Mühür Kafalı Bacılar

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/muhur-kafali-bacilar/



Ölülerine feryat eder gibi dua ediyor. Dayımmmm nur içinde yat dediğinde bile çok mutsuz olduğunu haykırıyor. Dua etmiyor beddua ediyordu aslında. Neyine ne yaptığımın dayısı mutsuzum, hem de çoook… Tüm bu sözcükleri içinde saklıyordu. Ama sözcükler çok hareketliydiler. Kıpırdanıp duruyorlardı beyninde, kurtçuklar gibi. Sıfatına tükürdüğümün dayısı dediği fotoğraf babacan bakışlı bir pozdu ve tükürdü. Git… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Merhaba @Ziya

Mühür temasıyla toplumsal bir yaraya çok derinden dokunmuşsunuz. Elinize sağlık. Metne yüreğinizi koyduğunuz çok belli. Hissettiklerinizi kaleme geçirebilmişsiniz ve dolayısıyla okuyucuya. Bunun için tebrik ederim.

Konusu üzücü, çok açık vermeyim ki diğer okuyucuların keyfini kaçırmayım.

Dikkatimi çeken ilginç kurgusu ve zaman geçişleriniz oldu. Bunu bilinçli yaptığınızı düşünüyorum. Tabii bu bazı kısımlara şiirsel bir yapı da yüklemiş. Değişik geldi. Hatta zenginleştiren bir unsur olmuş.

Eleştirim bir kaç yer içi. Birincisi eğitim ve kariyeri kullandığınız cümle. Kariyer orada pek iyi durmamış gibi geldi. Bir bakın isterseniz. Bir de eleman kullanımında vurgulayacağım diye fazla tekrara düşmüşsünüz. Bu da okuyucu olarak beni biraz yordu. İsterseniz tekrar bakın.

Bunun dışında çok beğendim. Elinize sağlık.
Sevgiler

1 Beğeni

Çok teşekkür ederim @Muge_Kocak , ince ve isabetli değerlendirmelerin için. Çok daha güzel öykülerde buluşmak dileğiyle .
Sevgiyle

1 Beğeni

Selamlar,

Hikayenin akışını beğendiğimi söylemeliyim. Olması gereken yerde biten, tadında bir hikaye olmuş.

Beni rahatsız eden iki kısım oldu sadece. Bunlardan birisi eleman kelimesinin geçtiği yerler hakkında. Bir ara, bir öyküde en fazla ne kadar eleman kelimesi kullanılır adlı bir yarışmaya doğru yol aldığımı sandım. O bölüme bir bakabilirsiniz eğer dilerseniz.

Bir diğeri ise kelimeleri uzatmanız hususunda olacak. Tabiki mizahi ya da absürd bir tasvirle donatmışsınız o kısımları fakat yine de beni bazen baydığını söylemeden geçemeyeceğim. Diyaloglarda yine insanı çok rahatsız etmiyor belki ama anlatıcının ‘çooooookkkkk’ ve benzeri betimlemeler ile gösterilmesi benim hikayeye olan ilgimin yer yer kopmasına neden oldu.

Önümüzdeki seçkide görüşmek üzere, kendinize iyi bakın.

Merhaba @UlianaHippogrief.
Haklı ve yerinde eleştiri ve tesbitleriniz için çok teşekkür ederim. Kelimesi kelimesine dikkate alacağımdan kuşkunuz olmasın.
Daha güzel öykülerde buluşmak üzere
Sevgilerimle.

