ilk kitap efsaneydi. Sanki walkingdead in farklı bir versiyonu gibiydi. Seriye ikinci kitabıyla devam ediyorum.
Benzer kitaplar için önerisi olan varsa seve seve kabul ederim.
Nasıl gidiyor? Bitirince yorumlamayı düşünüyordum ama görünce söylemiş olayım, yazarın son kitabı Ruhun Parmak İzi sürpriz bir şekilde okuduğum en iyi bilimkurgu romanlarına benzer bir kıvamda başladı. Üslup, fikirler, kurgu, karakter dinamikleri çok dengeli. Tam istediğim şekilde çıktı, hayret ettim. Çiğ bir olay örgüsü ile devam etmezse eğer Mehmet Eroğlu çok iyi bir bilimkurgu yazmış diyeceğim. İlk 70 sayfadan aldığım hissiyat bu, umarım bozmaz.
Kitap bitince yorumunuzu iletebilir misiniz? Merak ettiğim bir kitaptı.
İlk kitap için yorumumu paylaşmıştım.
Metin Eroğlu ikinci kitap ile birlikte polisiyeye ısınmış. Ama asıl derdi polisiye yazmak olmayınca, iyi ve kötü arasında giden bir adamın hikayesini anlatmak olunca, karakterler her ne kadar iyi kurgulansa bile hikayede kimi boşluklar kalıyor.
İkinci kitapta aksiyon daha yoğun ama kitapta bir tane bile polis olmaması kurgu açısından hatalı bence.
Bu büyük bir ihtimalle bir tercih. Celil Oker de kitaplarında aynısını yapıyordu, hikayelerinde polis en fazla arka fon detayı olarak var. İyi Adamın On Günü kitabının ilk sayfaları bana bir Celil Oker polisiyesi okuyor hissi vermişti.
Polis bir ana karakter olmamasını eleştirmemistim, en fazla arka fon detayı olarak varolması dahi yeterli olurdu. İstanbulun ortasında çatışma çıkıyorsa en azından üstünkörü olsa bile bir polisin konuyu araştırması, hikayeye dahil olması inandırıcılığı arttıracak ve kurguyu güçlendirecektir.
70’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük “Görecek günler var daha” - Derya Bengi
Sazlı Cazlı sözlük de 70’lere geldim.
Şimdi biraz baktım da bu seri tam benlik görünüyor. Daha önce nasıl görmemişim hayret. İdefix’te sepete attım. Sen aldığında fiyatlar nasıldı? Ve kağıt kalitesi nasıl?













