Reçel


(Merve Aydın) #1

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/recel/



Reçel’e… Kırlarına ateşler düştüğünde anla ki zaten oralar senin değil. Ateşleri bile yakmaz seni, öylesine kansızdırlar. Bir patiye tutun ve devam et, okyanusu bulacaksın. Bahçeden gelen balık kokusu zaten acıkmış olan Reçel’in ağzını sulandırdı. Reçel, asma yapraklarının gölgesi altından kimselere sezdirmeden fısır fısır akan kelimeler gibi kıvrıldı ve mangala ulaştı. Kahverengi bıyıklarını balığın piştiği yere… (DEVAMI…)


(gayekskn) #2

Bir keresinde şöyle bir şey okumuştum. ‘Kızlarınızı köpek gibi değil, kedi gibi yetiştirin.’ Köpekleri de en az kediler kadar sevmeme rağmen, Reçel ve Sakız arasındaki o ince fark, bam telime dokundu. Akıllı diye imgelenmek istenen bir kedi, güzelliğiyle övülmekten keyif duyan bir köpek ve yolu onlara değen tutsak bir deniz kızı. Onun çaresizliği, insan elinin değdiği her şeyi tutsağa çevirmesi ve özgürlüğün büyüme ile dışa vurumu. Gerçekten iyi noktalar barındıran, zaman zaman şahane cümle öbeklerinin içinde bir varoluş sergileyen iyi bir hikaye. Reçel ve onun gibiler, o küçük kahramanlar, keşke gerçekten ölümsüz olabilse…
Ellerine sağlık Merve, dostum olan tüm patilileri hatırlattığın için. Kalemin daim olsun💕


(Merve Aydın) #3

Bu yorumu ancak hem köpek hem kedi dostları olmuş biri yapabilirdi. Çok teşekkür ediyorum. Reçel benim bir sene önce kaybettiğim kedimdi. Sakız da köpeklerimizden biri. (Hala bizimle. Ömrü uzun olsun. :slight_smile: Aralarındaki ilişki de gerçekten başkaydı. Sakız, Reçel’den korkan ve herkesle de dost olan bir köpek :slight_smile: Olağanüstülükler dışında her şey gerçek bu öyküde. Kim bilir belki o olağanüstülükler de olmuştur ama benim haberim yoktur. İnce yorumun için yeniden çok teşekkür ederim Gaye. Anlaşılmanın değeri her şeyden öte. :slight_smile:


(Murat Barış Sarı) #4

gerçekten de Reçel öyküyü domine etmiş. Bununla birlikte deniz kısı da son derece stereotipten uzaktı. Sakız çok garibandı ama :slight_smile:

Reçel’in sahibini arkadaşı olarak görmesi, güzel denilen her canlının yelkenleri suya indirmesi -ki bu bilinenin aksine sadece kadınlar için geçerli değildir, erkekler de ister istemez daha doğrusu belli etmeden hoşlanırlar bundan- gibi hoş detaylar da güzeldi.

Sıcaktı, akıcıydı ve merak uyandırıcıydı.

En sonunda acaba Reçel’i de Afrika savanasına götürseler aslan olur mu diye de düşündürüyordu insanı.

Elinize sağlık.
Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle…


(Merve Aydın) #5

Ne güzel bir yorumdu :slight_smile: Özellikle Reçel’i öyle iyi tanıtmışım ki Afrika’da bir aslan olabileceğini anlamışsınız. Reçel benim kaybettiğim kedim. İnsan arkadaşı da benim. Sakız da gerçekten köpeğimiz. Hikayede anlatılan her şey gerçek yani. Sadece deniz kızı olaya sonradan dahil oldu. Ha o da var deseler ona da inanabilirim. Reçel’i ölümsüz yapmak için kaleme aldığım bir öyküydü bu. Yeri her zaman ayrı olacak kızımın. Nazik ve ayrıntılı yorumunuz için çok teşekkür ederim.


(Kasvet Ulu) #6

Sıcacık, sevgi dolu bir öyküydü. :+1: Gerçek Reçel’in anısına yazılması biraz hüzünlendirdi tabii.

