Mührünü Yalayanlar Cemiyeti

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/muhrunu-yalayanlar-cemiyeti/



Dışarıda orospu bir güneş var. Tüm çıplaklığıyla tepemde dikiliyor ama ısıtmıyor. Ona kızmıyorum aslında, beni memnun etmesini de beklemiyorum. Neticede işi bu, her gün doğup batması gerekiyor. Belki de güneş olmak onun seçimi değil. Mevsimlik montumun önünü çekip hızlı adımlarla ilerliyorum. İstikamet otobüs durağı. Dağınık saçımı elimle düzeltiyorum, ama zihnimdeki dağınıklık ne olacak bilemiyorum. Yürürken… (DEVAMI…)

1 Beğeni

@ebuka merhaba. Hikayenizi çok beğendim. Başından sonuna çok iyi istiflenmiş kurgu ve güçlü anlatımıyla okuyucuya duygusunu aktarıyor. İşte bildik bir konuyu yaratıcı fırça darbeleriyle keyfine doyumsuz bir tablo haline getirmek böyle olur. Elinize sağlık. Sağlıcakla kalın.

2 Beğeni

Selam @Foton;

Açıkçası seçkide, eleştirilerini en çok merak ettiğim ve beklediğim arkadaşlardansınız. Tabii ki bu olumlu eleştirinizin beni mutlu ettiğini de belirtmek isterim. Üstelik oldukça edebi bir yorum olmuş. :slightly_smiling_face:

Teşekkür ederim vakit ayırdığınız için. Çok selamlar, görüşmek üzere…

2 Beğeni

Öykünüzü gerçekten çok beğendim. Geçen ayki öykünüzden yola çıkarak bu ay da toplumsal bir şey yazacağınızı düşünmüştüm ama bu kadar fazla soruna yer vereceğiniz aklıma gelmemişti. Sokağa çıktığımızda karşılaştığımız şeylere yer verip bunları sarcastic bir yolla eleştirmeniz çok hoşuma gitti. Temayı öykünüzle çok iyi harmanlamışsınız. Yazı dilinizi beğeniyorum. Hem yumuşak hem de sade değil. Okurken akıp gidiyor.

2 Beğeni

@ebuka elinize sağlık. Artık anlatımınıza ve tarzınıza alıştığım için, cümleler çok yabancı gelmiyor. Saatleri Ayarlama Enstitüsü çağrışımı yaptı öykünüz bana. Oturmuş bir kalem olduğunuz için ben de bir öteye gidiyorum.

Öykünüzü çok beğendim ancak çok yoğun/kalabalık. Bunu bir eleştiri değil de öneri olarak algılayın. Eğer öyküde kalacaksanız, her seferinde acaba bir tat mı verseniz okuyucuya. Yani ben daha mührünü yalayanlar cemiyetine nasıl üye olacağımı düşünürken yolda beni Tükürenleri Yaşatma Derneği kaptı, Kusmuk Adama kattı ve üstüne bir de bana Kerkinson sattı birileri. Bunların hepsi harika ama bombardıman altına attınız beni. Eğer bütün bunlar olacaksa size roman yakışır. Ya da bize azar azar verin keyfini daha çok çıkaralım.

Şalgam balgam olmamış, Kusmuk Adam süper değil anti kahraman bence ve o dedenin rüyasında neneyi gördüğü kısma bayıldım.

Size hep yazın :pray:t2:

2 Beğeni

Merhaba @ebuka,

Öncelikle bu öykü, sizin isminiz olmadan yayınlansaymış da sizin yazdığınızı anlarmışım. Tam sizin tarzınızda olmuş yine, benim de çok sevdiğim mizahi dokunuşlarla ciddi konulara değinmek bence okurken oldukça keyifli.

Değişik metaforlar, icatlar, öneriler hepsini okurken çok yaratıcı buldum ve keyif aldım. Bir tek şalgam/balgam benzetmesi, bu kadar yaratıcılığın arasında bana tempoyu düşürdü gibi geldi ama sonuç kısmına kadar tüm öyküyü yüzümde bir tebessümle okudum diyebilirim.

Sonuç kısmı ise beklediğimden çok daha farklı ve vurucuydu. Ayrıca erik dalına neden yöneldiğini çok anlamadım, en sonunda yaşama sözünden de mi dönmek istedi acaba?

Bu arada annesi ve babasına yaptığı yorumlar da oldukça gerçekçi. Belki de sözler tutulmamak üzere ortaya atılıyor, belki siz haklısınız. :sweat_smile:

Kaleminize sağlık,

Sevgiler,

Sena

2 Beğeni

Selam @Yuzuri;

İroniyi seviyorum. Toplumsal zaafları tiye alıp dikkat çekmek hoşuma gidiyor açıkçası.

