Sesli Kitaplar

Müzik hariç birebir aynıyız, müzik dinlemeyi severim ama ne dinlediğimi asla bilmem :joy:

1 Beğeni

Vallahi arkadaşlar ben ders çalışırken bile aynı anda iki ders çalışırdım. Tarih dinlerken matematik çözüyor, kafamdan da coğrafya tekrar ediyordum. :joy: Benim için tek iş yapmak imkansız.

@isos81 dram beni çok yoruyor. Direkt depresyona giriyorum. Polisiye çok sevmiyorum. Hep aynı şeyi anlatıyor bir yerde. Belki de ilgimi çekmediği içindir. Eskiden çok okurdum. Sanırım bir yerde sıtkım sıyrıldı. Arsen Lüpen bile beni bayıyor şu an.

Ahmet Ümit hakkında ne desem yalan olur. Hiç okumadım. Hangi tür yazıyor bilmiyorum ama yine dediğim gibi önceliğim elimde kitabının olması. Ben Türk yazarlar konusunda çok zayıfım. Okuyamıyorum. Deneme yanılma yoluyla ilerliyorum. Kitabı alıyor okumaya çalışıyorum ve gitmeyince bırakıyorum kenara. Çocukluktan gelen bir travmanın etkileri sanırım. Reşat Nuri görünce koşarak uzaklaşırım mesela. 10 yaşında öğretmenimin psikolojik ve fiziki şiddet göstererek okutmaya çalıştığı bir dönemden sağ çıktım. Üstelik kendisi de bunu diyordu: Çocuk psikolojisi biliyorum, ya dediğimi yaparsınız ya da hepinizin rüyasına girer kabusunuz olurum. Sınavlarda topuklu ayakkabı giyer ve aynı anda “Bilerek böyle giyinirim sınavlarda ki tak tak sesi başarısız olmanızı sağlasın.” derdi. Bu benim en büyük zevkim derdi. :joy:

O zaman Günday’dan uzak durman lazım. :slight_smile:

Aslında polisiye kitapları dinlemek çok zor oluyor çünkü konsantrasyon istiyor. Ahmet Ümit ise polisiyeyi genelde araç olarak kullanıyor. Ya tarih anlatıyor ya da sosyoloji. O yüzden çok sevdim. Beyoğlu’nun En Güzel Abisi ise dinlerken sanki bana bir arkadaşla sohbet ediyoruz da, bana kendi geçmişini anlatıyor gibi hissettirmişti. Bir dene istersen.

1 Beğeni

Birkaç ay sonra aldığımda bir bakarım. Bu süreçte eğer mağazaya yolum düşerse önce bir göz atarım. Bana göre polisiye eserler çekirdek çitlemek gibi. Senin aksine ben polisiyeyi genelde keşmekeşli dönemde okurum çünkü takip etmek daha kolaydır. :joy:

Hakan Günday dram yazarıymış gerçekten ve ben biraz fazla duyarlı insanım bazı şeylere. Üzülmek de bir yana öfkeleniyorum ben. Uzak duruyorum bu yüzden. Kurgu diye bakılsa da aslında düpedüz gerçekler anlatılıyor. Bu sefer de ben düzene karşı kabarıyorum. Aşırı sinirli oluyorum ama bir noktada ben faydalı da buluyorum. Hayata pembe gözlüklerle bakan ve ne olduğundan haberi olmayan tırnağı kırılsa ülke meselesi yapanların bu kitapları okuyarak örselenmesi gerekiyor bana göre. Savaş ve soykırım kitapları beni çıldırtıyor mesela.

Psikolojik yönü yüksek olan polisiyeler daha çok dikkatimi çekiyor.

1 Beğeni

Kesinlikle. Günday zaten her zaman gerçeklerden beslendiğini, anlattığı şeylerin kurgu olmadığını, akşam ana haber bültenlerini izleyebilenlerin, kitaplarını da okuyabileceğini söylüyor.

Ben çok etkinlenmiştim yazdıklarından. Sadece konu olarak değil, yazım tarzı olarak da bence dahi bir adam. Hele Azil kitabında 5 ayrı kitap olarak yazılabilecek fikirleri tek kitaba harcamış resmen. :slight_smile:

1 Beğeni

Akşam haber bülteni de izleyemiyorum ben çünkü yine öfkeleniyorum. Televizyonla kavga ediyorum. Hele işkence, cinayet, hayvan katli, çocuk istismarı, kadına şiddet filan çıkınca sofradan kalkıyorum. Ondan sonra bir buçuk saat eşime nutuk atıyorum. Adamın içi şişiyor. Bunun dışında da zaten kamera tutkunu beyefendi var. Size de “Hey!” şuna da “Vuey!” ötekine de “Höyt!” diyen biri sürekli. Bazı şeylere tahammülüm kalmadı gerçekten. Ekonomi haberleri filan bakıyorum.

2 Beğeni

Resmen bir mesajla ölüyü dirilttim. Storytel’e baktım, İthaki BK kitapları varmış. Biraz daha dinlemeyi deneyeceğim

Öyküler sesleniyor. Çok iyiymiş.

