Şiir Dünyası


#164

Senelerce senelerce evveldi
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı bileceksiniz
İsmi; Annabel Lee
Hiç birşey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekten başka beni
O çocuk ben çocuk, memleketimiz
O deniz ülkesiydi
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee
Göklerde uçan melekler
Kıskanırlardı bizi
Bir gün işte bu yüzden göze geldi
O deniz ülkesinde
Üşüdü bir rüzgarından bulutun
Güzelim Annabel Lee
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni
Mezarı oradadır şimdi
O deniz ülkesinde
Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskanırdı bizi
Evet! Bu yüzden ‘Şahidimdir herkes ve deniz ülkesi’
Bir gece rüzgarından bulutun
Üşüdü gitti Annabel Lee
Sevdadan yana kim olursa olsun
Yaşca başca ileri
Geçemezlerdi bizi
Ne yedi kat göklerdeki melekler
Ne deniz dibi cinleri
Hiç biri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee
Ay gelir ışır, hayalin erişir
Güzelim Annabel Lee
Orda gecelerim uzanır beklerim
Sevgilim sevgilim hayatım gelinim
O azgın sahildeki
Yattığın yerde seni…

Edgar Allan Poe


#165


Ahmet Erhan


#166

Mehmet Akif Ersoy diye hatırlıyorum :slight_smile:


#167

Ben bir küçük kızım, ben bir deli kızım
Siz beni ne anlarsınız… siz…

/Sezai Karakoç


(Mustafa Güngören) #168

Şimdi açsam pencereyi beklesem
Sen gelsen
Olmaz ya hani geliversen
Hiçbir şey sormasan
Hiçbir şey söylemesen
Sussam
Sussan
Sussak.
Susuşların anlattığını dinlesek
Sırt sırta otursak
Katılasıya ağlasak
Sormasak birbirimize sebebini
Sarılsam
Sarılsan
Sarılsak.
Ve yine hiçbir şey konuşmasak
Ama anlasak
Ne vardı sahi
Olmaz ya
Hayal ya
Hani diyorum olsa ne vardı.
Cemal Süreya


#169

Refik Durbaş


(Pilav Ye, Kadınlara İnan) #170

ARAMIZDA

Yaşardın romanların içinde.
O insanlarla omuz omuza.
Gece yarısı atlardınız trenden.
Sabah başka şehirde.

Ellerini verirdin kimine,
Elbiselerini giyerdin kiminin.
Geçerdiniz aynı sokaktan,
Bölüşürdünüz aynı ekmeği.

Yaşadın mı kimbilir?
Bir şenlik gecesi başın havada.
Anlamayacaksın gerçekten öldüğünü.
Belki öldün bir romanda.

Nahit Ulvi AKGÜN


#171

Behçet Necatigil


#172

Turgut Uyar


#173

Ahmed Arif


#174

Hiçbir şey değişmeyecek o gün
Göçüvereceksin bu insan kalabalığından
Gelmemiş gibi olacaksın dünyaya
Sanki bu odada sen oturmadın
Sen giymedin bu elbiseyi
Ağlamadın
Gülmedin
Yemedin bu ağacın meyvasını
Bütün maceran
Bir varmış
Bir yokmuş

Nahit Ulvi Akgün


#175

Kardeşlerim
bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben Asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben Afrikalıyım
ağaçlar kendi dibine gölge vermez benim orda
sizin ordakiler gibi tıpkı
benim orda arslanın ağzındadır ekmek
ejderler yatar başında çeşmelerin
ve ölünür benim orda ellisine basılmadan
sizin ordaki gibi tıpkı
bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben Asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben Afrikalıyım
okuyup yazma bilmez yüzde sekseni benimkilerin
şiirler gezer ağızdan ağıza türküleşerek
şiirler bayraklaşabilir benim orda
sizin ordaki gibi
kardeşlerim
sıska öküzün yanına koşulup şiirlerimiz
toprağı sürebilmeli
pirinç tarlalarında bataklığa girebilmeli
dizlerine kadar
bütün soruları sorabilmeli
bütün ışıkları derebilmeli
yol başlarında durabilmeli
kilometre taşları gibi şiirlerimiz
yaklaşan düşmanı herkesten önce görebilmeli
cengelde tamtamlara vurabilmeli
ve yeryüzünde tek esir yurt tek esir insan
gökyüzünde atomlu tek bulut kalmayıncaya kadar
malı mülkü aklı fikri canı neyi varsa verebilmeli
büyük hürriyete şiirlerimiz

Nazım Hikmet Ran


#176

Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra,
Büyülü, mavi, derin ve ışıl ışıl yanan
Bambaşka denizlere, bambaşka semalara,
Şu kahrolası şehrin simsiyah havasından?
Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra?

