Şiir Dünyası

"Geçti içimizden biri koca denizi
gide gide buldu bir yeni kara
bir sürü insan koştu ardından
orda büyük şehirler kurdular
alınteri ve akılla
ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza

bir makine icat etti içimizden biri
buhar çevirdi tekerleği onunla
fabrikalar türedi ardından bir sürü
başladı insanlar fabrikaları çalıştırmaya
ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza

düşündü taşındı içimizden birçoğu
güneşin ekseninde dönmesi üstüne dünyanın
bir sürü insan kafa yordu
insan yüreği, evrenin yasaları üstüne
havanın bileşimi, denizin balıkları üstüne
kafa yordu bir sürü insan
bulundular önemli keşiflerde
ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza

tersine, günden güne arttı şehirlerde yoksulluk
yıllardır kimse bilmez, kimse
insanın hali nice
sürünür yerlerde sizin gibi biri
siz yukarlarda uçtukça
kalmamış hiçbir yanı insana benzer
peki, insan insana yardımcı değil mi
ne gezer…"

Yardım etmek ya da zor kullanmak, Bertolth Brecht

3 Beğeni

Bir şey kaldı gecelerden birinde

Senden.

Öncesinde bilinmemiş bir şey,

Silinmez bir ses gibi giden…

Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde,

Bir şey kaldı senden ,

Yaşamalar’ın arasında kaçamaklı.

Veriliş rengi başka, alınış rengi başka…

Söylemeye vakit kalmadan …

[Özdemir Asaf]

5 Beğeni

"Şu birkaç şey kişiye zarar
Bunu bilen insan kendini kollar

Bunlardan biri bu dil ylanı
Bir başkası da sözün kayganı

Üçüncüsü içkiyi sevmektir
Yaşamla ilgiyi kesmektir

Bir başkası da inatçı olmaktır
İnatçı tavırla sevinçsiz kalmaktır

Kabalık ne istenmez şeydir
Böylesi insanın evini dumana boğar

Öfkelidir, dilini tutamaz diğeri
incitir insanı açınca dilini

Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig kitabından (T.İ.Bankası, Hasan Ali Yücel Klasikleri)
337-342 beyitler…

1 Beğeni

3 Beğeni

Salıyorum nefesimi ormana doğru
Topuklarımda kavuşma arzusunun acıları
Göğsümün ortasında bir delik
Doğuruyorum gecenin kuzgununu
İç çekişlerine geliyorum
Kara gözyaşlarının annesi
Tanrıların tanrıçası
Ateşini giydir cansız bedenlerimize
Bize kanınla can ver yeniden
Dirilelim tutkularımızın damlacıklarında
İç çekişlerin annesi
Döngünün gelini
Salıyorum nefesimi ormana doğru
Cehennemine cennetimi getiriyorum.

Yeşim Teke

4 Beğeni

Şen günler bir kırlangıç
Gibi vuruyor kanat.
Kurulmamış bir saat.
Birinde rüya tadı;
Biri kan içen cadı.
İkisinin de adı:
Ömürden bir gün…heyhat!‘’

[Enis Behiç Koryürek]

2 Beğeni

LİLİ MARLEN
Akşam olur mektuplar hasretlik söyler
Zagrep radyosunda Lili Marlen türküsü
Siperden sipere ateş tokuşturanlar
Karanlıkta dem çeken ishak kuşu
Bu civarlarda benim bir cennet mekanım olacak
Aslan sıfatlı Johnny hisar boylu silahşör
Arkasında Mısır El Kahire
Ehramlar, cana can katan Nil, cüzamlı dilenci, trahomlu insan
Sağında mavi gözlü dilber Akdeniz
Solunda çöl ve balta girmemiş orman
Biz dünyalılar yemin içtik, imanımız var
Hürriyet için hürriyet aşkına
Savulacak dönem, savulacak düşman
Dehrin cefasını çektik, sefasını süreceğiz
Biz Sudanlılar kıbleye karşı namaza duranlar
Aragon’dan bıçak gibi çekilmiş yedi mısra
Sidney’den bir muhalif rüzgar
Akşam olur mektuplar hasretlik söyler
Zagrep radyosunda Lili Marlen türküsü
Dost ağlar karanfilim dost ağlar
Marş söylemeden ölmek bize yakışmaz
Ve biz yine yıldızlara bakarız
Ve yine yıldızlar bize bakar
Duadır güneş baht olasın civan oğlum
Hürriyet için dipçik tutan el dert görmesin

Atilla İlhan

5 Beğeni

Umduğun inceliğe inmiyorsa söz
Çekil suskunluğun tüneklerine
Ucuz etme anlamı.
Böyle zamanlarda insan
Çokluk yalnız kalmalı.

