The Haunting of Hill House - Yeni Korku Fenomenimiz


Netflix, yeni korku serisi The Haunting of Hill House’u görücüye çıkardı. Shirley Jackson’ın aynı adlı romanından uyarlanan dizi 12 Ekim’de izleyici karşısına çıktı,

Kült romanın modern bir uyarlaması olan dizi, yıllar içerisinde ülke çapında hayaletli olarak nam salan bir evde büyüyen kardeşleri takip ediyor. Yıllar sonra bir trajedinin ardından yeniden bir araya gelen kardeşler, teker teker geçmişleriyle yüzleşmek zorunda kalıyorlar.

Shirley Jackson’ın romanı daha önce 1963’te Perili Ev adıyla Robert Wise, 1999’da ise yine aynı isimle bu kez Steven Spielberg’in şirketi tarafından beyazperdeye taşındı.

Kişisel yorumuma gelince şu ana kadar izlediğim açık ara en iyi korku-gerilim dizisi olduğudur. IMDb ve Rotten Tomatoes puanları da bunun göstergesi… İlk fırsatta izlemenizi tavsiye ederim.

3 Beğeni

Daha önce kitap hakkında gelmiş geçmiş en iyi korku romanlarından biri açıklamasını yapan Stephen King dizi ile ilgili tweet attı.
Tweetin Türkçe çevirisi; Mike Flanagan tarafından yeniden çekilen The Haunting of Hill House, Genellikle bu tür bir yeni düzenlemeleri ciddiye almam fakat bu harika. neredeyse dahilik derecesinde bir yapım Sanırım Shirley Jackson da beni onaylardı ama kim bilebilir.

1 Beğeni

Netflix hesabımı tekrar aktif etmem gerekecek anlaşılan.

1 Beğeni

Korku denince kullanılan ya hayalet ya peri ya şeytan…başka bir kavram yok mu ? Yalnızca bunlardan mı korkuyoruz yani ? Cevizlibağ’da metrobüs beklemek daha korkunç bence.

1 Beğeni

O imgeler biraz daha derin korkuların temsili. Hayalet, yaşam ile ölüm ötesi arasında kalma dehşeti. Peri, bilinmeyen korkusu. Şeytan/İblis, yaşarken de öldükten sonra da azap çekme, günah işlemenin yarattığı şüphe gibi korkular. Bizim kültürdeki cin kavramı da bu korkulardan birini veya hepsini birden içerebilir.

Diğer imgeler de bunlar gibi ölüm ve/veya sonsuz azap fikrinden türetilmiş gerilim, şüphe ve/veya korku yaratan figür ve temalar işte.

Bu gibi imgeler doğru işlenebildiklerinde ürkütücü olabiliyor. İşlenemeyince gülünç ve sıkıcı. İyi korkuların grçekten iyi, kötü korkularınsa cidden feci olmasını, teoride temel ve basit gelen korkuların, iş anlatmaya gelince o kadar basit olmamasına yorulabilir.

3 Beğeni

Şeytan kavramını genelde yıkıcı bir güç olarak tasvir ediyorlar ve bu çok sıkıcı geliyor.

Netflix’in aldığı her kuruş helal hoş olsun.
Bizim şifreli yayıncı kuruluşlar gibi 3. sınıf televizyon sinemasıyla dünyanın parasını talep etmiyorlar.

İzlediğim en iyi dizi olabilir. Ben korku filmi, dizisi izlemem normalde ama bu dizi sadece korku değil. Hele sizi salak yerine koyan korkularla alakası yok. Kurgusu, hikayeleri, işlenişi müthiş. Üzerine konuşmak için sabırsızlanıyorum, herkese söylemek istiyorum.

Açıp izleyin.

Kaliteli bir iş olmuş. Prodüksiyonu çok iyi. Her bölüm farklı bir karakter üzerinden gitmesi gizem unsurunu canlı tutmuş. Drama ve korkuyu harmanlaması Hereditary’i andırıyor. Onun kadar başarılı diyebileceğim bölümler var. 5. ve 6. bölüm çok yaratıcı. Fakat sonrası büyük hayal kırıklığı oldu benim için. Beklentiniz ve merakınız o kadar tavan yapıyor ki hiçbir şekilde tatmin etmiyor o final sizi. Beni etmedi tabi beğenen insanlar da var.

