İlk iki kitabın mükemmel, üçüncü kitabın belli kısımları olmasa daha da iyi olduğunu düşünüyorum. Kalanı ise yaani işte. Ortalama 9.3’lük bir seri bana göre. Olağanüstü mü tartışılır, ama kötü değil bence, türün gayet iyi bir örneği.
En son @Pyrewrath e şöyle yazmıştım 4. kitabın etkinliğinde, görüşüm hala aynı ama bakalım 5’i okuduktan sonra değişir mi
.
Spoiler çekincen yoksa 3 ve 4 ün etkinlik başlıkları biraz daha iyi fikir verebilir.
Okuyacak arkadaşlardan ricam, çeviri kalitesini anlayabileceğinizi düşünüyorsanız okudukça yazabilir misiniz? Baştan okumak istemiyorum, buradakilere güveniyorum.
Bugün başladı etkinliğimiz, sanki yolda herkesi kaybettik gibi hissediyorum 5. kitap gelene kadar
.
Masada şöyle kaldım galiba
Başlıkları up layayım bari.
Ben başladım fakat kitap çok yavaş gidiyor ayrıca boyun ve sırt ağrım var. Bu nedenle daha da yavaş gidiyor. ![]()
Ben buradayım 500’e kadar da geldim ![]()
Yarın başlıyorum ben de, hedefim ayın 15 ine kadar bitirmek. ( tutmadı
)
Ahahah, güzel görsel ![]()
Benim niyetim var ama durumlar sıkıntılı. Elimde 250sine geldiğim 700 sayfalık kitap var.
Bu kitap da 1400 sayfa ve tek parça olunca gözüm korktu. Gözümü korkutan da sayfa sayısı değil kitabın tek parça bodur kitap olması. Ben okumalarımın çoğunu yolda toplu taşımada gidip gelirken yapıyorum. Kitaplar da yanımda evden işe, işten eve taşınıyor. Bunu taşıması da ayrı bir dert olacak ![]()
İngilizcen varsa toplu taşımada telefondan okursun, eve geçince kitapla devam edersin hocam. Aklına yatarsa bana DM gönder. ![]()
Teşekkür ederim. O şekilde bölmek istediğimi sanmıyorum ![]()
Ben de başladım akşam ilk izlenimlerimi yazarım belki. Çok ilerleyemedim henüz gerçi.
Ben de çoktan İngilizce olarak okudum aylardır sizleri bekliyorum. ![]()
Kitapta ilerleyin ve yorumlara başlayın da birlikte konuşalım olanları.
400deyim. Serinin ve yazarın büyük fanı olmama rağmen, gitmiyor bu kitap. Heyecanla okuduğum hiçbir karakter yok. Gene en heyecanlı Shallan kısımları. Sırtım boynum da çok ağrıyor, bu kitap da üstüne geldi. Baya yavaşladım.
Ben ilk günü ve ara bölümü bitirdim. Öncelikle karakterleri ve dünyayı çok özlemişim. Bu nedenle kitabın yavaşlığı sorun olmayacak benim için ki ilk gün başlangıç için gayet akıcıydı bence.
İlk gün itibariyle en aksiyonlu kısım Shallan’ın kısmıydı ki bu sürpriz oldu benim için. Shallanın kişikleri biraz bayıyor. Şimdi parlayan oldum. Hooğ tekrar Shallan oldum. Peçe olurmuş gibi yaptım olmadım tarzında cümleleri sevmiyorum ve artık okur olarak ayırt edebiliriz diye düşünüyorum. Bu nedenle bence Sanderbot çoklu kişilik bozukluğunu pek iyi yazamıyor. Shadesmar şimdilik pek ilgimi çekmese de düşmanın ordularını ilerletmek için orayı kullanması güzel bir fikir ve iyi bir gerilim yaratıyor. Kaladinin kendisiyle barışması nihayet gerçekleşti artık en azından o kısımdan bir baygınlık geçirmeyiz herhalde. Köprü 4 ile vedası güzel ve dokunaklıydı. Köprü 4 ile ilgili sürekli başlangıçtaki halleri aklıma geliyor ve hem hikaye olarak hem karakter gelişimi olarak çok yol katettiler. Bu kısımda Sanderson Reis’in güzel kotardığı işlerden biri. metin bulanıklaştırılacak
Şimdilik güzel gidiyor. En çok Szeth ve Shinovarı merak ediyorum şimdilik. Ve tabii ki şampiyon meselesi.
Spoilerı becerebildim mi ? Bende olmamış gibi gözüküyor.
Spoiler tam olmamış. Onun dışında yorumlarına katılıyorum genel olarak. Bu kitap için gelen en önemli eleştiri yazım dili ile ilgiliydi diye hatırlıyorum ki bu konuda hak verdiğim durumlar var. Bir Kralların Yolu ve sonrasında gelen Parlayan Sözler kadar olmasını beklemesek de daha iyisini hak ediyorduk aslında. Yine de böyle uzun seriler için bazı konularda iniş çıkışların olmasını normal karşılayan biriyim. Asıl önem verdiğim hikayenin ilerleyişi ve o konuda genel olarak çok sorun görmüyorum kendi açımdan. Kitapta daha da ilerledikçe sizlerle de bu durumları daha da irdeleriz.
Bence de böyle bir seride sürekli aynı kaliteyi yakalamak mümkün değil. Dediğiniz gibi hikayenin gidişatı daha önemli benim için de. Sevdiğim yanlardan biri de karakterlerin hepsinşn her şeyden bihaber olması ve bizim karakterlerle aynı anda bu dünyanın tarihini öğrenmemiz. Daha öğrenecek çok sır var ve bizimkiler çok küçük bir kısmı deşifre edebildi. O nedenle neler olacağını merakla bekliyorum.
Perşembe günü başlayıp giriş ve ilk bölümü okumuştum ama ailedeki bazı acil sağlık sorunları sebebiyle birkaç gündür okuma imkanı bulamadım. Üstüne güzide(!) kurumumuz sgk dan başka sıkıntılar da türedi, ne ara tekrar başına oturabileceğim kestiremiyorum. Okuyabildiğim ilk fırsatta yorumlayarak geri dönebilirim umarım.
Bence de böyle bir seride sürekli aynı kaliteyi yakalamak mümkün değil
Neden? Aynı kalite olmayacaksa bu kadar uzun yazıp sündürmeye ne gerek var ki?
Yani aynı kaliteden ziyade bir seri ne kadar uzun olursa okurların kitaplarla ilgili görüşleri de o kadar farklılık gösterebiliyor. Kimisi ilk kitabı beğeniyor kimisi beşinciyi. Bunu demek istedim aslında. Yazar tabii ki de olabilecek en kaliteli şekilde yazmak zorunda ama okurların bakış açısından bu çok değişkenlik gösteriyor. Uzun serilerde bu daha da belirginleşiyor çünkü bir süre sonra okurlarda bıkkınlık hali olabiliyor.