Öyküyü okumanız, beğenmeniz ve yorumlamanız beni mutlu etti. Sizin öykünüzü de en kısa zamanda okuyacağım. Görüşme üzere, çok selamlar…

2 Beğeni

:slightly_smiling_face:
@Muge_Kocak merhaba;

Haklısınız, biraz sıkış tepiş bir öykü oldu. Hatta durumu kurtarmak adına, öykünün başında kahramanımıza zihninin dağınık olduğunu söylettim. :slightly_smiling_face: Doğru bir yaklaşım değil belki ama insan yazdıktan sonra bazı şeyleri silmeye kıyamıyor.

Açıkçası distopik bir dünyanın kara mizahi bir dille anlatıldığı bitmiş bir roman dosyam var. Bir süredir yayınevlerine kabul ettirmeye çalışıyorum. :slightly_smiling_face: Bakalım kısmet.

Tamam ben yazayım ama siz de hep okuyun ve eleştirin olur mu? :slightly_smiling_face:

Sevgi ve saygılar, görüşmek üzere.

2 Beğeni

Selam @Senaa;

Anladığım kadarıyla şalgam balgam olmamış. :slightly_smiling_face: Ama hakikaten benim aklıma öyle geliyor. Demek ki her düşündüğünü yazmayacaksın.

Bu arada siz de dahil yazdıklarımı okuyan arkadaşlarımın bir tarzımın ve üslubumun olduğunu söylemeleri hakikaten beni mutlu ediyor. Teşekkür ediyorum.

Ayrıca erik dalına neden yöneldiğini çok anlamadım, en sonunda yaşama sözünden de mi dönmek istedi acaba?

Çok iyi yakalamışsınız. Öykünün ilk taslağında şöyle bir cümle vardı, sonradan çıkardım:

…Aklımaysa odamın tavanındaki demir çengel geliyor. Ayağa kalkıyorum. Belki de kendime verdiğim sözden de dönmenin vakti geldi diyorum. Dedemin yanağını öpüp erik ağacına doğru ilerliyorum…

Keyifli yorum ve eleştirilerinizden ötürü çok teşekkür ediyorum. Ve sizden de en kısa zamanda bir öykü okumayı arzu ediyorum. Görüşmek üzere sağlıcakla kalın…

2 Beğeni

Okuyucuya bıraktığınız kısmı tamamlamışım, desenize :upside_down_face: Yine de ölmemiş olmasını tercih ederdim. Sözünden döndüğünün arkasında duracak karakterlere ihtiyacımız var bence. :slight_smile:

Bu ay yazamadım maalesef zamanlamam el vermedi. Virüs için de benden ne çıkar bilinmez. Bıçak sırtı bir konu. Seçki deadline’ına kadar bu kelimeyi çokça lanetlemiş olmak da var işin ucunda. Bakalım, neler yaşayacağız ve neler yaratacağız, beraber göreceğiz. :slight_smile:

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni

Belki de ölmemiştir. :slightly_smiling_face:

Bakalım, neler yaşayacağız ve neler yaratacağız, beraber göreceğiz. :slight_smile:

Bekliyoruz efendim…

1 Beğeni

Ooo, öyleyse ben de bekliyorum efendim :slight_smile:

Sevgiler…

Sena

1 Beğeni

Sırt çantanızı takın sırtınıza.Düşün öyküye. Kurtulun bulunduğunuz şehrin kasvetinden, hengamesinden… Bakış açınızı değiştirin… Mesela Tükürük Festivali’ne katılın…{Hayatımızda birçok kez görmüşüzdür…}Fakat bu ortam farklı… Rengarenk…Peki ya hayatımızda denemediğimiz {Belki de kurguda kalmayacak olan} Kerkinsonu…{Umarım kerkilmeye yeltenen bundan sonra kızartma olur…}
Kısacası şehirden uzaklaşamasakta bakış açımıza bundan sonra ki rastlantılara komik mizah oldu… Farklı medeniyetlerin lezzetleri… Hiç aklınıza gelir miydi balgam & şalgam ikilisi…:face_with_hand_over_mouth:
Her okurun kendi hayatında yaşadığı noktalara atış var… Okurlarıyla gezebilmek, gülebilmek, mutlu olabilmek, şaşkınlıklar yaşayabilmek için bir de en önemlisi karmaşa yapılmadan hatta belki de keserek {hayat akışımız da bunlardan ibaret değil.} yazılmış… Hayat tozunu dumanına katacak dopdolu bir öykü olmuş…
Sayın Dr. Ebuzer Kalender in yüreğine sağlık…En önemlisi de düşünce ve duygularını okurlarına aktarabilmesi için bolca zamanınız olmasını diliyorum…

1 Beğeni

Tuğçe merhaba;

Bu öykünün uzun süreden sonra bizi buluşturmasina ne kadar memnun oldum bilemezsin. Çok mutlu oldum, eskimeyen arkadaşım. Hem sen hem de güzel yorumun bonus gibi çıktınız karşıma.

