Bu tür konular için iyi bir konu açılabilir ama sabah şafak baskınına maruz kalabiliriz bir gün. ![]()
Yüzü görünce kitabın adını başta “Selfie” diye okudum, dedim selfie çekmese de olurmuş. ![]()
80 sayfa civarı okudum. İlk hikayedeki topluluk Ursula K Leguin kitaplarını anımsattı bana. Uzun bir yolculuk olacak gibi görünüyor.
Gerçek hayatta bu tip diyaloglar içerisinde çokça bulunmuş bir insan evladı olarak asıl çekindiğim şey şafak baskını değil aslen. Bunu söylemenize içten bir kahkaha attım ama bana rahatsızlık veren kısmı birilerini gerçekten kırmak üzmek ihtimali. ![]()
Şeriattan ziyade 8. Yüzyıl Arap yarımadasında islam hakimiyetinin yeni yayılmaya başladığı zamanlar olduğundan biraz daha islam öncesi anlayışın da altta yattığını düşünüyorum.
Aslında bu noktada kitap oldukça ilginç çünkü ilk 100-200 sayfa oldukça ağır ilerlerken (hem şiddet ve cinsellik hem de zenciler, yahudiler ve sizin de bahsettiğiniz üzere Türkler gibi farklı ırklara ve kadınlara yönelik söylemler konusunda) ileriki bölümlerde bunun çok daha yumuşadığını gördüm. Anladığım kadarıyla dönem olarak da ilerlenilmesiyle ilgili bu çünkü en başlar daha 8-10. yüzyıl civarı iken ilerledikçe 15-16. yüzyıla geliyoruz. Dönemin düşünceleri diye yorumluyorum bu konuda biraz da.















