Sen yorulurken ben sustum.
Yangınını gördükçe, susmaktan utandım.
Omuzlarında ki yükle
Kalem bile kıyamadı yazmaya seni
Gözlerinde hiç anlatamadığın yorgunluk
Geceleri içime çöken bir örtüydü
Bir nehir gibi aktıda kimse görmedi seni
Yanıldın belkide
Sen dağ gibi dururken,
Ben dalların titreyeşine bakıyordum gizli gizli
Gönlünü kimse sormadı biliyorum
Fedekarlığını aptallık olarak,
Bazen yetersizlik olur gördüler.
Ama senin kırık kalbinden akan, gözyaşlarını görmediler.
Ne zaman iyiyim dedim
Desen bile içinden
Kırık dökük masalar devriliyordu.
Sen herkese yetmeye çalışırken,
Kendine eksiliyordun adım adım
Ne zaman elimi uzatmak istesem
Bende yanıyordum seninle
Sanki paramparça olan kalbin elimde kalıyordu
Bazen diyorum,
Keşke kelimelerime eller eklenip,
Alsa o yükü omuzlarından.
Yinede seninle yanmak
Senin çileyle örülmüş ellerini
Başıma taç yapmak isterim.
Ölüme yürüyorsam gülmeden,
Sana bir gül olmak isterdim.
Seni anlamak için yaşamak,
Seni susturmamak için
Göğe fısıldamak isterdim.