Kedimin Gözleri


(Ayşegül Harputlu) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/kedimin-gozleri/



Gulyabani gelmedi henüz. Odalarda telaşla dolanmaya başladım. Kedimin gözleri henüz bal rengi. Demek ki gulyabaninin gelmesi yakın değil daha. Mutfağa gidip küçük tenceremin kapağını açtım. İki gündür bitmedi yemek. Yemekler de azalmıyordu yalnızlığım gibi. Belki de ben hayattan alacağım payı küçük tutuyordum. Yemeğin tadı kaçan kısmını çöpe döküp, demini alan tomurcuk kokulu çayımdan ince belli… (DEVAMI…)


#3

Sevgili Aysegül,

Korku, fantastik ya da melodram fark etmeden yazma işinin agresif bir yanı olduğunu düşünürüm. Yazar hikayenin okuyucuyu fethetmesini ister. Okuyucu ise kendini gönüllü olarak bizim ellerimize bırakır. Eğer kurgu akıyor, kelimeler yerlerinde sırıtmıyor ve hayal gücünü harekete geçireccek kadar betimleme kullanıyorsak en temelde gerekli olanları okuyucuya verebiliyoruz demektir.

Hikayenin bazı yerlerinde kalemini tuttuğunu hissettim. Neyi nasıl ifade etmen gerektiğine dair bir kararsızlık olabilir mi, diye düşündüm. Örneğin “Kapı çaldı.” İle başlayan kısmın öncesi ile bu cümle ile başlayan kısım arasına bir geçiş cümlesi olsa iki farklı cümle yapısına sahip kısımlar birribirine zamkla yapıtırılabilirdi sanki, ne dersin?

Hikayenin okuyucuya rol veren bir yapısı var. Bunun sebebi ise kullandığın fiilimsiler. Bu kullanım, dolaylı anlatıma da fırsat veren bir yapı. Bu tekniğinde kendimi görüyorum ve bu yüzden iznin olursa kendime sıklıkla hatırlattığım şeyi burada geçmek isterim “Dipsiz, dolaylı anlatım ve fiilimsilerle okuyucuyu yormaktansa cümleleri böl ve önemli olanın akışkan bir hikaye olduğunu unutma.” Örneğin “Ben tomurcuk çay kokulu evimde güvende olamamanın huzursuzluğu ve yüzleşmem gerektiğinin bilinciyle açtım kapıyı.” Ve naçizane olarak; öykü anlatabiliyorsun. Bu yüzden, cümlelerini birbirine bağlamaktan ziyade kendi başlarına parlayabilmeleri için fırsat vermek istersin belki?
Eline ve düş gücünene sağlık.
Sevgiler
Dipsiz


(Ayşegül Harputlu) #4

Sevgili Dipsiz;
Öncelikli olarak,kıymetli ömür saatinden bir kaç dakikanı bana ayırdığın için çok teşekkür ederim.Yorumların benim için çok kıymetli.Evet seviyorum cümleleri dolandırmayı.Okuyucuyla beraber bazende bende yoruluyorum galiba.Kendi başına parlayan cümleleri olan ve Kalemimi tutmadan yazdığım bir öykümde buluşmak dileğiyle. Sevgiyle kal.


(Meltem Kofoğlu) #5

Tasvirleri çok özenli ve kusursuz buldum. Öykünün dili olağanüstü bir anlatım. Çok özenli ve güzel olmuş hikayeniz. Yüreğinize sağlık!


(Osman Eliuz) #6

Merhabalar ve hoş geldiniz seçkiye.

Sevgili Dipsiz’in yorununa harfiyen katılarak başlayayım; söylenebilecek çoğu şeyi söylemiş kendisi.

Öykünün başladığı noktadan evrildiği şeye doğru izlediği yol sıkıntısızdı. Küçücük bir metin için birbirinden güzel detaylarla doluydu hikaye. Birinci göz anlatımı zordur, çoğu zaman yorar sizi ama diğer alternatiflerine göre de ilgi çekicidir, etkiler, hissettirir. Yukarıdaki öykü için doğru bir tercih olmuş.

Öyküde zaman sorunları vardı, şimdiki zaman ve geçmiş zamanın kullanımı çok kesindi yer yer. Üzerine düşmelisiniz.

Ellerinize sağlık. Gelecek seçkilerde de görüşebilme umuduyla.


(Murat Barış Sarı) #7

Ben anlatımınızı, işin edebiyat sanatına dair kısımlarını beğendim. Öykü sertti ayrıca… Bazı metaforlar sezdim -belki zaten gayet de açıklardı- bu açıdan doğru mu bilemiyorum ancak öykünün; bir kadının kaleminden kadın haklarına dair önemli mesajlar verdiğini de düşündüm. Ve bu mesajı son derece haklı buldum.

Bu sanırım seçkideki ilk öykünüz ama belli ki ilk öykünüz değil. Önümüzdeki seçkilerde görüşmek üzere…


(Ayşegül Harputlu) #8

Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim Meltem Hanım🤗


(Ayşegül Harputlu) #9

Merhabalar hoş buduk;

Teşekkür ederim yorumunuz ve kıymetli önerileriniz için.Sevgiyle kalın😊


(Ayşegül Harputlu) #10

Merhaba Murat Bey;
Tesbitleriniz doğrudur. Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Seçkide,tekrar görüşmek dileğiyle
Sevgiyle kalın :blush: