Kefaret

Öykü Seçkisi'nde okumak için: Kefaret – Aylık Öykü Seçkisi

image

“Yapılan iyiliklerin meşakkati geçici, mükafatı kalıcıdır. Yapılan kötülüklerin ise hazzı anlık cezası sonsuzdur.” Tüm bunları bilmeme rağmen nasıl olur da kötülük yapmaya devam edebiliyorum aklım almıyor! İyiliği, üstelik mükafatı düşünmek ne de hoş bir duygu. Lakin bunu gerçekleştirecek eylem ateşini bulamıyorum içimde. Veyahut bunu yapmaya layık biri değilimdir. Ya da… Ya da tüm bunlar ardına… (DEVAMI…)

İlk cümle ile birlikte, bir cennet-cehennem diyalektiği işlenecekmiş izlenimi uyandırıyor.

Lakin bunu gerçekleştirecek eylem ateşini bulamıyorum içimde

Ateşi dememiz yeterli diye düşünüyorum.

Veyahut bunu yapmaya layık biri değilimdir.

Galiba burada kastettiğiniz eylemi yapmaya layık olmak değil de mükafatına layık olmak.

En cahili, en ahmağı, en soysuzu, boş konuşanı, yalancısı, kibirlisi, en katı yüreklisi olduğumun farkındayım bu dünyada!

Bu cümlenin nesnesi eksik. Neyin en cahili vb.? Yaşamış tüm insanların? Düşük bir anlam var.

Kahramanın kendisiyle konuştuğu tarzda(monolog) anlatılara son yıllarda çok başvuruluyor. Eskiden bu kadar yoğun yer kaplamazdı öyküde. Buna tam olarak artı ya da eksi gözüyle bakmıyorum. Benim dikkat çekmek istediğim nokta farklı. Monologlardaki en büyük tehlike ‘lafın lafı açması’ dır. Kararında yapılan irdelemeler monoloğu zenginleştirir ancak çok şişkin bir anlatım monoloğu boğar. Detayların bolca anlatılıp okuyucuya boca edilmesi 3.tekil anlatımın bir özelliğidir. Monologdaki konuşmalar daha tekdüze ve gelişigüzeldir. Paketlenmiş düşünceler nadirdir. Karakter kendi kendine konuşurken daha az düşünmeli ve daha kısa cümleler sarf etmelidir. Eğer bolca detayın verildiği bir anlatım seçmek istiyorsak 3.tekil anlatıcı konumuna geçmeliyiz. Monolog bunun için çok uygun olmayabilir. Bu benim öznel fikrim tabii.

Monolog anlatının en iyi örneklerinden birisi zannediyorum Oğuz Atay’dır. Ondan (ç)alıntı bir örnek sekans vererek bu türdeki diyalogların sadeliğine ve gelişigüzelliğine işaret etmek istiyorum.

**"'Çok şey vardı anlatılacak. **

O yüzden sustum.

Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı.

Sen duydun mu sustuklarımı?'"

İşte tekrar kez bunu,

Birçok kez?

Gıcırdayan yatağımdan kalkıp yatağımın hemen karşısında bulunan kapısı uzun zamandır kırık olan lavaboda sular aylardır ödenmemiş faturalardan dolayı kesik olduğu için ellerimi evin önündeki kanaldan doldurduğum kovanın içindeki su ile yıkıyorum.

Uzun cümleler elbette kurulabilir ancak bu uzunlukta bir cümleyi yapısal manada çok titizlikle kurmanız lazım. Hiçbir noktalama olmadan bu kadar fazla ögenin havada uçuştuğu bir cümleyi meydana getirmek pek kolay olmayabilir. Noktalamaları doğru yerde kullanarak ve/veya cümleleri bölerek tekrar yazmayı deneyebilirsiniz.

Başlangıçta metin boyunca irdelemeyi taahhüt ettiğiniz aforizmayı metne yaymakta ve hedef tahtasını yerinde tutmakta yeterince başarılı olamamışsınız gibi geldi bana.

Elinize sağlık.