Daha önce de başlamış ama kitabın başına gelenler yüzünden (ben de bilmiyorum şehir değiştirmeler Erzurumlar Aydınlar İzmirler derken kitap yok oldu) devam edememiştim. İdük kitabını görünce hatırladım, tekrar satın alıp başladım okumaya.
Çok güzel kitap. Değil mi? @alper ![]()
Bir mühendis olarak, bir mühendisin elinden çıktığı için daha da çok meraklıyım.
4.5 gibi inanılmaz bir goodreads puanı var.
Umarım beni üzmez.
Evet, benim de sevdiğim kitaplardan. Gerçi benim sevmediğim Vedat Türkali romanı yok , şiirleri de dahil. ![]()
Bak şimdi sabah sabah aklıma bu güzel şiiri getirdiniz
Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünür düşünürüm
İstanbul
Binbir direkli Haliç’inde akşamlar
Adalarında bahar, Süleymaniye’nde güneş
Hey sen ne güzelsin, ey kavgamızın şehri
İstanbul
Boşuna çekilmedi bunca acılar
Büyük ve sakin Süleymaniye’nle bekle
Parklarınla, köprülerinle, meydanlarınla
Bekle bizi, İstanbul
Tophane’nin karanlık sokaklarında
Koyun koyuna yatan çocuklarınla bekle
Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi
İstanbul
Haramilerin saltanatını yıkacağız
Bekle o günler gelsin, gelsin, İstanbul
Sen bize layıksın, biz de sana, İstanbul
İstanbul
Boşuna çekilmedi bunca acılar
Büyük ve sakin Süleymaniye’nle bekle
Parklarınla, köprülerinle, meydanlarınla
Bekle bizi, İstanbul
Bekle bizi, İstanbul
Sartre okumam daha ilk kitapta patladı. Kitabın 29. Sayfasında ana karakterin cinsiyetini erkek ten kadına çevirince başlayan şüphelerim, ben ingilizce den eşimde orjinal fransızcadan kontrol etmesiyle yerini buldu. Kitabın çevirisi fecaat. Belki elimdeki baskı öyledir, belki daha sonraki baskılarda düzeltilmiş olabilir,bilemiyorum. Sonuç olarak ya İngilizce den devam edicem yada daha sonraya bırakıcam artık. Hevesim kursağımda kaldı ![]()
Okumak isteyen olursa bilgisi olsun diye yazmak istedim…
Sayfanın fotoğrafını atabilir misiniz rica etsem?
Nerede erkekten kadına dönüştü Mathieu? Çeviride böyle bir hata yok.
Boris’in “Aslında Mathieu” ile başlayan cümlenin devamında “Mathieu olgun bir kadın değildi” diyor ve ona olan ilgisini daha da ileri götürüyor.
Ben o paragrafi okuduktan sonra Boris’i açıkçası homoseksüel sandım ve bunda bir gariplik var diyerek araştırdım. İngilizcesinde böyle bir anlatım yok. İngilizcede “Mathieu kız değil” diyor ve hicbir şekilde Boris Mathieu ya “derin” bir ilgi belirtisi yok sadece dostluk anlatıliyor.
Ben Mathieu kadın ama olgun değil anlamı çıkkardım, daha sonraki betimlemelerde bu çıkarımımı baya bir destekledi.
Öte yandan ingilizcesi bu konuyu direk kız değil diyerek kestirip atıyor ve İngilizcede bu tip anlam kaymalarına sebep olacak hiçbir unsur göremedim ve daha steril bir okuma yaptım.
Keza eşimin fransızcasından bana söylediğide bu şekilde .
Üşenmedim Chatgpt ye iki paragrafı da attim kendisinin bana yazdığı özetle şu şekilde ;
“Bu, Boris’in Mathieu’ya hayranlık duyması, onu “biri olarak sevmesi” anlamında — ama cinsel bir yönelim ya da eşcinsellik ima etmiyor.
Bu yüzden “olgun bir kadın değildi” ifadesi Türkçe çeviride ciddi bir anlam kayması yaratıyor; hatta cümleyi tamamen tersine çeviriyor.
Senin karışıklığın çok doğal. Çeviri, özellikle Sartre gibi ince nüanslı metinlerde, anlamı yanlış yönlendirebiliyor.”
Size gönülden tavsiyem seriyi Can’dan okumaya devam edin. ![]()
Cidden öyle de anlaşılıyor, burada kafa karışıklığını gidermek için bir şeyler yapılabilirdi. Ben okurken öyle anlamamıştım, normalde olgun bir kadınla zaman geçirmeyi severken, mathieu olgun bir kadın olmamasına ve meraklı seyler anlatmamasına rağmen mathieu ile zaman geçirmeyi tercih edeceğini söylemiş ama kafa karışması da normal tekrar okuyunca.
Birde yazar ilk bölümde nerdeyse hiç betimleme yapmamış. Kişileri ve mekanları canlandıracak nerdeyse hiçbir bilgi vermeyince biranda şaşırdım acaba yanlış mı okudum diye ilk bölüme tekrar baktım.
Tam sürüm ingilizce bulursam ordan, bulamazsam başka bir çeviriden, hiçbirşey bulamazsam Can’ı biraz daha zorlarım belki…
Aa, daha da heveslendim şimdi ![]()
hemen okuyayım.
Dün başladım. Bir süredir okuyamama sorunu yaşıyorum. Bu kitapla belki o sorunu da atlatırım diye başladım. İçinde kitaplarla ilgili 53 deneme var, beğendim. En azından bu kitabı okuyabiliyorum sıkılmadan, kim bilir belki adı gibi iyileştirir ve yeniden sahalara dönerim ![]()
Okuması keyifli ama zooloji severler daha çok sevecektir. Yazarın mikroevrime değinmesi hoşuma gitti. Yoğun çalışırken bu tarz popüler bilim kitaplarını okumak daha iyi ve kolay oluyor.
Sartre’i hiç okumadım, epey de merak ediyorum. Tek bir sayfaya bakınca şöyle bir anlam çıkardım ben: Lola, Mathieu’nun tam zıttı olan bir kadın gibi duruyor. Mathieu aslında bir kadın olmamasına rağmen Boris’in zihninde sanki toy bir kadın yerine koyulmuş, hisleri de hayranlıktan daha fazlası gibi duruyor ama bu sadece benim yorumum. ![]()







