Renkli Çizgi Romanlara Karşı Siyah Beyazlar


(Burak) #1

Bugün bir dostumla ilginç bir konu üstünde tartıştık. Kendisi Bone okumak istediğini ancak siyah beyaz olmasının sürükleyiciliği götürdüğünü düşündüğünden almadığını söyledi. Zamanında Teks, Zagor okumuş biri bu arkadaşım ancak modern çizgi romanlarda siyah beyaza bir türlü kapılamamış.

Benim sizlere sormak istediğimse; siz bu iki tür hakkında neler düşünüyorsunuz? Bence siyah beyaz çizgi romanların/mangaların/fumettilerin de, renklilerin de yeri ayrı. Hatta bazı serilerin bu siyah beyaz olayını anlatımda çok harika kullandığını düşünüyorum. Sin City buna verebileceğim en güzel örnek olabilir.

Mangalar klasik çizimlerinden pek fazla ödün vermese de fumettilerde buna benzer çok güzel örnekler görmek mümkün. Merakla takip ettiğim Morgan Lost mesela. Lola Airaghi’nin çizimleri bir yana, siyah beyaz üstüne bazen tonlanan kırmızılar ile anlatılanlar bir yana.

morgan-lost

Olay biraz siyah beyazı övmek gibi oldu ancak katiyen öyle değil. Renkli ya da değil, hiç ayırmam ancak siyah beyazların biraz ezildiğini gördüğüm için bir taraf tutayım dedim :stuck_out_tongue:

Siz ne düşünüyorsunuz acaba bu konuda? Renkli faşizmi yapıyor musunuz bazen? :smiley:


(Cemalettin Sipahioğlu) #2

Çizgi roman kültürüne hakim değilim. Ama şu renkli mi, siyah beyaz mı tartışmasında bir şey okumuştum ve aklıma yatmıştı. Bazı hikaye, anlatımı kuvvetlendirmek için renge ihtiyaç duyar, bazısıysa sayfalarının siyah beyazlığıyla ya da renk kullanımını asgari düzeyde tutarak güçlendirir anlatımını. Belirttiğim gibi, çizgi roman kültürüm yok. Lakin hikaye anlatıcılığı bakımından, hikaye neye ihtiyaç duyuyorsa onu kullan düsturu aklıma yatmıştı.

Kişisel olarak verebileceğim tek bir karşılaştırmalı örneğim var. Şimdi şu an masamın önünde iki grafik roman var. Biri Kingdom Come, renkli. Diğeri Epileptik, siyah beyaz.

KC, mitsel ve epik bir hikaye. Çizimlerde bu hikayenin mitselliğini yansıtacak biçimde. Ve renkler. Renkler eklenince o çizgilere, unutulmaması için resmedilmiş bir destanın tablosuna dönüştürüyor, her bir sayfayı. Anlatım, o renkler olmasa eksik kalırdı. Hem de büyük bir eksik.

E, bir ailenin ve çocuklarının, bir hastalıkla değişen özel hayatını mercek altına alıyor alıyor. Çizimler karikatürümsü, üstüne bir de çarpık gösteriyor. Hikayenin kendisi de çizimleri gibi huzursuzluklarla dolu. Neticede, umut ve umutsuzluk dolu bir hikaye bu. Çizimler, olabilecek en sanatsal biçimde onu yansıtabiliyorken sayfaları renklendirmek demek, her şeyin üstünü siyah mürekkeple boyamaktan farksız olur.

Genel fikrimi bu karşılaştırmayla açıklayabilmişimdir, umarım.


(Burak) #3

Bunun anlatımı güçlendirmek için kullanılması gibi bir gerçek var evet, o konuda çok haklısın abi. Ancak günümüz çizgi romanlarına baktığımızda renkler çoğunda bir alışkanlıktan dolayı kullanılmakta. Örneğin Batman çizgi romanları Amerikan çizgi roman ekolünden dolayı her zaman renklidir. Ama Türkçede de çıkan Batman: Ölümcül Tasarım adlı kara kalem Batman hikayesine baktığımızda aslında siyah beyaz olsa da çok kötü değilmiş. Hatta orada olduğu gibi klasik siyah beyaz yerine kendi çizgilerini oluşturduğunda renksiz de olsa ortaya yine muhteşem bir iş çıkabilirmiş.

