Üç Saat

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/uc-saat-atakan-gungor/



Anlamamakta mütemadiyen ısrar edenlere. 17.30 Akşam ezanı okunmuş, Cevher namazını kılmıştı. Önce ayağa kalktı, sonra eğildi. Yerden namazlığını katlayıp koltuğunun üstüne koydu. Tespihini aldı. Zikrini çekti. Tespihini çalışma masasının üzerine koydu. Karnı açtı. Tek başına kaldığı bekar evinde akşam yemeği yemesi gerekliydi. Yaşadığı apartmanın altında her köşe başında bulunan zincir marketlerden vardı. Şifonyerdeki askılığından BigBen’li… (DEVAMI…)

Elinize sağlık güzel bir öykü olmuş. Diyalogların samimiyeti ve gerçekli çok iyiydi… markete kadının kasiyer yok demesinden sonra değinmemen tuhafıma gitti. Sonu sanki biraz havada kaldı gibi geldi bana. Kızla olan ilişkisi ve ışığa doğru neden koşup malum şeyi yaptını anlayamadım. Ama yinede okurken eğelendim.

1 Beğeni

Merhaba @atakangngor,

Öykünün ismi ve girişi dikkatimi çektiği için okumaya başladım ancak bazı konulara neden değinildiğini çok da anlayamadım. Örneğin namaz kılınması ya da market - kasiyer ayrıntısı, sonundaki ışığın uçan dairenin bağlantısı, bu kısımlar öyküde var ama bütünselliğe ait değil sanki.

Fikir fena değil, daha güzelini yazabileceğinizi de düşündüm ama bağlantılar sağlam gelmedi ve konu yavan kaldı gibi.
Yine de girişiyle beni çektiniz, sonuna kadar da bir heyecan bekledim. Bu da iyi bir kaleme işaret.

Emeğinize sağlık

1 Beğeni

Merhabalar, ikinize ortak bir cevap vermek istiyorum. Sonu evet biraz havada kaldı, çünkü o sıralar melankolik bir ruh halindeydim. O ruh haliyle finalini pek düşünemedim. Kızla oğlanın ilişkisi benim o ay içerisinde yaşadığım bir durumdan dolayı öyle ortaya çıktı. Neyse orayı fazla irdelemeyeyim. Bu yorum sonunun neden havada kaldığıyla ilgili verebileceğim tek cevap olacaktır. Diyaloglar için yaptığınız yorumlar için teşekkürler. Arkadaşlarım ile nasıl konuşuyorsam veya onlar benimle nasıl konuşuyorsa o şekilde hikayeye aktardım.

Namaz kılınması olayı, bir arkadaşıma gönderme. O hikayeyi okuduğu zaman anlamıştı. Maalesef bunu hiçbir kimseye açıklayamam. :grin:

Market - kasiyer ayrıntısına bakarsak, o konuyu diğer öykülerde de devam ettirerek “öykü içerisinde öykü” oluşturmak istiyorum. Gelecek öykülerde -ki umarım proje dolayısıyla yazma sürecimde sorun çıkmaz- o market–kasiyer ilişkisinin nereye gideceğini yavaş yavaş öğreneceksiniz.

Her iki yorum için teşekkür ederim. @Senaa @MURAT

2 Beğeni

Kendi özel hayatınızda yaşadığınız bir durumu aktarıp, namaz konusuyla bir arkadaşınıza gönderme yaparak doğrudan kendiniz için bir öykü yazmışsınız. Canlı canlı olmuş desenize :slight_smile:

@gurkansadece de burada günlük hayatta yaşadığı bazı konular hakkında öyküler yazıyor. Nedense bu kısımlar hep ihanet ya da hayal kırıklığı barındırıyor.

@atakangngor iyi olduğunuzu umuyor, selamlarımı iletiyorum.

Tekrar emeğinize sağlık,
Sena

1 Beğeni

Merhaba @Senaa, @atakangngor

Benden bahsedilince uğrayayım dedim. :slight_smile:

Gerçek yaşamımdan yazdığım iki öyküm var burada. İkisi de hüsran oldu evet. Aslında gerçek yaşamdan bahsetmek biraz kolaya kaçmak oluyor benim adıma. Kurgu aşağı yukarı hazır halde çünkü. Onu derleyip toparlıyorum. Öte yandan yazımımı güçlendirmek için iyi bir yöntem gibi geliyor gerçek yaşam. Aklıma yazmaya değer güzel bir olay gelmiyor sanırım. Ondan hüzünlü öyküler çıktı gerçek yaşamdan.

Öyküyü okudum. Bahsedildiği gibi diyaloglar samimi bir havada ilerliyor.

Namaz bahsi arkadaşınızla aranızdaki muhabbet olabilir ancak bunu “Arkadaşıma selam etmek için ekledim. Konuyla bağlantısı ancak ikimiz arasındaki bağlamda.” diye ortaya koymak okuyan için rahatsız edici. Anlamayacağım bir kısmı okumuş oluyorum.

Bir de uçan daire kısmı sonradan iliştirilmiş gibi konuya. Seçkiyle çok zayıf bir bağlantısı var öykünün.

Ay karanlık parçasını seven bir başka kişi bulmak ne hoş. Ahmed Arif şiiridir aslında ve Ahmet Kaya da bestelemiştir ayrıca.

Kaleminize sağlık. Herkese sevgiler.

1 Beğeni

Merhaba @gurkansadece,

Uğraman için selam çakmıştım zaten, iyi oldu, gerçek hayattan alıntı deyince sensiz olmazdı :slight_smile:

Eskiden ben de yoğun duygular başıma geldiği zaman yazardım, daha sonra yazmamın sürekliliği için dramatik durumların içine kendimi mi çekiyorum diye düşünüp durakladım. Bu ay piramit için öykü paylaşacağım mesela, umarım yayınlanır. Burada da ben iki farklı tanıdığımın hikayelerinden esinlendim. Bazen öyle hikayesel olaylar kucağıma düşüyor ki, bırakmak olmuyor. :slight_smile:

Ama artık biraz da güzel ve gerçek hayat öykülerinden yeni hikayeler doğurma vakti gelsin her ikiniz için de :slight_smile:

Namaz kısmı öyle olmuş gerçi @atakangngor :slight_smile:

Sevgiler,

Sena

1 Beğeni