Hill House’taki son gecelerini anlatmak için özenle inşa ediliyor hikaye fakat tabiri caizse hiçbir bok olmuyor. Beklediğiniz o büyük yüzleşme pat diye ortaya çıkan kötü yazılmış bir hayaletin Olivia’yı eforsuzca kandırmasından ibaret. Hadi çocuklarımı öldüreyim de güvende olsunlar nasıl bir kafa? Hadi o kafada ısrarcı yazarlar, Olivia’nın tek motivasyonu neden saçma bir hayaletin safsataları? Yaptıklarını fark edip intihar etmedi mi bu kadın? Yıllar geçmiş aradan, hayaleti neden hala çocuklarını öldürmeye çalışıyor? Gördüğü visionların, çocuklarının ölümünün kendi elinden olduğunu anlayamayacak kadar gerizekalı mı? Valla sinirleniyor insan, o kadar iyi karakterler yazmışlar Olivia için fikirleri mi tükenmiş yazarların?
Son gecede olması gereken, dizi boyunca sürekli tease ettiklerine göre, bütün kardeşlerin anneleriyle ve evdeki hayaletlerle travmatik deneyimler yaşamasıydı. Theo diyor ya Steve’e “Sen uyuyordun, hiçbir şey görmedin o gece.” E sen de görmedin ki ablacım, babanın elini tutup iki zırlayıp arabaya gittin. Shirley de mutfakta annesini görüp babasına haber verdi o kadar. Sadece Luke ve Nell şahit oldu bir şeylere olan da onlara olmadı zaten.
Nell’in cenazesinden sonra olması gereken ailenin hararetli bir tartışma sonucu evle yüzleşme kararı alması ve bu kararla dizinin finalde sağlam bir horror deneyimi yaşatmasıydı. Bunun yerine saçma sapan görüler, ağlak ve düşük tempolu yüzleşmelerle bitti dizi. Yüksek gerilimine yakışacak bir climax yaratamadı.

1 Beğeni

Korku figürü olarak güçlü ve yok edici olması, sonsuz azap ve mutlu hayatın karşıtlığını yaptığı temsilciliğine uygun. Zaten, güçlü olmazsa korkutucu da olmaz ve o zaman da temsil ettiği temaları taşıyamaz. Yıkıcı güç olarak insanların önüne çıkartılması zaruri bir ihtiyaç.

1 Beğeni

Korku figürlerinden hiç korkmadım sanırım artık baya bir duyarsızlaştım. Ama bazı ince detaylar var, insan ilişkilerine dair mükemmel yani aydınlanıyorum onları farkedince. Senaryonun işlenişi ve prodüksiyonda on numara.

5 ve 6’dan sonra dizi korkuyu korumayı başaramıyor mu yoksa çözümü yumuşatmak için bilerek mi yapıyor emin değilim ama dizi o bölümlerden sonra korku ögesini ikinci plana atıyor. Dram ağırlıklı olarak ilerliyor. Final de ise size korkuyla süslenmiş bir dram finali veriyor. Açıkçası ben tatmin oldum. Hereditary’nin finalinden daha fazla tatmin oldum hatta. Hereditary’nin bana kalırsa tek sorunu bir film olması ve karakterlerle bağ kurdurmayı yeteri kadar başarmıyor oluşu. Bu Hereditary’i kötü bir korku filmi mi yapıyor, hayır. Gayet de güzel bir korku filmi. Oyuncu seçimleri nokta atışı, oyunculuklar da keza aynı şekilde. Sinematografik açıdan pek bir şey diyemeyeceğim. Bu konuda Hill House önde. Hikaye anlatıcılığı olarak da önde. Sadece ben o dünyaya giremedim veya o dünya benim dünyama taşmadı.

