Uzun süredir bir kitap yazmakla uğraşıyorum ve bu kitap için kendimce kurgusal bir dünya oluşturdum. Kitabım 17 yüzyılda geçmekte ve elbette beni en çok endişelendiren şey ben kurgusal evrenim de oldukça bu dünyanın fizik ve mantık kurallarına uyarken diğer okuduğum ve ya incelediğim kurgusal evrenlerde hep bir fantezi ürünü var.
Bir yazar kurgusal bir evren yarattığında olabildiğince özgün olması için mi fantezi ürünleri ekliyor?
Sizin bildiğiniz fantezi ve ya bilim kurgu olmayan kurgusal evrenler var mı?
Yardımınız için şimdiden teşekkürler.
Sorularınza geçmeden evvel size önerim şu:
Hikaye aracılığıyla anlatmak istediklerinizi, hikeye üzerinden okura aktarmak istediğiniz duyguları ve bu ikisine göre hikaye çatısını belirleyin.
Sonra bunların hangi gerçekliğe ve o gerçekliğin hangi türe daha uygun düşeceğini kararlaştırın.
Siz çoktan hangi dönemde ve gerçeklikte geçtiğine karar kılmışsınız. O ikisine göre hikayenizin türünü ve diğer anlatı mekanizmalarını uyumlandırın.
Sorularınıza gelirsem:
Bildiğim kadarıyla amaç özgünlük değil. Ve yine bildiğim kadarıyla genel kapsamıyla kurmacada özgünlük hedefi, hoş bir seraptan başka bir şey değil. Anlatılacak her şey çoktan anlatılmıştır, durumu söz konusu.
Özgünlük, yapısal olarak, neyin nasıl anlatıldığı temeline dayandırılabilir. Hikayesel olarakta, anlatıda hangi fikir ve duyguların öne çıkartılacağı, aralarında nasıl bağlantılar kurulacağı ve oluşturulan bağlantıların sonucu ne gibi fikir ve duygulara ulaşılacağı, hikayeye has bulunacak özgünlüğü sağlatabilir.
Sorunuza göre kabaca değerlendirmeye çalışırsam, spekülatif kurgu dışındaki kurmacalar bu bahsettiğiniz sınıfa dahildir zaten.
Ayrıca, gerçek hayattan esinlenmiş hikayeler de kurmacadır, var olmamış dünyaları anlatan hikayeler de kurmacadır.
Genel endişeleriniz kapsamında, bütün kurmacaların kendilerini inandırıcı ve sürükleyici kılmak için ortak tekniklerden yararlandıklarını belirtebilirim. Türüne göre bazı öncelikler ve mekanizmalar değişiklik gösterebilir.
Mesajımın başında da belirtmeye çalıştığım gibi, zaten yılını seçmişken, nasıl bir gerçeklikte geçeceğine baştan karar vermişsiniz. Hikayenizi ve onu anlatmaktaki amacınızı bilmediğimden, onu hangi türde yazacağınızın uygun düşeceğini de bilemem. Bu yazarının verebileceği bir karar. Bence hikaye çatısını ve ihtiyaçlarını belirleyebilirseniz, daha net kararlar verebilirsiniz.
Konu hakkındaki genel görüşlerim bu çerçevede toplanıyor.
Tarihi kurgular var, Temeraire bildiğimiz Avrupa tarihi ama içinde ejderhalar var. Hikaye bunun üzerine kurulu, kurgu evren yok, var olan evrene ve tarihe kurgu unsurları eklemek var.
Bunun dışında özgün olmak fantastikten geçmiyor bence, kurgu evren dediğimiz şey kendi içinde özgün bir oluşum bana kalırsa, mesela oluşturduğunuz gezegenin iki ayı vardır ya da kendisi daha büyük bir gezegenin uydusu halindedir… Benim bildiğim özgün ögelere sahip kurgusal evrenlerin başında Bas-Lag gelir.
@Bay_Karamsar harika yazmış, bunu ilk başta bir paragraf halinde yazacaktım ki kendisi tek cümlede açıklamış.
Dostum bu işin piri H.P. Lovecraft abimizdir. Yelpazesi aynı öykü içerisinde fantastikten bilimkurguya kadar gidebilir. Bir ara kafanı kaldırır bir bakarsın evrenin bir ucundasın, bir ara korkudan odanın köşesinde…Alan Poe ile birlikte şiddetle tavsiye ederim.
Kendisi, anladığım kadarıyla özel olarak spekülatif kurgu yazmaya çalışmıyor; hikayesi için spekülatif kurguya ihtiyacı olup olmadığını soruyor.
Amacı doğrudan fantastik ve tekinsiz hikaye anlatmak oldaydı, Lovecraft ve Poe yazım anlayışlarının işine yarayacağından hiç şüphe yok. Hikayesinin geçtiği zaman ve gerçekçilik vurgusundan, tür olarak, onlarınkinden farklı çizgide ilerleyen bir hikaye anlatmak amacında olduğu kanaatindeyim.