Son zamanlarda giderek daha çok insanın kitap okumaktan uzaklaşmaya başladığını düşünüyorum. Tabii ki elimde bu görüşümü destekleyecek bir veri yok. Belki de sadece benim kuruntumdur. Belki de siz de aynı durumu gözlemliyorsunuzdur.
Az veya çok kitap okuma alışkanlığı olan tanıdığım bazı kişiler kitap okumayı ya bıraktılar ya da önemli ölçüde azalttılar. Bunu kendimde de gördüm. Eskiden daha sık okurken son yıllarda ciddi bir düşüş söz konusu oldu. Tabii ki tamamen bırakmadım. Hatta 2025’te bir önceki yıla göre daha fazla kitap okumuş bile olabilirim. Yine de kitap okumaya daha az zaman ayırdığımı fark ettim. 10 yıl önce bir ayda en az 4, bazen çok daha fazla kitap okuyabiliyordum. Geçen sene ise çok da kalın olmayan tek bir kitabı 2 ayda ancak bitirebildim.
Sorun sadece boş zaman bulunamaması değil. Sorun odaklanabilmek. Okumak isteyen tabii ki bir şekilde zaman ayırabiliyor. Boş zamanımın en kısıtlı olduğu askerliğim, hayatımda en çok kitap okuduğum dönemdi. Çünkü sınırlı boş zamanımda yapabileceğim hiçbir şey yoktu. İşsiz kaldığım, evde zaman geçirdiğim ve boş zamanımın fazlasıyla bol olduğu dönemlerde ise kitapları bitirmekte zorlanıyordum. Saatlerce oyun oynamak, sosyal medyada zaman geçirmek ve sezonlar dolusu dizi izlemeye kendimi kaptırıyordum.
Bence buradaki asıl sorun odağımızı dağıtan bir sürü şeyin olması, kitap okumaktan daha eğlenceli gelen aktiviteler bulmuş olmamız. Boş zamanlarımızda dizi ve film izlemek, bilgisayar oyunları oynamak ve hepsinden önemlisi sosyal medyada zaman geçirmek daha çekici gelmekle kalmıyor, bağımlılık da yapabiliyor. Cep telefonumuzdan gelen her bildirim de dikkatimi dağıtıyor.
Sadece kitap okumak değil herhangi bir şekilde yazılı bir içerik tüketmek daha az tercih ediliyor. İçeriği video formatında daha çok tercih ediyoruz. Okumak tek düze ve sıkıcı bir eylem olarak görülüyor. Okurken odaklanma sorunu yaşıyoruz. Mesela birkaç yıl önce blogculuk yaygın bir işti. Bloglar okunuyordu ama şimdi çok az okunuyor. Onun yerine Youtube kanalları açılıyor. Vlogculuk ve influencerlık günümüzde daha yaygın. Mozilla Vakfı bile içerik tüketiminin şeklinin değişmesi nedeniyle Pocket servisini kapatmaya karar verdi.
Evet, son yıllarda Türkiye’de yaygın olarak kütüphaneler büyük ilgi görüyor. Gençler kütüphaneleri dolduruyor. Bu yüzden sevinenler var. Ancak ben öyle düşünmüyorum. Çünkü kütüphanelerde gördüğüm manzara şu: Hiç kimse raflardaki kitaplara en küçük bir ilgi belirtisi göstermiyor. Herkes sadece ders çalışmaya geliyor.
Birkaç gün önce Instagram hesabımı dondurdum ve oyunları bilgisayarımdan kaldırdım. Dizilerden de uzak durmaya çalıştım. Bunlardan uzak durunca kitap okumaya daha çok zaman ayırmaya başladım. Bugün bir karar aldım ve her gün en az bir saatimi kitap okumaya ayırmaya, bu süre içinde telefon ve diğer dijital cihazları sessize almaya karar verdim. İlk sonuç olumlu.
Belki sizin çevrenizde durum böyle değildir, belki de kitap okumak yaygın olarak tercih ediliyordur. Bu nedenle söylediklerimle aynı fikirde olmayabilirsiniz.
Kendi adıma şöyle. Bağımlı olduğumu düşünmüyorum kullandığım sosyal medyalar burası, 9gag, facebook, instagram (sanat sepet paylaşmak için) facebook, ekşi sözlük (sadece gündeme bakıyorum) telefon elimden düşmüyor. Üçüncü bir elim olsa da kitap okusam.
Boş zaman varken dediğiniz kısımda işsizmişsiniz, kendimde de gözlemlediğim bir şey olarak bu noktaya dikkat çekmek istiyorum. İşsizlik gibi bir belirsizlik faktörü varken boş zamanım çok olsa da odaklanmakta çok güçlük çekiyorum, anlık dopamin ihtiyacına kayıyor akıl hemen. Kitap okusam bile odaklanamayacağımı bildiğim için hadi bir video daha, bir tane daha kaydırayım diye diye saatler geçiyor. Düzgün bir işim olduğu sırada ise kafam daha rahat olduğu için kalan serbest zaman daha kısıtlı da olsa onda rahatça kafamı toplayıp okuyabiliyorum. Bende mesele bu odaklanabilme kısmında çözülüyor.
