Tanrı Çocuk

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/tanri-cocuk-gokay-yildiz/



Bir masalla affedilir, bir masalla silinir ve her şey yeri geldiğinde bir masalla düzelir. Bir masalla yaratılır ve bir başka masalla yok edilir. Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde Develer tellal iken, pireler berber iken, Ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken Ormanın en derinlerinde küçük bir kız yaşarmış. Beyaz bir… (DEVAMI…)

Hikayenin odak noktası biraz sağa sola savrulmuş. Cümlelerin sonuna eklenen kelime ya da söz öbekleri, hikayenin akışkanlığının önündeki en büyük engeller bana göre.

Küçük kız ilginç birisiymiş, kendi kelimeleriyle inşa ettiği binbir farklı dünyası varmış, hepsinin ateşten geldiğine inanırmış ve içinde yaşadığı dünyadansa kendi kelimelerini hep tercih edermiş.

Bence ilk günahı burada işlemişsiniz. :slight_smile: İlginç etiketini kıza hemen yapıştırmak, anlatıcıyı fazla aceleci, her şeyi bilen ve kestirme anlatımları tercih eden biri olarak gösterebilir. Devam eden üç cümlede kızla ilgili bir şeylerin pek de sıradan olmadığı göze çarptığı için bunun baştan, yüksek sesle okuyucuya fısıldamak, tercih ettiğimiz bir anlatım olmamalı. Bırakalım, okuyucu kendi sonuçlarını kendi çıkarsın. Diğer yandan illa, böyle bir girizgah yapmak istiyorsak da cümlenin ucuna bir şeyler eklemek, okuyucunun metinle yaptığı flörtü güçlendirir. “Daha önce rastlamadığınız türden … varmış.” gibi bir metin olabilir.

Dışardıdaki uyaranlara karşı oldukça kapalıymış, hatta kendi adını bile bilmezmiş doğru düzgün.

Burada, teknik bir terimi andıran “uyaran” yerine, masal yapısına uyan daha farklı bir kelime seçilebilir. Doğru düzgün ifadesi; kusursuz, yanlışsız gibi anlamlara geldiği için eylemleri nitelemek için daha uygundur. Adını bilmemek gibi bir duruma pek uygun bir niteleme değil. Adını bilmemeyi, hatırlamamak fiiliyle yer değiştirebilirsiniz.

Küçük kız etrafında gördüğü bu şeylere aşıkmış ilk gördüğünden beri.

Görmek fiilini yinelemek yerine bir defa kullanmak bu cümle için yeterli olacaktır. “Küçük kız, bu şeylere gördüğünden beri aşıkmış.” benzeri bir cümle olabilir.

Olaylar hızlı değişiyor ve baş karakterimizin yaptığı eylemlerin köken aldığı kaynaklar bize tam olarak yansıtılmamış. Bazı şeyler bir anda ve neredeyse sebepsiz yere meydana geliyor. Bu da okuyucuyu, ortaklıktan, dış kapının mandalı statüsüne indirme tehlikesi taşıdığından, kaçınılması gereken bir yöntem. Okuyucu, bir kere metne ortak edilmişse, bu ortaklık her koşulda sürmeli.

Öncelikle detaylı yorumunuz için çok teşekkürler, yorum almak beni her zaman çok mutlu ediyor.
Eleştirilerinize üzülerek katılıyorum, fazla sabırsızca yazılmış bir öyküydü -masaldı-. Oldukça kısa bir sürede yazmak zorunda kaldım, tabi ki bu bir bahane olamaz ama yazım şeklimi çok etkiledi, bazı olayları anlatmayı unuttum mesela :frowning:
Ama bu masal değer verdiğim birini kazanmak için gösterdiğim çabaydı, bu yüzden göndermemezlik yapamadım.
Umarım sonraki öykülerim hoşunuza gider, eleştirilerinizi tekrar okumayı isterim.
Sağlıkla kalın :leaves: