden yüzden de haber başlıklarının %99’una tıklamıyorum. Blokladığım insanlar var, bloklasam bile haber başlıklarının üste çıkmasına engel olamıyorum. Bir de spoiler mevzusu var. En son tıkladığım haberde de izlemediğim diziden spoiler yedim zaten. Bir de bir dönem her gün olmasa da 2-3 günde bir illa Harry Potter ile ilgili bir zırva paylaşma ihtiyacı duydukları bir dönem vardı, “Harry Potter’un yeni macerasında azınlıklar ve farklı cinsiyetten insanlar olacak” diye haber gördüm tıkladım, fan yapımı film çıktı. Ulan ben ne yapayım fan yapımı filmi, Harry Potter hayranı bile değilim ki! “George R. R. Martin yeni kitap yazıyor” diyor, Knight of Seven Kingdoms’un yeni novellası çıkıyor, millet de ana seriyi okumuş olsun, okumamış olsun, yorumlarda çıldırıyor. Tamamen cliffhanger kalmış Harrenhal Trajedisi’nin nasıl gerçekleştiğine ışık tutacak belki, yok, ama clickbait haber diye yazalım, millet yorumlarda delirsin. O noktaya gelindi artık.
Bence tek sorun bu dengenin tam sağlanamaması.Örneğin eskiden ünlü yerli yabancı yazarlardan yeni yazar adaylarına tavsiyeler olurdu,ne bileyim makaleler hatta tr de yayınlanmamış kısa hikayeler, öyküler olurdu.Dosyalar olurdu (atiyorum hint mitolojisinde zümrüt-ü Anka) vs vs.bunlarda belirgin bir düşüş var.
Bu olay clickbait tanımına tam oturuyor mu emin değilim ama haber başlığının da bu şekilde gizemli şekilde atılmasını ve ana unsurdan bahsedilmemesini pek sevmiyorum. Kaç tane gişede çakılan ama platformlarda top 10’a giren yapımın ya da kaç tane bilmem kaç milyar dolarlık film serisinin geri dönüşünün haberini gördüm hatırlamıyorum. Tek cümlede bir tweet gibi okunup geçilebilecek bir içerik, günümüzde yapay zeka yardımıyla uzatılıyor da uzatılıyor. Maalesef Kayıp Rıhtım’ın da aynı sisteme geçtiğini düşünüyorum. Başlıklar hep aynı ama sadece içerik değişiyor. Bu durum beni de son zamanlarda rahatsız ediyordu. Tek olmadığımı görmek sevindirdi.
Şunun farkında herkes; Bir web sitesi ve forum işletiliyor. Editörler ve bilmediğimiz bir çok masraf arka planda dönüyor ve burada ciddi bir gider söz konusudur. Elbette kullanıcıyı başlık ile meraklandırıp, siteye çekip reklamlar aracılığı ile para kazanılması gerekiyordur. Ama sanırım belki biz kendi içimizde bunu Kayıp Rıhtım’a yakıştıramadığımız için yadırgıyoruzdur. Buranın webteknoya dönüşmesini kimse istemez sanırım.
Diğer yandan belki de bizim haber sayabileceğimiz içeriğe bakış açımız değişti. X’te en az 5 hesabı takip ederek tüm gündemden kesintisiz haber akışı alabilmeniz mümkün, olabilecek en kısa karakter sayısında hemde. Kim bu zamanda Sydney Sweeney’in yeni erotik korku filmi için 2-3 dakikasını ayırıp uzunca bir yazı okumak ister ki?
Clickbait durumuna kısmen katılmamamın sebebi de, aslında başlığa tıkladığınızda ilk cümlede zaten neyden bahsedildiği belirtiliyor her daim. Kayıp Rıhtım haberlerini yıllardır takip ediyorum, forumda aktif olmadığım zamanda dahi. Bir kaç Türkçe ve yabancı takip ettiğim site daha var. Bunlar için RSS reader sitesi kullanıyorum. Bu sayede aslında hem başlığı, hem görseli, hem de ilk paragrafa hızlı bir bakış atabiliyorum. Ama yine de o uzun başlığı okumak yormuyor değil. Çünkü her gün aynı başlıkları tekrar tekrar okuyorum hissi oluşturuyor maalesef.
Valla ben clickbait falan bilmem. Benim şahsi analizim;
Yöneticilerimiz kızmasınlar ama Kayıp Rıhtım;
-Sadece 1 yorum alan boş haber üreten bir günlük rutine sahip. Sadece 1/2 kişinin dikkatini çekebilecek bu haberleri genelde aynı 3/4 isim peş peşe günlük görev verilmiş gibi sıralar.
- Çoğu sahte değil ama sayfalar dolusu boş sözlerle dolu, sonunda neler olacağını göreceğiz tarzı biten haber.