1 Beğeni

Çok acılıdan daha beter çok bacılı bir çile çekilmiş öyküde. Ama genelde bu tür öykülerde yaşananların acısı anlatılır. Ama ilginçtir ki yaşanmamışlıkların acısı çekilmiş. Sadece aileden değil, evlendikten sonra kocadanda , evlatlardanda hep bir özlem var. Yaşanmamışlıkların öyküsünü okumak gerçekten çok ilginç ve depresifti. Kendime bakıp iyisini bırakın kötüsüyle yaşadıklarıma bile şükreder hale geldim. Özetle buradan herkese yaşanmamışlıkların kederini unutmak için yaşayabildiklerinizin tadını çıkarmanızı dilerim.

eleştiriden ziyade bana hitap etmediğini belirtmek istedim öykünün. okudum ama hissedemedim. benim okuduğum tarzlar ile ilgili de olabilir. belki dili, belki başka bir şey… fazla dolu, yoğun geldi. zorladı okurken… tüm hikayelere yorum yapmaya çalıştığım için yazayım dedim. elinize sağlık.

Merhaba @Ilhan_Kahraman.
Yaşanmamışlıklara dikkati çekmiş olmanızdan mutluyum. Teşekkür ederim.
Daha güzel öykülerde buluşmak dileğiyle.

1 Beğeni

Merhaba @nkurucu .
Teşekkürler.

Merhaba.

Kız kardeşlerin aralarındaki derin ve birbirine sıkıca bağlı ilişkisi benim de dikkatimi çekmiş bir olgudur. Siz bu ilişkiye, toplumumuzun kanayan bir yarası olan “çocuk gelin” konusunu ekleyince, kalbe yüklenen acı da derin olmuş.

Kendinize has bir üslubunuzun olduğu aşikar fakat ben çok sık arayla farklı fiil çekimlerini kullanmanızdan dolayı okurken biraz kopmalar yaşadım. Bu sorunun da öykünüzün üzerinden bir defa daha geçince düzelebileceğini düşünüyorum.

Onun haricinde “yaka silkelemek” (silkmek), “Saygı, sevgi, gelenek, görenek, büyükler, din, imam…”(iman), “kendilerini his ettirirler” (hissettirirler) dikkatimi çeken bir kaç kullanımdı. Bunlar da yine dediğim gibi üzerinden geçmekle düzelecek şeyler.

Son olarak hikayenizin sonunda “Davul ve zurnanın ritmiyle Mühür Kafalı Bacıların atkuyruğu saçları da ayaklara uygun bir ritimle bir o yana bir bu yana sallanarak halay çekiyorlardı.” bu cümlede anlatılanı gözümde canlandıramadım. Mühür Kafalı Bacılar’ın saçları halka şeklinde olduğundan bu ismi almışlardı. At kuyruğu ekleyince aşağıdaki bacının saçından başka bu tabire uygun bir saç modeli bulamadım. Benim cahilliğim de olabilir bu tabi ama çocuk gelin vakaları daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da görüldüğü için bizim bacılarla çok bir bağlantı kuramadım :slight_smile:

image

Öykülerinizi tekrar okuyabilme ümidiyle.
Sevgilerimle.

Merhaba @Arokan
Öykümü dikkatli okuyuşunuz için çok teşekkür ederim. Değındiğiniz noktalara daha özenli ele alacağım.
Öykünün sonundaki at kuyruğu dikkati çeker mi endişem vardı. Sizin dikkatinizi çekmiş. Buna sevindim. At kuyruğu saç modeli sizin görseldeki örnektir.
Kendisiyle çatışan, hayatlarına vurulmuş mührü kırmak isteyen, bunun sürekli arayışında olan ve yeni elemanla bunu gerçekleştireceğini düşünen kadının rüyasında mühürlerinin bozulup at kuyruğuna evrilmesi metaforudur. Bu bir değişim dönüşüm, evrilme mücadelesidir.
İlginiz ve titiz yaklaşımınız beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim.
Daha güzel kaliteli öykülerde görüşmek dileğiyle
Sevgilerimle
Ziya Şeker

1 Beğeni

Gözden kaçmış bir hata olarak düşünmüştüm fakat böylesine anlamlı olması benim nazarımda öykünüzü daha değerli kıldı. Teşekkür ederim.

Yeni öykülerde görüşmek dileğiyle…
Sevgiler.