Bazen hayatın öyle karanlık, öyle sert yönlerine bakıyorum ki güzelliklerin, karşılıksız sevginin farkına varamıyorum. Bu sayıdaki öykülerin hepsi bana çok şey öğretti ve kafamda dolanan ölüm meleklerinin yerini ilham perileri aldı. Aynı, öyküdeki Reçel’in sahibesinin aurasındaki değişim gibi. :pray:

Kalemine sağlık. Görüşmek üzere. :wave:


(Merve Aydın) #7

Çok teşekkür ederim yorumunuz için. Eğer Reçel size ilham verdiyse ne mutlu ona. Her şey zıttıyla güzeldir. Bazen keder, bazen mutluluk. Hepsi hayatın bir parçası ve beraber olunca değerleri anlaşılıyor. Bu ayki seçkiyi ben de özellikle beğendim. Bir tema ne kadar farklı şekillerde anlatılabilir, kimlere nasıl dokunabilir görmüş olduk. Görüşmek üzere. :revolving_hearts::four_leaf_clover:


(Ezgi Özbek) #8

Merhabalar Merve,

Beklenmedik bir sahneye tanıklık ettiğim için olsa gerek hayli şaşarak okudum öykünü. Birçok ihtimali kurgulayabilirdim sanırım fakat mangal eh işte bu olağandışıydı diyebiliriz :smiley: Bu ve daha nice sebepten ötürü ellerine sağlık diyerek başlayabilirim. Yolun güzel duraklara uğrayarak aktı geçti gerçekten.

Öykün gerçekten kendine has bir ritme sahipti. Fakat metnin akıcılığından yana bir noktaya takıldım gibi. Tam olarak aktaramıyorum aslında ama genel hissiyatımı paylaşmak isterim. Sanki öykünün bir yerine kadar bir sahibin gözünden kediyi izliyoruz; tanışma seremonisi diyebiliriz bu kısma. Ardından Reçel’in gözünden aktarılan bir dünyaya geçiyoruz. Ki bana kalırsa bu bölümde yakaladığın tını çok güzel ve başarılıydı.

Tanış olma kısmının da ne kadar önemli olduğunu hissettiğimiz için oraya da kıyamıyorum. Minik bir önerim olacak bu sebeple. Belki insan arkadaşın gözünden minik bir anlatı ekledikten sonra diğer kısma geçilebilir. Yoğunluğu da arttırmanın yanı sıra daha ölümsüz kılabilirsin gibi düşledim. Bilemiyorum elbette nasıl olur düzenlemek ister misin bu sadece minik bir öneri.

Sakız ve Reçel arasındaki diyaloglar, hareketlerinin aktarılışı yoğun bir gözleme ve sevgiye dayanmaktaydı. Macerayı ele alış şeklin, efsunu aktarışın, ölmeyi dileyen ve bir türlü başaramayan bir deniz kızına yardım elini uzatmayı tercih ettiğin nokta ve minik birçok detayın hepsi ayrı noktalara ışık tutmaktaydı. Ne diyeyim en sonunda ölümsüzlüğün formülünü bulmuşa benzersin arkadaşım. Özlemle anışına eşlik etmek de bizim şansımız oldu.

İlhamını daima yaşamdan alman ve bilgisayarına hızlı hızlı bir şeyler yazmaktan vazgeçmemen dileğiyle :slight_smile:


(Merve Aydın) #9

Ezgi her zamanki gibi çok naziksin benim güzel arkadaşım. Ruhuna, yorumuna sağlık. Aslında her öykü kalbimden aktığı için elbette hepsi değerli fakat Reçel belirttiğim gibi çok özel oldu benim için. Kesinlikle eleştirini titizlikle dikkate alacağım ve Reçel’e insan arkadaşı gözünden de bir anlatı yapacağım. En yakın zamanda düzenleyip yine fikrini sorarım. Mangal olayını beğenmene sevindim. Yazdıktan sonra bana da Allah Allah dedirten bir durumdu :slight_smile: Hep yazalım, hep okuyalım birbirimizi benim güzel Ezgim. :four_leaf_clover::four_leaf_clover::four_leaf_clover: Cümlemizin ilhamı daim olsun.


(Müge) #10

Merhaba,

Çok hoş bir öykü kaleme almışsınız. Elinize sağlık. Huysuz deniz kızı ve Reçel karakterlerini çok beğendim. Reçel’in sahibi hakkında düşündüklerini, kullandığı cümleleri okumak en az deniz kızının sinirli hallerini görmek kadar keyifliydi. Sakız’a da kocaman bir :slight_smile:

Bir çok güzel yorum yapılmış fazla söze gerek yok.