Yaptığım karşılaştırma buydu esasen. Sandman hayranı olan biri aynı çizgi romandan renkleri çıkardığımızda yine okumaya devam eder mi? :stuck_out_tongue:


(Cemalettin Sipahioğlu) #4

Sandman :thinking: Hikayesi renksizde anlatılabilir, evet. Hikayesi mitsel. Çizimler, tarzları gereği renklendirmeye ihtiyaç duymaksızın, gayet hikayeyi taşıyabiliyor.

O çizgi romanı renksiz çıkaracak olaydım, muhtemelen şöyle bir değişikliğe giderdim sadece: Sıradan insanlarla Sonsuzlar ve türevleri varlıkların aynı karede olduğu sahnelerde, doğaüstü olanla sıradan olan karakterler arasındaki farkı belli etmek için ya ikisini farklı çizim kalemleriyle çizdirirdim ya da gölgelendirme tonlamalarında farklılaştırmaya yöneltirdim. Doğaüstü doğaüstüyle başbaşayken, zaten aynı tarz ve tonda çizildiklerinden, doğal ile doğaüstünün ayrıldığı ve birleştiği sahneler daha anlaşılır olurdu. Tabii bu, rüyalar, tanrılar, sayamadığım diğer varlıklar ve sıradan dünyanın kol kola yürüdüğü evren için eksi puan olabilirdi. Ama hikayesinin ve evreninin meziyetleri, bunu tolere etmeye yeterdi, diye düşünüyorum.

Evet, istenirse ve hikayede uygunsa, renksiz de iyi işler çıkabilir. Ama işte, ezelden beridir öyle olduğu sanılan bazı alışkanlıklar var; hem üretici hem de tüketici kanadında. Biraz yeniliğe ve farklılığa açık olmak gerek.


#5

Ben siyah beyazı daha çok seviyorum sanırım. Renkli olan biraz daha yapay ve basit duruyor bence, bir de göz yoruyor. Siyah beyaz daha etkili ve detayları daha belirgin sanki. Belki türle de alakalı ama genelde böyle hissediyorum. Bir de Narutocumdan nette bulduğum örnekler koyayım. Fark belli. :slight_smile:


(Ronin47) #6

Yalnız mangalar estetik kaygılardan çok piyasa şartları dolayısıyla siyah beyaz basılıyor. Çizimlerin siyah beyaz olması Japon Ekolü’nün ayırt edici özelliklerinden biri olduğu için, iç piyasanın talepleri doğrultusunda siyah beyaz çalışmak zorunda kalıyorlar. Zaten isteseler de renkli çalışabilecekleri zannetmiyorum. Zira 15 ila18 sayfayı bir haftada ancak yetiştirebiliyorlar, onu dahi dört ila beş kişilik ekiplerle yapabiliyorlar. Son olarak örnek olarak verdiğiniz görsel, pekte profesyonel bir çalışmaya benzemiyor… Renkli mangalar daha çok “20. yıl” gibi özel olaylar için basıldığından, kimse elindeki kopyayı parçalayıp nete koymuyor. Şu örnekler bu hususdaki fikrini zi değiştirebilir bence :



Ve son olarak bu hususdaki fikrimi beliteyim. Renkli, renksiz; İtalyan,Japon, Amerikan bana fark etmez. Hikaye ile çizgi arasında sinerjik bi ilişki kurulabilmişse okurum. Çünkü bazı hikayeler siyah-beyaz, bazıları renkli daha güzel…


#7

Dedikleriniz doğru olabilir yine de tercihim siyah beyazdan yana. :slight_smile:


(Tugay Türkyılmaz) #8

Biraz eski bir konuyu hortlatmak gibi olucak ama morgan lostun türkçe veya ingilizce çevirisini basılı olarak bulabilir miyim türkiyede