Ters Düz Bir Peri Masalı

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/ters-duz-bir-peri-masali/



Gözüne giren gün ışığının etkisiyle yatağında doğruldu. Diyara doğan güneş, penceresinden yatağına vuruyor ve uyanan kuşların sesleri kulağına geliyordu. Doğanın müzikleri doğan güneşle yükselirken kulağına gelen bu sesler bugün onda hiçbir his uyandırmadı. Zaten bu peri diyarında sıradan günlerden biriydi. Ve bin bir renkle doğan güneşe, sonsuz güzel müziklere ve kuşların şarkılarına rağmen çok ama… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Yazıda çok miktarda ifade ve özne yinelemesi olduğunu düşünüyorum. Açıklayıcı anlatım tekniğini benimsemişsiniz bu öyküde. Bunun, öyküye tam olarak oturmadığı fikrindeyim. Bir kere de olsa sadeleştirip tekrar yazmayı denemeniz yerinde olabilir.

gün ışığının

Diyara doğan güneş

Doğanın müzikleri doğan güneşle

Ve bin bir renkle doğan güneşe

Art arda gelen cümlelerde aynı anlama gelen aynı veya benzer söz öbeklerinin olmasındansa farklı ifadelerin seçilmesinin, anlatımı daha etkili kılacağı kanaatindeyim.

Kulağına çalınacak en iyi uyanma müziği eğer taşradaysa bir horoz sesi; şehirdeyse araçların motor gürültüsü olabilirdi.

Bu cümlede bence, kulağı tersten tutarak cümlenin ayağını biraz kaydırmış olabilirsiniz. :slight_smile: Bu gibi durumlarda cümleyi bölmek ve yeniden yazmak, bize istediğimiz sonucu verir. Sadece örneklemek için yazıyorum. Doğrusu, katiyetle budur anlamı çıkmasın. “Taşrada olmuş olsaydı horoz sesi kulağına çalışacak en iyi uyanma müziği olurdu. Şehirde ise araçların motor gürültüsünden başka bir şey duymazdı.” Siz eminim daha iyi örnekler bulursunuz.

Uyanan insanların adımlarının uğultusunu

Eğer söz konusu insanlar uyurgezer değil ise, uyuyan insanların adımları olamayacağından burada bir anlatım bozukluğu olduğunu düşünebiliriz. Sadece “İnsan adımlarının uğultusu” yazmamız daha iyi olabilir.

İnsanların dünyası inşası bitmemiş bir bina gibidir peri diyarına göre.

Önceki cümlelerde hali hazırda bir karşılaştırma yapmakta olduğunuzdan dolayı buradaki son kısma gerek yok. “…bina gibidir.” yeterli.

Peri diyarı, insan dünyasının bu bitmemişliğinden hiç hoşlanmaz. Ama yardım etmeyi de görev bilir bu dünyaya yüzyıllardır.

Periler ya da peri diyarındakiler olmalı. Cümlelerinize bağlaçlarla başlamamanız gerekiyor. Ya öndeki cümle ile birleştirin ya da ayrı bir cümle inşa edin.

Kilim motifleri konusunda periler ilham verir insanlara mesela. Güzel yemeklerin tarifleri de perilerin fısıldamasından çıkar hep.

Paragrafın başında, dümeni eline alanlar periler. Bunu hali hazırda biliyor olduğumuzdan ötürü bunu tekrar vurgulamanızın, anlatımda şişkinliğe yol açtığını düşünüyorum. “Kilim motifleri konusunda ilham verirler.”

Öykünüzün teması, “The Good Place” dizisinin final bölümünde, sonsuz mutluluğun yol açtığı “kötü” şeylere yapılan gönderme ile benzeşiyor. İlgili diziyi izleme şansınız oldu mu bilmiyorum. :slight_smile: Final paragraflarınızı daha incelikli işleyebilirsiniz.

Anlatmaya çalıştıklarımı örneklemek adına yazınızdan alıntılar yaptım. Metnin kalan kısmını, acımasız eleştirmen gözlüğünü takarak incelemenizin daha iyi bir metin ortaya çıkartacağını düşünüyorum.

Gelecek şeçkilerde görüşmek üzere.

