Bu sene Shakespeare okumamışım hiç. Yıl bitmeden aklıma geldi neyse ki ![]()
Devam kitabı olarak Oracles & Oralets bekliyorum. ![]()
Ve aynı zamanda Rabecca adlı romanın bir de 1988 yılında TRT’de yayımlanmış ‘Unutulmayan Kadın’ orijinal adı A Sucessora adlı dizisi de vardı. Gerilimli ve gizem dolu… Çocukluğumun dizisi…
İşte gerilimli sahnelerinden birisi:
Bu dizi, benzer bir konuya sahip başka bir romanın uyarlaması. Brezilyalı yazar Carolina Nabuco’nun, 1934 yılında yayımlanan “A Sucessora” isimli kitabı. Kitabın konusu şöyle: Hikaye, dul Roberto Steen ile evlenen genç bir kadın olan Mariana karakterinin etrafında dönüyor. Mariana yeni evliliğine ve sorumluluklarına alışmaya çalışırken Steen’in ölen karısı Alice’in hâlâ ev halkını kontrol altında tuttuğunu keşfeder.
Daphne Du Maurier’in Rebecca’sı, 1938 senesinde yayımlandı. İki kitap çok benzerlikler taşıyormuş. Rebecca’nın yazarı, bu kitaptan intihalle suçlanmış. Bu kitabı araştırınca az önce öğrenmiş oldum. ![]()
Hakkında (inceleme olmadığı için konusunu da buraya bırakayım)
Gene Wolfe has turned to the fantastic historical world of Greece, in 479 B.C., when the gods walked the Earth. Latro, a mercenary soldier from the north, has suffered a head wound in battle and has been separated from his compatriots. He has not only lost the memory of who he is and where he is from, he has also lost the ability to remember from day to day and must live out of context in an eternal present, every day rediscovering the shreds of his identity and the nature of the world around him, aided only by a written record that he attempts to continue daily and must read every morning.
Gene Wolfe, M.Ö. 479 yılında, tanrıların yeryüzünde dolaştığı Yunanistan’ın fantastik tarihi dünyasına döndü. Kuzeyli paralı asker Latro, savaşta başından yaralanmış ve yurttaşlarından ayrı düşmüştür. Sadece kim olduğuna ve nereden geldiğine dair hafızasını kaybetmekle kalmamış, aynı zamanda günden güne hatırlama yeteneğini de kaybetmiştir ve sonsuz bir şimdiki zamanda, her gün kimliğinin parçalarını ve etrafındaki dünyanın doğasını yeniden keşfederek, sadece her gün devam etmeye çalıştığı ve her sabah okumak zorunda olduğu yazılı bir kaydın yardımıyla yaşamak zorundadır
Translated with DeepL.com (free version)
Wowww gerçekten bilmiyordum, harika bilgi bu, çocukluğumun bende travmatik etki yaratan bu dizisini, okumadığım ama konusundan haberdar olduğum Rebecca romanı ve sonra da Alfred Hitchcock’un yönetip çektiği ve izlediğim filmiyle özdeşleştiriyordum. Bu romanı Amazon’dan dün sipariş ettim. Romanı okumak için sabırsızlanıyorum.
Hamiş: Keşke TRT veya başka bir kanal ya da bir platform, bu çocukluğumun dizisini tekrar yayımlasa…
Teşekkürler Kitsune…
Tanrı Yanılgısı’ndan daha çok seveceğini düşünüyorum. Bitirince yorumla lütfen.
Kitap bitince düşüncelerinizi paylaşır mısınız? İyi okumalar ![]()
Ben bunu yeni gördüm, umarım sevmişsinizdir. ![]()
Çok güzel bir kitaptır. Necatigil çevirisi de nefis. Umarım beğenirsiniz.
Teşekkür ederim, şu an için güzel gidiyor ![]()










