Perî-dar

Öykü Seçkisi’nde okumak için: Perî-dar – Aylık Öykü Seçkisi



Çıktı. Cebinde; dededen kalma bir köstekli saat, sevdiğinden armağan dantelli mendil, üç kuruş iki de para vardı. Baba evindeki en sevdiği köşesi olan cumbaya dizili konforlu minderlerini, Eminönü’nde her gün Türk kahvesi içtikleri şekerciyi, Babıali yokuşundaki memuriyetini, çevresinde ona karşı gelen deli muamelesi yapan herkesi geride bırakmıştı. Aklın mantığın alıyor mu böyle bir şeyi, diyordu… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Öncelikle gelecek vaat ettiğini söylüyorum. Ruhsal ve fiziksel betimlemeler tam tadında olduğu için durum öyküsünde başarı sergilemişsin. Olumsuz eleştiri yapmak için bir kusur bulamıyorum. Ağabeyi nasihatı olarak öykünü genişleterek çok güzel bir durum ver. Herşeyi dozunda yaz…

1 Beğeni

Öncelikle söylemeliyim ki son cümle vurucu bir cümle olmuş. Ama anlayamadığım yerler var oda İstanbul’u bilmediğimden olsa gerek. Ezan sesinin duyulduğu bir yerde içinde dört harflileri barındıracak kadar büyük bir ormanın olması mümkün mü? Birde şu cümle var; “Yapmadığı iyiliği denize attı Halik iyilikten saymasa balık bilirdi.” tersi olmayacak mıydı. Balık iyilikten saymasa da Halık bilirdi. Camiye yakın bir ormanın olması beni şaşırttı. Bunlar ilk başta farkettiklerim. Ama iyi olacağından eminim yazdıklarınız ve okuduğunuz okul bana bu fikri verdi. Kaleminize sağlık.

1 Beğeni

Çok teşekkür ederim yorumun için. Sağ ol. :blush:

1 Beğeni

Yorumun için çok teşekkür ederim. :wave: Öykü on dokuzuncu yüzyılda, Osmanlının son demlerinde, geçiyor. Bu dönemde İstanbul için eğlence mekanı olarak bugün de varlığını sürdüren Üsküdar’daki Çamlıca korularının olduğunu biliyoruz. Şimdiki kadar şehirleşmediğinden o bölgenin ağaçlıklarla dolu olduğunu düşündüm. Cinler halk inançlarında insanlardan uzak yerlerde değil bilakis yakında bazen şehrin içinde bir mezarlıkta bazen tenha bir ağaçlıkta var olabiliyor. Bu yüzden kurgularken ormanın büyüklüğünü düşünmedim.

İyilik için söylenen söz dediğiniz gibi haklısınız. “İyilik yap denize at. Balık bilmese Halik bilir.” şeklinde sözlüklerde geçiyor. Bu öyküde kahraman iyilik yapmaktan -fesi kayıkçıya hediye etmekten- vazgeçiyor ve fesi denize atıyor. Bu sebeple kelime oyunu yapmak istedim. Bu yüzden, Allah katında bu yapılan bir iyilik olmasa da balıklar fesi bilir/görür demeyi tercih ettim.

Katkılarınız için tekrar çok teşekkür ederim. :slightly_smiling_face: Selametle :wave:

1 Beğeni