Beni etkileyen şey asistanlığa başlamak oldu sanırım. Fakültedeyken güzel okuyordum ancak iş hayatı beni çok yoruyor. Eve gelince kanepede uyuklamaya başlıyorum. Nöbetler şu bu derken kafa yoracak hiçbir şey yapamıyorum. Bazen kendimi zorluyorum ama iki bölüm dizi izleyip yatmak daha cazip geliyor şu aralar.
Kitap okumayı bir kenara bırakalım herhangi bir şeyi okumak dünyada düşüşte olan bir trend. Dediğiniz gibi artık internet siteleri, bloglar, dijital dergi veya gazeteler bile okunmuyor. İnsanlar bir konuda araştırma yaparken Google’da aratıp birkaç satır okumak yerine TikTok’ta aratıp video izleyerek bilgi almayı ya da yapay zekayı kullanmayı tercih edebiliyor.
Ben okurum, bu benim yaşam tarzım. Düzeltiyorum, okumak benim için tarzdan da öte varoluşumu daha anlamlı kılan bir eylem.
Mutluyken de kitap okudum depresyondayken de, hayatım belirliyken de sayfa çeviriyordum hayatım belirsizken de (şimdi) sayfaları aynı istekle çeviriyorum. Okuma miktarım ve hızım dönem dönem değişti ama elimin altındaki kitabın varlığı ve günlük rutinimdeki yeri hiç değişmedi.
İnsanların neden olumaktan uzaklaştıkları ise merak uyandırıcı bir araştırma konusu olsa dahi beni doğrudan ilgilendirmediği için “Eh, umarım kaldıkları sayfayı hatırlarlar.” deyip kitabıma (Karanlığın Sol Eli) geri dönüyorum.
Bence birkaç nedeni var, globalde değil de ülkemizi baz alarak yorum yapmam gerekirse;
İş hayatı. Çalışmak, çok çalışmak, çalışmak için çok yol gitmek ve bunların birleşimi ile yorulmak. Sonra az kalan enerji ile az kalan boş vakitte emek isteyen bir uğraş olan okuma maalesef tercihlerde ilk sıraya çıkamıyor.
Bende bir süredir işsiz biri olarak, okuma miktarım hayvani arttı .
Soyal medya ve topluma getirdiği hızlı tüketim alışkanıkları ( reels/shorts/tiktoks vs ) . Hele bunlarla büyüyen yeni nesilde okuma alışkanlığı edinme oranı ne kadar düşük verisine ulaşmak bile istemiyorum .
Streaming dünyası. Dizi/film ve uyarlama işlere erişimin kolaylaşması, uyarlamaların adetlerinin çok artması ve her popüler kitabın da bir şekil ekranlara geliyor olması. 3-5 gün kitabını okumak yerine video olarak aynı ürünü tüketmece gibi bir alışkanlık daha yaygın oldu gibi geliyor bana.
Kitap fiyatları. Daha doğrusu toplumsal alım gücümüzün düşmesi ile beraber kitaba erişim zor ve lüks olmaya başladı maalesef.
Ben yatmadan önce en az 1 saat önce ekranla ilişkimi kesiyorum. Bu vaktimde de genelde kitap okuyorum, bu şekilde günde en az 30dk 1 saat kadar okuma yapmış oluyorum. Erken kalkarsam da sabahları bir miktar okuyorum dinlenmiş bir şekilde uyanırsam.
Okunan kitap adedine çok takılmak doğru gelmiyor bana, önemli olan okuduktan sonra geriye kalanlar. Geriye bir şey kalmıyorsa o şekilde 10 kitap okumak pek anlamlı gelmiyor bana.
Sosyal medya uygulamalarının bildirimlerini kapattım, hatta Facebook’u da sildim, TikTok hiç olmadı. Ben girip arada kontrol ediyorum, o yüzden kafam rahat.
Bende de sesli veya videolu içeriklerin metinlerini ala eğilimi var. Beğendiğim podcastlerin metin dökümlerini saklıyorum. Arada bakıyorum kendi ritmimde okumak daha keyifli geliyor bana. Podcastleri de başka bir işle uğraşırken ya da yolda dinliyorum. Beğendiğim serilerin keşke kitabı çıksa dediğim oluyor.