-Ayrıca Instagram ve diğer platformlara olabildiğince kendini satmaya çalışan bir yer. Hiç değilse son birkaç çekiliş foruma özgü oldu.
-Kalite giderek düşüyor diye başlık açılmıştı.
Gerekçe;
- Yönetim için verilmesi gereken bir cevap var tabi. Ama hiç demediler. Ben bir kişi de görmedim ki abi bu platformun ücreti nedir, kim ödüyor, içerdemiyiz ? Bu yonetim, nasıl bir hayat içinde , yoğunluk içinde bu işleri kovalıyor?
Bu sebeple şayet bu yöntemler bir gelir getiriyor ve yapıyı ayakta tutuyorsa birşey diyemem. Yahut 1/2 adam ancak bu kadar yetiyorsa gene birşey diyemem.
-Öte yandan boş haberler kadar , boş hikayeler de var. Burada kastım hergun kısa hikaye paylaşıp sıfır çeken arkadaşlar. Demek ki Forum edebi yönde birşey yapsa bile etki almıyor.
Bura bizim gibilerin şahsi veri tutma, indirim kovalama, iç döküp lincleme ve kapışma , arada yakalarsa çekiliş kazandığı bir nevi dağınık ama vazgeçilmez bir kileri olmuş durumda.
Çok uzun süredir Kayıp Rıhtım takipçisiyim. Nereden baksan on altı yıl falan oldu galiba. Yanlış anlaşılmasın, amacım ne kadar yıldır takip ettiğimi kimsenin gözüne sokmak falan değil ama bu haber başlıkları mevzusu beni de rahatsız ediyor.
Haber içerikleri yalan yanlış değil kabul ama başlıklar da merak uyandırmıyor. Kaç tane bilmem kaç milyon dolarlık aksiyon filmi, elli yıllık bilimkurgu evreni vs diye haber var? Eskiden “Biz Bunu İstiyoruz” projesi, öykü çevirileri, yıldönümü şenlikleri derken portal içerikten geçilmezdi mesela.
Tamam kabul, sitenin ayakta kalması, sosyal mecralarda gündemde olması veya farklı sebepler olabilir ama Kayıp Rıhtım uzun yıllarca okuyucusuna fabrikasyon değil organik içerik çıkaran bir platform oldu. Devrin değiştiğini, içerik tüketiminin farklılaştığını söyleyenler olacaktır ama devrin değişmesi her içeriğin fabrikasyon olmak zorunda olduğunu göstermez. Buyurun mesela Portal Arşiv’e bir bakın derim, zamanında neler yapılmış.
Kayıp Rıhtım sayesinde pek çok kitap ve yazarla tanıştım, burası sayesinde okuma listelerim hep genişledi. Çoğu da ya incelemeler ya da forum başlıkları sayesinde oldu. Her şeyin birebir 2010’daki gibi olmasını beklemiyorum ancak Rıhtım’ın kendi içerik standartlarına sahip çıkmasını gönülden dilerim.
Valla arkadaşlar bu üretim işleri zor sancılı zaman emek isteyen işler.
Yanlış anlaşılmak istemem, akıl veriyor gibi olmak istemem ama o güzel insanlar çeşitli nedenlerle atlara binip gidemeselerde forumdan portaldan gittiler.
Tüketim tarafından üretim tarafına geçmek şikayete konu olan şeylere en iyi çözüm olabilir.
Tamamen katılıyorum ilk mesaja ve beni de uzun süredir rahatsız ediyor.
Aşağıdakiler şuan ana sayfada yer en son haberlerden bazıları:
Jurassic World yerine " 4,9 Milyar Dolarlık Bilimkurgu – Aksiyon Serisi …"
Avatar Evreni yerine “Hollywood’un En Büyük Bilimkurgu Evrenlerinden Biri …”
Squid Game yerine “Fenomen Netflix Dizisinin …”
X-men yerine " 6 Milyar Dolarlık Bilimkurgu Serisinin Yeni Filminde … "
Tom Hollanda yerine " Ünlü Aktörün Gişe Fırtınası…"
Leprechaun serisi yerine " İrlanda Efsanelerinden İlham Alan Kült Korku Serisi…"
Tüm haber başlıklarında ana özne gizlenip, merak uyandırıp habere tıklatmaya yönelik metinler yazılıyor çok uzun süredir.
Bir defasında böyle bir habere yorum yapıp rahatsızlığımı dile getirmiştim, sonra akışına bıraktım
Haber bu;
Seri ismi ( Extraction) yerine “Netflix’in Rekortmen Aksiyon Serisi” diyorsun, Kapağa Chris Hemsworth’u koyuyorsun, ama haberde bahsi geçen Marvel Yıldızı dedikleri kişi ise sadece Logan filminde yan karakter olarak küçük bir rol oynamış olan Boyd Holbrook diye birisi.