Bu arada söylemeden geçemeyeceğim, öykünüzde geçen bazı öğeler: mangal, baraj, antin-kuntin kelimesi, bana yaşadığım şehri anımsattı. Bu sebeple de ayrıca gülümsedim :slight_smile:

Elinize Sağlık
Müge


(Merve Aydın) #11

Yorum için çok teşekkür ederim Müge. Öyle hissettirebildiysem ne mutlu. Çok merak ettim acaba nerede yaşıyorsunuz? :rofl: Bu olayın geçtiği yer Çatalca. Acaba Çatalca olabilir mi? :grinning::grinning::grinning::grinning: Şaka bir yana Reçel’i, Sakız’ı başkalarıyla tanıştırmak bana iyi geldi. Görüşmek üzere.


(Müge) #12

Adana’ya geldiğimde oldukça yakınlaştım baraj gölünde yapılan mangallar ve antin kuntin işlerle :wink:


(Merve Aydın) #13

Güzel Adana’ya selamlar o zaman :grinning:


#14

Sevgili @merveriii

Bir çok kez “bir hikayeyi özel yapan nedir?” diye kendime sormuşumdur. Hikayedeki aksiyonların kesinliği, karakterin duygu yoğunluğu ya daokuyucunun “keşke kahraman ben olsaydım” demesi mi, emin olamadım. Cevabı hala arıyorum. Senin hikayen ise bana cevabın bir parçasını verdi. “Bakış Açısı”! Yazarın olaylara, karaktere, akışa olan bakış açısı okuyucuyu cümleleri kovalamaya teşvik ediyor.

Aşağıda bazı ilave notlarımı bulabilirsin:
*Nedensellik silsilesini biraz daha irdelemek gerekir diye düşünüyorum. Hikayenin geçtiği evin çevresinde bir baraj gölü olduğunu okumadığımdan Deniz Kızı buraya kadar nasıl geliyor. Aynı şekilde eğer evin çevresinde göl yok ise bu Deniz Kızının uzun mesafe katedebileceğini gösterirki o zaman neden Denize kendisi ulaşamıyor. Bu varsayımla aynı zamanda o bahçenin neden seçildiği içinde bir sebep düşünebilirsin.
*Bunların yanı sıra Deniz Kızının kendi mangalını getirmesi, yakması ve kendini onun üzerine yerleştirdiği anlaşılıyor ki o halde Kedi’nin Deniz Kızını arabaya taşıması, arabadan denize taşıması gerekmemli.

Ayrıca, Reçel ve Sakız’ın karakterizasyonu o kadar başarılı ki ayrıca tebrik etmem gerek. Bahçeyi ziyaret edenler, başın etrafındaki renkler, Reçelin insanı ürperten farkındalı ile süslenmiş bu harika hikaye için çok teşekkürler.

Eline ve düş gücüne sağlık
Sevgiler
Dipsiz


(Merve Aydın) #15

Bu değerli yorum için ne kadar teşekkür etsem az. Öncelikle öyküyü yazıp yolladıktan sonra bu deniz kızı barajdan bahçeye nasıl geldi, okuyucu bilmiyor ki diye düşünmedim değil. Önce mangala yanıt vereyim o zaman. Mangal bahçede sabit. Hani olur ya duvara monte mangallar, ondan. Baraj ise çiftliğin hemen yakınında. Yürünecek kadar yakın. Deniz kızının gücü ancak o kadar gelmeye yetmiş demek. Deniz ise çok uzak anck arabayla gidilebilir. Ve aslında bu öykü gerçekten var olan bir yeri düşünülerek yazıldığından bu ayrıntıları yazmayı atlamışım. Ben biliyorum ama okuyucu bunu bilmiyor. O kadar haklısın ki. Öyküyü revize edip yeniden yazacağım kesinlikle. Diğer değerli, yapıcı eleştirilerin için de çok teşekkür ediyorum.


(gizem) #16

Reçel ! Mücadelesini sevdiğim güzel kız! Hem şaşırarak hem çok eğlenerek hem de gözlerim dolarak okudum hikayeyi. Reçel’in zekası, gözü karalığı hikayenin hiç hız kesmemesini sağlamış,sakız ya kuzum sen bir miktar kurban olmuşsun ama çok güzel bir amaca hizmet etmiş karnının ağrısı. Çok severek okudum yine,kalemine hayal gücüne sağlık. Eğer bir gün bir hayvanın eline düşmek istesem bu kesinlikle reçel olurdu.


(Merve Aydın) #17

Gizem!!! Sen yine kalbinin tüm elmaslarını dökmüşssün yoruma. Çok teşekkür ederim bu güzel yorumun, özel bakışın için. Çok mutlu oldum. Dolu dolu mutlu oldum. :heart::heart::heart: