Serbest Piyasa Dinamikleri 101


(Kemal Küçükgedik) #1

Arz-Talep
Benim piyasaya sunduğum ürüne arz deniyor. Sokakta, markette, internette dolaşan ve alışveriş yapan insanların bu sunulan ürünü almak istemesi de talep. Mesela altın pahalı, çünkü arz az (doğada bolca bulunan bir element değil) talep fazla (birçok insan bu elemente sahip olmak istiyor). Serbest piyasa der ki: arz az, talep fazlaysa herhangi bir şeyin fiyatı yükselir.

Serbest piyasa koşullarında sahibi olduğum ürünün de iş gücünün de bilginin de ederini ben belirlerim. Talep fazlaysa yükseltirim, düşükse indiririm. Bir yazarın kitaplarını on yayınevi basmak istiyorsa sizce en düşük ücreti verenle mi çalışması normaldir, en yükseği mi?

Bir ülkede bilgisayar mühendisi açığı varsa ve siz de iyi eğitimli bir bilgisayar mühendisiyseniz (arz az, talep fazla) muhtemelen yüksek maaşlı bir iş bulabilirsiniz.

Bir ülkede bir yazarın kitaplarına onlarca kez baskı yaptıracak bir talep varsa ve bu kitabın özel, ciltli, sayılı, resimli bir baskısı yapılmışsa muhtemelen fiyatı da yüksek olacaktır (bu koleksiyonluk ürünü talep eden çok, ama piyasada bu üründen az var). Ha ne olur, beklenen talep gelmezse ve ürün elde kalırsa indirime girer. Ancak bu ürünün bir paydaşı (üreticisi, hak sahibi vs.) olmadığınız için hesap soramazsınız. Kuyumcuya gidip, “Neden bu kolye yirmi bin dolar?” diye hesap sormak sizce mantıklı mı?

Kimse kitap okuyamaz ama! demeyin, kitabın karton kapaklı baskısı da var, onu alabilirsiniz.

Koleksiyoncu olmak para sömüren bir hobidir. Silmarillion’un Birleşik Krallık ilk baskısına 80 dolar verdim (küçük koleksiyoncuyum, kendi çapımda). Sahaftan Türkçesini 10 liraya da alabilirdim.


(Emre ) #2

Teşekkürler çok güzel hazırlamışsınız. Ortalama bir IQ’ya sahip olmayan bireylerin bile anlayabileceği bir dilde yazmışsınız.


(Mustafa Erdem) #3

Bu başlık iyi olmuş, arada bir aynı tartışma alevleniyor.
Keşke hepimizin alım gücü yüksek olsa en iyi baskıları alsak.
Kitapla alakası yok ama gecen gün Fallout hayranları için oyun firması özel sürüm hazırlamış. Kendim için değil ama yakın bir arkadaşıma güzel bir doğum günü hediyesi olabilirdi. Fiyatta 200 dolar civarı. Kur farkı sağolsun fiyatı uçuruyor ama dolar değilde 200 tl olsaydı hiç düşünmeden alırdım.
Neyse özet olarak alamadım diye firmaya kızamam çünkü alabilen insanlar var ama ben onlardan biri degilim.


(Harun Pekdemir) #4

Elinize sağlık, güzel açıklamışsınız. Katıl(a)madığım noktalar var ama. Öncelikle kitap okumanın ihtiyaç mı yoksa lüks mü olduğuna karar vermeliyiz. Eğer ihtiyaç ise, denetlemeye tabi olmalıdır. Lüks ise olmamalıdır. Serbest piyasa tamamen denetimsiz değildir. Yayınevlerinin şanslı olduğunu düşündüğüm bir nokta var; bir kitabın yayın haklarını satın aldıklarında tekel konumuna geçmelerine rağmen kimse tekelcilikle suçlamıyor onları. Serbest piyasada fiyatları dengeleyici unsurlardan olan rekabet ortadan kalktığında 60-80TL fiyat bandında karton kapaklı kitaplar görüyoruz. Ben insanların buna özgürce ve ciddi bir şekilde tepki göstermesini diliyor ve hak görüyorum. Sahafların bile fiyatları makul değil artık Kemal Bey.
Yayınevlerinin para kazanmaya çalışmalarında sıkıntı yok elbette,ama art niyet aramamak da giderek zorlaşmaya başladı tarafımca.
Amacım size yüklenmek değil. Ama madalyonun diğer yüzüne de bakmak lazım diye düşünüyorum.


(Emre ) #5

Yavaş yavaş Fransa olayları bize doğru gelirse büyük bir değişim ülkenin her alanında başlar diye düşünüyorum. Biz şuan sadece kitapları düşünüyoruz bu forumda olduğumuz için ama konuşacak milyonlarca konu var. Tek eksik olduğumuz nokta kitapların ki olsaydı keşke.