Burada olimpiyatlar hakkında düşüncelerimizi ve duyduğumuz haberleri paylaşalım, ne dersiniz?
İlk taşı atayım. Olimpiyatları izliyordum. Sporcular tanıtılıyordu. Sporcuların yüzde 80-90 siyahiydi. Seyircileri gösterdi kamera ve onların yüzde 80-90 beyazdı.
Kendi kendime dedim ki zengin batılı burjuvalar siyahileri koşturuyorlar. Düşünüyorum ki siyahiler köleyken de eğlence aracı olabilirdi. Aynı bu şekilde koşturup sonda kalanı öldürmek gibi bir ödül verilebilirdi. Günümüzde ilkine madalya veriyorlar. Bir şekilde batılı burjuva eğleniyor, siyahiler de terliyor. Bir çeşit modern kölelik gibi geldi bana tuhaf hissettim.
Yusuf dikeç, esasında insanlara bir şey hatırlattı. Bu da ekipmanlar boğulmuş sporcuların ne kadarı yetenek ne kadarı makineydi. Şimdi ben bir tripod koysam silahı yerleştirsem, bir bilgisayar ile yapay zekayı açsam o iki milim sağa ve 1 milim yukarı bana dese ve hassas tripodun dijital tuşlarına basıp bu milim ayarını yapsam, nefesimi tutup tetiğe bassam… Ne kadar profesyonelim dimi ![]()
Esasında olimpiyatlarda sporcuların eşit yarışması gerekir. Kıyafetler olsun, ekipmanlar, ayakkabılar ve ağırlıkları olsun formula 1 edasında incelenmesi… Hatta ekipmanlarda kısıtlama olması gerekir. O zaman adil bir yarış olurdu. Olimpiyat ruhu bu olmalıdır.
Bizim eski kalecilerden biri anlatıyor. Adını hatırlamıyorum, diyor ki Türk milli takımın çok ağır bir yenilgisi sonrası karşı takımın forveti forma değiştirmeye soyunma odasına gelmiş.
Bir sürü gol atmış adam herhalde vicdan yapıp kaleci ile forma değiştirmek istiyor. Ha bu arada maçta da çok şiddetli yağmur yağmış. Forvet formayı vermiş bizim kaleci almış tüy gibi hafif ve kalecimiz de formasını vermiş. Forvet kendi forması gibi bekliyormuş ama kalecinin forması ağırlığından elleri aşağı inmiş ve şaşkın gözlerle bakmış.
Ya demiş kalecimiz biz ne şartlarda oynuyoruz. Yani forması suyu çekmiş, çektikçe ağırlaşmış, ağırlaştıkça kolları vs uzamış. Yusuf dikeç olması gerektiği gibiydi; doğaldı, normaldi… Bütün dünya hayran kaldı ama herkes için için olması bu gerekir diye düşünüyor olsa da susuyor.
Sevdiğim düşüncelerden biridir: Herkes dikkat çekmek için marjinal/aykırı olmaya çalışırken siz doğal kalırsanız işte asıl dikkat çeken siz olursunuz. Etrafınızda 100 kişi var 99u her yerine dövme yaptırırsa yaptırmayan siz dikkat çekersiniz. Fargo dizisi afişinde olduğu gibi;