Instagram’ı bıraktığım an kitap okumakta üstüme yok. Ama Instagram’daki içerikleri de seviyorum. E o zaman ne yapıyorum? Yapmam gereken her şey bitene kadar Instagram’ı açmıyorum. Fark ettim ki yapacağım her işte motivasyonla başlıyorum. Dopamin seviyem dalgalanmıyor. Ama 5dk bile Instagram’da vakit geçirsem belki de en az 1 saatime mâl oluyor. Sebebini zikretmeme gerek yok, zaten aşikâr. Hiçbirinden kopmak istemiyorum. Bu yüzden dediğim gibi ilerliyorum. Ve KESİNLİKLE kitap okumadan önce Instagram’da dolaşmıyorum. Shorts ve Keşfet özelliklerini kapatmak gerektiğini düşünüyorum. Yasal uygulamalarda yok elbette bu özellik. Ancak bilgisayarda bu platformlara giriş yapacaksanız tarayıcı eklentileri var. YouTube için “UnHook” mesela. Instagram için bilmiyorum çünkü web’de kullanmıyorum hemen hemen hiç. Mobilde ise 3.parti yazılımlar var. Güvendiklerimi kullanıyorum. Önümüzdeki 4 gün içinde bitireceğim kitabı da yazayım ki bir akım başlatırım belki
Benzer bir durumu ben de yaşıyorum. Bugünlerde Instagram hesabımı dondurdum. Hatta ek olarak oyun oynamayı da bıraktım. Kitap okurken de telefonu tamamen sessize alıyorum. Uzun zaman sonra ilk defa dikkatim dağılmadan, sıkılmadan kitap okumaya başladım. Hatta keşke daha çok zamanım olsa da daha çok okusam diyorum. Bunun dışında yeniden öykü yazmak için de adımlar attım.
Sosyal medyanın bağımlılık yapması bir yana, oradaki birkaç saniyelik videolardan oluşan sonsuz akışa alışan bir insanın kitap okumak ya da daha uzun süreli başka faaliyetlere geri dönmekte zorlanacağını düşünüyorum.
Sosyal medyanın, insanların sosyalleşmesine katkı sağlama fonksiyonu kaybettiğini (bir zamanlar gerçekten böyle bir fonksiyonu olmuş muydu, bu da tartışmalı bir konu) düşünüyorum. Olan şey insanların reels ya da shorts gibi isimlerle tanımlanan ve dopamin salgısını en üst düzeyde tutan sonsuz içerik yağmuru.
Kitap okuma alışkanlığının kaybedilmesinin tek nedeni tabii ki bu değil ama bunun önemli bir neden olduğu da doğrudur diye düşünüyorum.
Kesinlikle haklısınız.Bu aralar herhangi bir işde çalışmıyorum fakat çalışma hayatı içindeyken daha çok kitap okuduğumu farkettim.Çalışmadığım için zamanında izleyemediğim dizilere,animelere oyunlara vb.o kadar kendimi kaptırmışım ki,kitap sever birisi olmama rağmen kitap okumak içimden gelmiyor.instagram,shorts,reels olayları bende yeni başladı ama pir başladı.Zamanın nasıl akıp geçtiğini anlayamıyorum bile.Okuduğum kitapların başlangıç,bitiş ve sayfa sayılarını kabaca not ederim.10 aralıktan 18 ocağa kadar 416 sayfalık kitabı zor bitirmişim:(
Tek nedeni bu değil ama sarsıcı bir biçimde etkileyen bir neden. Sonuçta insan kabaca 2 yönetim biçimine sahip: bilinç ve bilinç dışı. Instagram bilinç dışına hizmet ediyor. Bilinç ise bunu kabul etmese de yeterince güçlü değilse bilinç dışına mağlup oluyor. Bundan dolayıdır ki uzun süre kullanınca “ne yaptım ben” moduna giriyoruz.
Bende de benzer durumlar. Yaş 40 a yaklaşıyor. 10-20 yaş aralığında insafsızca kitap okurdum. Haftasonları yatağın yanına 4-5 kitap dizer uyuyana kadar hepsini bitirirdim. 20-25 yaş aralığı akmasa da damlıyor kıvamında ilgi çekici bir şeyler bulduğumda okuma gibi bir yere evrildi. 25-35 yaş aralığı okumayı bıraktık gibi bir şey oldu. (İş hayatı)
Şimdilerde 2-3 senedir kıpırdanmalar var. Eskiden okuduğum tarz kitaplar olmasa da başka türlerden keyif alarak okumalar yapmaya başladım yeniden. Aslında satın alma hızım okuma hızımdan fazla. Ömrümün hiçbir döneminde satın alma hızım okuma hızımdan fazla değildi. Araştırıp edip yeni şeyler keşfetme çabam daha ön planda sanki. 1 okuyorum 5 alıyorum.
Ama bu duruma da şöyle bakıyorum. Daha sakin günlere belki de emekliliğime yatırım yaptığımı düşünüyorum.