Opera Anlık Görüntü_2022-12-22_030721_www.youtube.com

Projenin birinci seti, 1860 – 1952 yılları arasında doğan 100 yazarımız ve onların birer öyküsünden oluşuyor. 100 yazarımızın 100 öyküsü, toplam 20 CD’de bir araya getirildi. Öykücülüğün Türkiye’deki gelişim çizgisini belgeleyen ve öykü edebiyatımızı ulaşabildiğimiz en geniş kitleyle buluşturmayı hedefleyen bu işitsel CD arşivi, seslerine ve yorum güçlerine yürekten inandığımız değerli tiyatro sanatçılarımızın katkılarıyla hazırlandı. Titiz bir dramaturji çalışmasıyla ve bestelenen özgün müziklerle zenginleşti. Öyküler ‘Ses’leniyor seti hazırlanırken, seçilmiş öykülerin yapılarını, onları yaratan ustaların kalemlerindeki tadı bozmamaya ve metne hiçbir şekilde müdahale etmemeye büyük özen gösterildi.

https://www.youtube.com/playlist?list=PLmxwoWEOCbQtzW_K1KqeEUKh_E_oYScTZ

1952 sonrasında doğan 100 yazarımızın 100 öyküsünden oluşan 22 CD’lik bir set. Sesli Edebiyat Öyküler ‘SES’ leniyor’un birinci setinde olduğu gibi, yine her yazarımızdan bir öykü seslendirildi ve her öykü için özgün müzikler hazırlandı.

https://www.youtube.com/playlist?list=PLmxwoWEOCbQuL1I2jwcw8MgbnjOYlnQK4

Hikaye zaten çok güzel, müzikler ve Müşfik Kenter ile daha da güzel olmuş.

2 Beğeni

Bir sesli kitap dinledim ve hayatım değişti. Evet uzun yıllardır kitap okumayı sevmeyen ve gerekli odağı kafamda toplayamayan biriydim. Ara ara çok güzel kitapların ilk 30 40 sayfasını okurdum ve çok eğlenceli vakit geçirirdim. Ama ertesi gün o kitaba devam etmek istediğimde kafamın hep başka yerlere gittiğine şahit olurdum. Her yeni kitabın 2.gününde üç beş sayfa okuduktan sonra kendimi frekansı olmayan bir radyo dinler gibi hissederdim. Ve ardından geçen aylar mevsimler.
Bu süreçte bir sürü diziler filmler izlendi ve yeni bir kurguya yeni bir anlatıya kolay bağlanılmayan bir günde bir sesli kitaba şans verdim.
Evet bu deneyimim sanki bir film karakteri olmak, sanki o filmi sinemeda en önde izlemek gibi bir şeydi. Gerçekten çok haz aldığım bir kaç gecesaatdi.
Ve okuduğum her kitaptan daha çok anladım bu sesli kitabı.

Ama unutmamalıyız ki çevre faktörü yine her şey de olduğu gibi bu hizmette de karşımıza çıkıyor. Telefona bakmak, bir şeylerle uğraşmak seni hemen o ses dünyasından çıkarıyor. Arka planda kalan televizyon tartışmalarından farkı kalmıyordu.
Her şeyin ötesinde bu sesli kitapların her kitaba çıkmasını istiyorum. Çünkü bu dünyada sadece biz yoktuk. Görme engelli insanların da olduğunu unutmamalıydık.
Evet şimdi de bir isteğim olan bir şeye değineceğim. Yazarların nasıl çeviri ekibi varsa bir de seslendirme ekibi olmalı.

1 Beğeni

Sesli kitap olarak değerlendirebilir miyiz bilemedim ama en yakın konu burası gibi geldi. 2-3 gün önce TV de boş boş zapping yaparken TRT2 de Anlatı isminde bir programa denk geldim. Bu programda Hakan Gerçek’in sesi ile bazı öykülerin seslendirmesini yapmışlar, arka planda bir görsel ve ses sanatçıları da mevcut. Hoşuma gitti ama programın yarısından daldığım için devam etmedim.

Benim denk geldiğim programda Füruzan’ın Parasız Yatılı öyküsü seslendiriliyordu ( ki alıp okumadım :grinning_face_with_smiling_eyes: ). Bir kumcu abi vardı valla kum ile öyle görseller yapıyordu ki kitap okunurken, helal olsun :grinning_face_with_smiling_eyes: . Bir de klarnetçi bir abla vardır alttan alttan güzel bir fon müziği yaratıyordu. Biraz önce tekrar aklıma geldi program, nette bakınayım bulayım da ileride dinlerim dedim. Meğer TRT2 Youtube’a da koymuş. Bulmuşken sizle de paylaşayım;

https://youtube.com/playlist?list=PL0gMcF5aNgrOntFESdYTr3OsRfULflE1A&si=UBk2sTi3FXK5qmQf

Bölümler 10-20 dakika aralığında hep, sanırım hepsi öykü o nedenle. Geçen sene yüklemişler tüm bölümleri, devamı gelir mi bilemedim o yüzden. Ama ekranlarda görmeye alışık olmadığım kalitede bir şeye benziyor. Bir ara boşlukta bakarım diye düşünüyorum.

1 Beğeni