Sevgisiz seslerde çevren çiğ
Uysan uzaklaşırsın kendi özünden
Dirensen günün karanlık
Bu yüzdendir gecelerin güzelliği
Geceler aydınlık.

[Şükrü Erbaş]

2 Beğeni





Oktay Rifat

2 Beğeni

Upuzun bir avın gümüş tilkisiyim
Irmaklar boyunca koştum karda koştum
Bıraktım kıymadım canlar azizdi
Dönüp kendimi avladım

Hazırdı çizgiler, isteyene verdi yaşam
Hazırdı, ben onu salt masalladım

Ters çingenesiyim güneşin, bir onu izledim
Yollar özlemden kanadı, adımı yansıdı dağlar
Ağacoldum yemişlerim silkelendi, hoşnudum
İçime yürüdü ayaklarım

Hallac kendim, Nesimiyim, öyle inandım ki
Tenimin dışına çıktım

Ters Çingene, Gülten Akın

2 Beğeni

Ellerime girdi ağaç
Suyu kollarıma yürüdü,
Göğsümde boy verdi ağaç -
Aşağı doğru,
Dallar dallanır benden, kollar gibi.

Ağaçsın sen,
Yosunsun sen,
Üzerinden yeller esen menekşesin.
Bir çocuksun - şu kadarcık,
Bütün bunlar umurunda mı dünyanın.

𝕰𝖟𝖗𝖆 𝕻𝖔𝖚𝖓𝖉

2 Beğeni

sessizlik diliyorum kendim için sessizlik

acının ve tükenişin meyvesi olsun

eski yazlardan kalan bir avuç toprak

gibi koksun yağmurun köklerinde

[Ayten Mutlu]

2 Beğeni

Elleri Var Özgürlüğün

Köpürerek koşuyordu atlarımız
Durgun denize doğru.

Bu uçuş, güvercindeki,
Özgürlük sevinci mi ne!

Öpüşmek yasaktı, bilir misiniz,
Düşünmek yasak,
İşgücünü savunmak yasak!

Ürünü ayırmışlar ağacından,
Tutturabildiğine,
Satıyorlar pazarda;
Emeğin dalları kırılmış, yerde.

Işık kör edicidir, diyorlar,
Özgürlük patlayıcı.
Lambamızı bozan da,
Özgürlüğe kundak sokan da onlar.
Uzandık mı patlasın istiyorlar,
Yaktık mı tutuşalım.
Mayın tarlaları var,
Karanlıkta duruyor ekmekle su.

Elleri var özgürlüğün,
Gözleri, ayakları;
Silmek için kanlı teri,
Bakmak için yarınlara,
Eşitliğe doğru giden.

Ben kafes, sen sarmaşık;
Dolan dolanabildiğin kadar!

Özgürlük sevgisi bu,
İnsan kapılmayagörsün bir kez;
Bir urba ki eskimez,
Bir düş ki gerçekten daha doğru

Yiğit sürücüleri tarihsel akışın,
İşçiler, evren kovanının arıları;
Bir kara somunun çevresinde döndükçe

Dünyamıza özgürlük getiren kardeşler.
O somunla doğrulur uykusundan akıl,
Ağarır o somunla bitmeyen gecemiz;
O güneşle bağımsızlığa erer kişi.

Bu umut özgür olmanın kapısı;
Mutlu günlere insanca aralık.
Bu sevinç mutlu günlerin ışığı;
Vurur üstümüze usulca ürkek.

Oktay RİFAT

2 Beğeni

Averaj Türklerin şiir anlayışı karşısında aklıma gelen tek şey;

Bir gün Hoca’nun oğlı aydur:
“Eller şiir söyler; ben de söyle­rin.” deyüdurur gider. Meğer karşuda, ağaç dibinde bir bınar var imiş. Hoca’nun oğlı Abdal Ali dahı anda varur.
“Fikr etdüm ağaç + Ağaç dibinde bir bınar”
Aydur:
“Eyü şiir ayıtdum.” deyüp söyledü­ği sözi gelür, anasına deyüverür.
‘Avrat dahı Hoca’ya der. Hoca dahı aydur:
"Mahalle halkın cem’ edelüm; yedürelüm, içürelüm, oğlumuz akıllu olduğı şükranesi." deyüp andan halkı cem’ ederler; yedürür­ler, içürürler. Andan ol sözi halk katında okur. Halk gülüşürler. An­dan oğlanun anası aydur:
“A kurban olayım bülbül dilüne!” der.
Hoca bu sözi işidicek aydur:
“b-k yeme; hey emc-ğini s-kdüğüm! Oğlana göz değdirirsin.” demiş.

1 Beğeni