Algısı yüksek iyi bir okur olman hasebiyle öykümü beğenmene sevindim. Çok teşekkür ederim. Gorusmek üzere iyi bak kendine…

Merhabalar @ebuka ;
Öykünüze bayıldım. İcatlar ve fikirler ise favorilerim arasında kesinlikle o bölümleri okurken eğlendim. Sonuna doğru biraz daha dram hissetsem de rahatsız olmadım. Son cümle beni adeta şok etti çarpıcı bir final olmuş. Karakterler çok güzel ve akıcı betimlenmiş. Öyle ki mahalleyi kafamda canlandırmam için sadece terzi kısmı bile yeterli geldi. Sıradaki öykünüzü merakla bekliyorum.

2 Beğeni

Selamlar,
Ben öykünüzün akışını çok beğendim. İkinci kez sizin öykünüzü okuyorum fakat bu öykünün size ait olduğu çok belliydi. Yazım dilinizin gücü bu öykü de ön plana çıkmış. Açıkçası benim iki şey gözüme battı sadece. İlk olarak, kapının açılışını bir iç çekme tasviri ile oluşturmak yaratıcı bir fikir fakat uygulamada biraz betimleme yetersizliği olmuş sanki. Daha değişik bir cümle beklerdim onun için. İkincisi de Mührünü Yalayanlar Cemiyet’ini takiben birkaç cemiyetvari dernek daha oluşturmuşsunuz, bunlar okurken beni gayet eğlendirdi fakat öykü odaklı düşünüldüğü zaman birini patlatsaydınız mükemmel olurmuş sanki. Hepsi kendine küçük bir yer edinmiş hikayede ve sonra köşelerine çekilmiş. Bunların dışında söyleyebileceğim tek şey, hikayeleriniz okuyan kitleyi gerçekten eğlendirmesini iyi biliyor. Bu da bu konuda ki yeteneğinizi gösterir. Önümüzdeki ay için bir hekim gözüyle virüs temasına farklı bir pencereden bakmak isterim, esen kalın. :crossed_fingers:t2:

2 Beğeni

Tesekkurler @Kursat_Akbulut

Sizin gibi arkadaşlar öykümü okuyup da beğenince mutlu oluyorum açıkçası. Sonraki tema için bir şey yazabilir miyim bilmiyorum. Açıkçası çok çekmedi beni. Ama bakalım belki de çıkar bir şeyler. Gorusmek üzere bol selamlar…

1 Beğeni

Pek eğlendim ben okurken, kaleminize sağlık. Öykünün giriş paragrafı harikulade. Aslında öykünün tamamı düşünüldüğünde ilk üç paragraf biraz yabancı geldi açık söyleyeyim. Ama yine de öykünün tamamındaki kurgu, alt metinler, betimlemeler, mizahi duruş öyle güzel ki öykü bitince “Ay pek beğendim ben” diyor insan. Bazı yerlerde -di li geçmiş zaman ve şimdiki zaman kargaşası gözüme çarpmadı değil. Müge’nin bahsettiği kalabalıklık hissini de biraz yaşadım evet. Ama bir metrede seksen santim aranmaz diyor, selamlarımı gönderiyorum… İyi ki yazmışsınız, iyi ki okumuşuz…:slight_smile:

1 Beğeni

Selamlar @UlianaHippogrief,

Teşekkür ederim bu yapıcı ve dikkatli eleştiri için. Açıkçası dağılma ihtimali olan bir metni bir arada tutmak için bazı kısımları çok açmadım.

Sonraki seçkiye klasik bir virüs konusuyla katılmak istemiyorum açıkçası. Bıkmışim zaten mikrobundan, bakterisinden, virüsünden:)

Bugün öykünüzü okumak programimdaydi zaten. Yorumlarimi bilahere paylaşırim.

İyi bakın kendinize gorusmek üzere…

1 Beğeni

Selam @nyphe;

Bence de iyi ki okumuşsunuz ve iyi ki yorumlamışsiniz:) O güzel enerjinizi de bana aktarmışsiniz.

İşaret ettiğiniz yerleri gözden geçirecegim.

Teşekkür ederim vakit ayırdığınız için. Bol bol selamlar…