1 Beğeni

Detaylı eleştiriniz için teşekkür ederim. Açıklayıcı anlatım tekniği öyküyü yavaşlattı, farkındaydım. Öyküyü gönderirken de çok arada kalmıştım bu teknikten dolayı. “The Good Place” dizisini bilmiyorum ama finalde aceleci davrandım evet, bu ara zamanla yarışıyorum, ödevlerden dolayı. Katkılarınız benim için değerli, dikkate alacağım. :+1: :+1:

Merhaba @doktorant,

Gayet iyi bir düşünce ile yazılmış, tanımlardan finale geçen bir öyküydü. Anlattığı şey güzeldi.

Yazımda, bir iki fazla tekrar biraz tempoyu bozuyor. Çok olmamakla birlikte fiil kipleri arasında bazı uyumsuzluklar da öyle. Genel olarak çok rahatsız etmiyor ama aşağıdaki paragrafta çok üst üste kip değişikliği olmuş.

Oysa insan dünyasında emeksiz yemek olmaz. İnsanın gayesi olmazsa hayat döngüsünde kaybolur. Önce kalbi körleşir sonra zihni. Onun insanlarda en sevdiği şey, üretmelerine tanık olmak mesela. Resim yaparken izler onları, dans ederken, şiir ve hikâye yazarken. Laboratuvarda gözler birde insanları; fabrikalarda ve bilgisayar başında ofislerde… Onlara hiçbir şey fısıldamaya gerek kalmadan üretirler işte. İlham için perilere ihtiyaç duymayan bir topluluk, bu insanlar. Ona kızarlar insan dünyasından bir şeyler getirince diyara. “Çöp,” derler. O buna kulak asmaz ve insanları anlamak için gazete ve dergilerini okur, ona inanılmaz gelen bu dünyaya her defasında hayran kalırdı. Bazen meşakkatli, bazen mutlu insan hayatı ona bu iniş çıkışlarıyla ilginç gelirdi. Onu etkileyen büyük ihtimal insanların bu tezatlarla yaşamak zorunda kalmaları olmuştu.

Bence klavyeye yatkın bir eliniz var. Yazdıkça daha da gelişecektir.
Gelecek seçkilerde görüşmek dileğiyle…

1 Beğeni

Çok teşekkürler, yorumunuz benim için değerli çünkü öykümdeki eksiklerin ve iyiliklerin farkına varmama yardımcı oldu. Bu da kendimi geliştirmek için güzel bir fırsat sunuyor. Diğer seçkilerde daha iyilerine inşallah. :pray:

1 Beğeni

Merhabalar. Öykünüzü konu, eleştirdiği şeyler, verdiği mesajlar anlamında beğendim. Sonuna kadar da okuttu kendini. Yukarıda genel sıkıntılardan bahsedildiğinden tekrarlama gereği duymuyorum. Ama ufak bir görüş de anlatım tarzınızı biraz daha sadeleştirmeniz. Hep geniş zamanda gidince hikayeden çok deneme gibi duruyor. Ama hikaye konusuna sahip. Bilmem anlatabildim mi? Yeni hikayelerinizde görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.

1 Beğeni

Çok teşekkür ederim yorumunuz için. Eleştirilerinizi göz önünde bulunduracağım. Sağlıklı günler dilerim.

Güzel öykü. Sanki bir Ruhsar havası sezdim ama bu peri daha sorgulayıcı ve meraklı. Aşk gibi bir motifle değil insan zihni merakiyla yola çıkıyor. Umarım peri olduğu anlaşılırsa sonu Ajin animesi gibi olmaz. Kaleminiz esinli olsun :hibiscus::hibiscus:

1 Beğeni

Merhaba, daha önce yorumlayan arkadaşların belirttiği üzere bir deneme havası sezdim ben de öyküde. İnsan dünyasının olmamışlığı üzerinden ortaya konulan felsefeyi başarıyla anlatmışsınız. Burada periyi Herman Hesse’nin Siddhartha kitabındaki karaktere benzettim. O da anlam arayışında mükemmel görünenleri bırakıp sıradan, sizin deyiminizle “kaba inşaat” halindeki yaşamların içerisine atıyordu kendisini. Kaleminize sağlık.

1 Beğeni

Çok teşekkürler. Animelerle aram yok ama aklımda olsun bu bilgi.

Denemelerle başım dertte. Öykülerim denemeye kayıyor, bunu çözeceğim umarım. Yorumunuz değerli, teşekkürler.

1 Beğeni