Buradaki temel yanlış, kadın yaptıklarından pişman olduğu için değil, acılardan arınmak, rüyadan uyanmak için intihar ediyor. Bir nevi hayalet burada da kandırıyor onu. Evin etkisini iyi verememişler diyebiliriz, Olivia’nın psikolojik sorunları olduğu, evin onu etkilediği birkaç yerde söyleniyor. Gösteriliyor, görülerle vurgulanıyor. Geliyoruz Olivia görülerden dolayı çocuklarının ölümünün kendi suçu olduğunu, olacağını göremiyor mu oluşuna, aslında buna dair herhangi bir emare yok görülerde. Sonucu görülüyor, morgda yatan bir Nell, aşırı dozdan ölen bir Luke. Olivia ise daha gerçek ile rüya arasındaki çizgiyi fark etmeyecek bir ruh halinde, bu gerizekalılık değil yani.

Son gece beklenen katarsis’i korku ögesiyle süslenmiş bir dram olarak verdiler, beklentilerini karşılamamış olabilir tabi ki ancak bu onların saçma sapan yapmaz malesef, çok acımasız eleştirmişsiniz. Oysa dediğiniz gibi dizi 6. bölümden sonra tempoyu azaltıp ağırlıklı drama yönelerek bunun emarelerini veriyordu.

Theo konusunda, belki de Nell ve Luke’dan daha iyi gören Theo, elini tutup zırlayıp gitti konusunda yine acımasız eleştirmişsiniz. Theo’nun gücü sayesinde babasının hislerini ve o an verilen görüleri görmüş bir Theo var karşımızda. Shirley konusunda haklısın ancak orada Shirley Steve’e söylüyor bunu, yani evet Shirley Steve’den daha çok şey gördü o gece.

Dizi sadece korku temalı bir yapım değil, korku-drama ağırlıklı bir yapım. Draması ana akım bir drama olabilir ancak başarılı örneklerinden.

3 Beğeni

Reddit de okuduğum ve aydınlanma yaşadığım bir şeyden bahsedeyim. dizinin bir bölümü drama iken diğer bölümü korku (daha doğrusu gerilim) üzerine planlanmış. Bence de açık ara en iyi bölümleri 5-6 ama dizinin final sahnesi de başyapıtlara taş çıkarır.

1 Beğeni

Bu gece son bölümünü izleyeceğim. Merakla akşam olmasını bekliyorum. Netflix üyeliği olamayanlar için thepiratebay3 adresinde torrenti mevcut.

1 Beğeni

6 bölüm izledim şimdiye kadar. Gerçekten harika gidiyor. Beklentilerimi yüksek tutmuştum imdb puanından dolayı. Şimdilik karşıladı. Bir saatlik bölümler var normalde asla izlemem ama bunu izledim.

Diziyi bitirdim. Hiçbir şey anlamadım.

Geçenlerde Buzzfeed’de diziyle alakalı bir teori görmüştüm. Teori, aslında Crain çocuklarının hepsinin sırasıyla, yas tutmanın 5 aşamasından birini temsil ettiğini söylüyordu>> Steve - İnkar etme, Shirley - Öfke, Theo - Pazarlık, Luke - Depresyon, Nell - Kabullenme.
Linkte koyduğum sitede de bunun yönetmen Mike Flanagan tarafından da doğrulandığı yazıyor attığı tweetle :smiley:

1 Beğeni

Dizinin yapımcısı Mike Flanagan Crain ailesinin hikayesinin bittiğini, eğer dizi ikinci sezon onayını alırsa, ki almaması için hiçbir neden yok, diziyi antolojiye* çevirmeyi çok istediğini açıklamış.

*dizi antolojisi: ana temaya bağlı olarak her yıl farklı bir hikaye ile yola devam etmek

Dizinin daha iyi bir finali hak ettiğini düşünen sadece ben mi varım?

Açıklanmayan bir iki hususta kaldı.

Luke, şu uzun boylu hayaleti evin dışında neden ve nasıl gördü?
Nell’in cesedinin gözlerine düğmeleri kim koydu? Amacı neydi?

Aynı Flash çizgi romanlarında açıklanması zor bir şey olduğu zaman “speed force” denilip geçilmesi gibi bir final yaptılar kanımca. Bütün sorulara “evin laneti” denilip geçilebilir.

1 Beğeni

Iki soruda da sonuna kadar haklısın :slight_smile: özellikle nellie de​:thinking: