O Akşamüstü Neler Olduğunu Çok Geç Anladım

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/o-aksamustu-neler-oldugunu-cok-gec-anladim/



Ondan kaçmaya devam ediyordum. Evet evet, asla peşimi bırakmayacak olandan bahsediyorum. Ve biliyorum, bir şeyden kaçmak, kendini ona teslim etmektir.Sıkmaktır boğazını kendi ellerinle.Sol adımına çelmeyi, takmaktır sağ adımınla. Hem bir şeyden kaçıyorsanız, ondan kurtulmak istediğinizdendir bu. Ama bir şeyden kurtulmak istiyorsan sırtını ona dönmeyeceksin. Aksine, üstüne üstüne koşacaksın. O güne dek, bunu bilmiyordum. Özlem’den defalarca… (DEVAMI…)

Merhabalar,

İlk paragrafta biraz tutukluk yaşasam da öykünüzü beğendiğimi belirtmek isterim. Önceki öykünüzü de okumuştum. Her ikisi de olay hikayesi şeklinde. Dikkatimi çeken nokta, her iki öykünüzde de ebeveyn figürleri ön planda.

Elinize, kaleminize sağlık. Umarım en kısa zamanda mesleğinizi de icra edersiniz. Görüşmek üzere, bol selamlar…

Merhaba. Evet, ilk paragraf konusunda çok haklısınız. Hatta hikâyenin birçok kısmında aynı hataya düşmüşüm. Kontrol etmeden gönderdiğim bir hikâye oldu maalesef.

Dikkat ettiğiniz konu da beni mutlu etti. Genelde anne, baba, aile ve çocuk gibi unsurlar yer alıyor yazdıklarımda.

Selamlar.

1 Beğeni

Selam,

Kaleminize sağlık. Kurgu güzel, akış güzel, fikir güzel. Ama duygu konusunda eksikler var. Bu öyküyü etkileyici kılmak için bazı tavsiyelerim var.

Öncelikle çok fazla anlatıp hiç göstermemişsiniz. Tabii ki edebiyat bir yazım sanatı. Mutlaka anlatılacak ama anlattığınız bütün öykü bence 5-6 olayla gösterilebilirdi. Mesela tam Almanya’ya gidileceği esnada anlatıcının bahsi geçen resme tek bir bakışı bence çok şey anlatırdı. Ya da Özlem ile bir kavga/tartışma sekansı aralarındaki sorunları daha iyi açıklayabilirdi. Anlatıcının motivasyonunu yavaş yavaş anlasak daha etkileyici olabilirdi. Tavsiyelerim bu şekilde. Tekrar kaleminize sağlık. Görüşmek üzere.

Merhaba,
Öncelikle kaleminize, emeğinize sağlık.Akıcı ve sürükleyici bir öykü olmuş.Severek okudum. ‘Onları’ aramaktan tam vazgeçmişken sürpriz bir şekilde ‘onlarla’ karşılaşması iyi düşünülmüş.Ancak son paragrafta ailesinin durumu karşısında biraz daha kendisiyle hesaplaşmasını beklerdim. Sonuçta yıllarını arayarak geçirirken ‘onlarla’ karşılaşıyor ve kahramanımızın durumu nasıl karşılayacağını ayrıntılı görmek isterdim.Tabii, bu benim düşüncem.
Görüşmek üzere…

Merhaba @Osman_Alp_Denizler,

Kaleminize sağlık öncelikle. Mızrak temasına yaklaşım tarzınızı beğendim.

İlk paragraftaki çelme takmak fiilinin tam ortasındaki virgül gibi, bazı yazım hataları duraksattı ancak üstünden geçmediğinizi belirtmişsiniz siz de. Yine de okurken akıcılığı çok bozmadı diyebilirim.

Öykünün finalinde yarım bırakılmışlık var, devamını getirmeyi düşünüyorsunuz sanırım. Ben Özlem tarafından da terkedilecek diye odaklanmıştım sonuna aslında ama; bu finalle benim gibi okuyucuları ters köşeye yatırmış oldunuz. :slight_smile: Ancak ben de aileyle yüzleşme kısmının daha detaylı olmasını beklerdim, en azından fiziksel temas olmasa da iç hesaplaşma olarak diyeyim.

Bu arada Özlem’le tanıştıklarında kahramanımız bir plana hizmet ediyorsa, ne zaman pişman olmaya başladı, ne ara onu gerçekten sevdiğini, değer verdiğini hissetti, bu gibi hikayenin seyrini değiştiren kısımlarda da bir vurgu bekledim şahsen.

Tekrar emeğinize sağlık,

Merhaba,

Ne olursa olsun yorum almak beni çok mutlu ediyor. Ve evet sizin de söyledikleriniz çok doğru. Başarılı bir şekilde bitirebildiğim bir hikâye olmadı ne yazık ki. Biraz daha anlatmam gereken şeyler vardı. Tüm tavsiyelerinizi dikkate alacağım.

1 Beğeni

Merhaba,

Çok teşekkür ederim bu güzel yorumlar için. O kısmı da bilerek öyle yaptım. Çünkü karakter biliyor, ne söylese ne kadar hesaplaşırsa hesaplaşsın hiçbir önemi yok. Hiçbir şey düzelmeyecek. Onlara özür dileme şansını bile vermemek adına susuyor karakter. Ama sizin düşünceniz de değerlendirebilirdi tabii. Bu seferlik böyle oldu :slight_smile:

1 Beğeni

Merhaba,

Oh ne güzel yorum bunlar :slight_smile:

Dediğim gibi, yukarıda yorum yapan arkadaşa dediğim gibi, karakter kendine özür dilenmesini bile istemiyor o an. Onların kendini acındırmasını veya açıklama yapmalarını bile istemiyor.

Bahsettiğiniz virgül olayı da benim kendimden atamadığım ve sevdiğim bir şey. Orada duraklatmayı çok seviyorum. Fakat bazıları da sevmiyor. Ne yapayım ben de böyleyim :slight_smile:

Pişman olmaya tam olarak ne zaman başladı bunu karakter de bilmiyor. Ama hikâyenin bir kısmında, birden, Özlem’in lini bırakmak istemediğini fark ediyor. Bazen her şey böyle küçük anlarda saklıdır diye çok inanırım ben. Onun resmini çizmek istedim belki de…

Çok teşekkür ederim tekrar. Çok mutlu etti tüm bu yorumlarınız.

1 Beğeni

Mesaj yazmıştım ama gelmemiş, tekrar yolluyorum :slight_smile:
Aşağıdaki yorumunuzu görünce, bir de virgülle duraksayarak okudum. O zaman da daha bir şiirsel oldu, haklısınız, tarz meselesi. Sizin içinize nasıl siniyorsa öyle devam edin lütfen. Yazmak en güzel terapi değil mi zaten :slight_smile:

Sevgiler…