En sevdiğim sahnelerden birisi, 1996 yılı yapımı “From Dusk Till Dawn” (Gün Batımından Şafağa) adlı filmdeki bu sahnedir.
Robert Rodriguez’in yönetmenliğini üstlendiği, Quentin Tarantino’nun hem senaryosunu yazıp hem de rol aldığı bir film bu.
George Clooney, bana göre bu sahnede harika oyunculuk sergilemiş. Sahnenin Türkçe dublajlı halini bulamadım, bulsaydım onu koyacaktım. Ama zaten belki de en doğrusu, bu sahneyi orijinal dilinde seyretmektir:
Animasyon deyip geçmemek lazım, WALL·E gerçekten de çok güzel bir yapım. Filmde çok zekice hazırlanmış bir sahne var. İzleyenler hatırlar, WALL·E adlı çöp toplayıcı robot, EVE’i ilk gördüğünde aşık olur. Onu tanıma aşamasındayken, bir ara ne olduysa EVE birden kilitlenir kalır, kendini kapatır. Duruma anlam veremeyen WALL·E de, EVE’i tekrar hayata döndürmek için umutsuzca çabalamaya başlar. İşte o sahne:
Hannibal Lecter kaçıyor… Sinema tarihinin en ünlü sahnelerinden biri. 2:24’te kelepçeyi gardiyana taktığı andaki gerilim müthiş.
1991 yapımı Kuzuların Sessizliği, 7 dalda Oscar ödülüne aday olup, 5 dalda bu ödülü kazanmıştır. Anthony Hopkins, bu filmdeki toplam 16 dakikalık performansıyla en iyi erkek oyuncu Oscar’ını kazandı. Bu süre, bir başrol oyuncusunun bir filmde gözüktüğü en kısa süredir.
Sahne sonunda filmdeki düşük profilli iki karakterle beraber, bizde onların yaptığı avantajlı anlaşmalara seviniriz fakat yaşça büyük ve bilge olan karakter sevincin bedelini iki karakterle izleyicinin yüzüne çarpar. İleride de mutlu olacaklarsa binlerce kişi mutsuz olacaktır hatta binlercesi de ölecektir. Videoda olmayan sahne devamında da dramatik bir müzikte ağır çekim sahneler mevcut, bu kısımların yarattığı ürkütme, korku filmlerinin geçici yapay korkusundan daha ağır etki bırakıyor bence.