Charles Baudelaire


(yunusemre) #177


(Cemalettin Sipahioğlu) #178

Cimmeria

Hatırlarım,
Kasvetli tepe yamaçlarını gizleyen kara ormanları
Gri bulutlardan ebedi kurşuni gök kubbeyi,
Çıt çıkarmadan akan karanlık dereleri,
Ve geçitlerde fısıldayan kimsesiz yelleri,

Hayaller hayalleri izler, tepeler tepeleri
Küskün ağaçlarla kaplıdır kıraç memleketimiz,
Her yamacın ardından uzanır bir ötekisi.
Bu yüzden yalçın bir tepeye tırmandığında biri,
Baksa da görmez sonsuz bir hayal dışında bir şey,
Yamacın ötesi yamaç, hepsi sorguçlu biraderler gibi

Kasvetli bir ülke burası görünüşe göre,
Yel, bulut ve güneşten sakına düşleri barındıran
Yapayalnız yellerde tıkırdayan kuru dalları,
Ve hepsini kuşatan ürkütücü ormanlarla.
Aydınlanmaz insanların cüce gölgeleri,
Nadiren açan güneş tarafından bile.
Buraya derler Cimmeria, karanlık ve derin gece ülkesi

Öyle uzun zaman geçti, öyle uzakta
Ki adını unuttum çoğu tanıdığın,
Balta ve taş uçlu mızrak sanki rüya,
Avlar ve savaşlarsa birer gölge.
Hatırlarım sadece o kasvetli ülkenin ıssızlığını
Tepelerin üstüne ebediyen yığılan bulutları,
Ebedi ormanların alacakaranlığını,
Karanlık ve gecenin ülkesi Cimmeria’yı

Ey benim karanlık tepelerde doğan ruhum,
Bulut, rüzgar ve güneşten sakınan hayaletler,
Kaç ölüm gerekir artık çekip gitmek için
Alacakaranlıkta hayalet gibi beni saran bu mirasın?
Aradım yüreğimi ve buldum
Karanlık ve gecenin ülkesi Cimmeria’yı

Robert Elvin Howard (Conan, Gece Kitaplığı, Çevirmen; Hüseyin Aksakal)


#179

Enver Gökçe


#180


Edip Cansever


(Mustafa Güngören) #181

Eskisi Kadar Özlemiyorum Seni
Eskisi kadar özlemiyorum seni,
Ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda…
Adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor…
Yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
Biraz yorgunum…
Biraz kırgın…
Biraz da kirletti sensizlik beni!
Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
“İyiyimler” yamaladım dilime.
Tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
Hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni…
Gel diye beklemiyorum artık,
Hatta istemiyorum gelmeni…
Nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
Arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
Benim derdim yeter bana banane!
Alıştım mı yokluğuna?
Vaz mı geçiyorum, varlığından?
Tedirginim aslında,
Ya başkasını seversem?
İnan o zaman seni hayatım boyunca affetmem…

Özdemir Asaf


#182

İstersen hiç başlamasın,
Bu hikaye eksik kalsın.
Onca yaraların ardından,
Yeni bir aşk yaratamazsın.
Örselenmiş bir çocukluk,
İşte benim bütün hikayem.
Kaç sevda geçse de yüreğimden,
Bu yıkıntıları onaramazsın.
İstersen hiç başlamasın,
Geç kalmışız birbirimize,
Yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl,
Dönemeyiz artık ilk gençliğimize.
İstersen hiç başlamasın,
Söz verelim kendimize.

Murathan Mungan


#183

Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez.

Oscar Wilde