Umbawa'nın Savaşı

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/umbawanin-savasi/



Yıldız gemisinin içinde beni Kepler-21 gezegenine indirecek kapsüle doğru yürürken, yıldızlararası mesafeyi uyuyarak geçirmek için aldığım Kozmolin’in etkisindeydim. Kepler-21’e dünya federasyonu tarafından verilmiş bir arabuluculuk görevi nedeniyle gidiyordum ve boşa geçirilen her saat savaş riskini artırdığı yüzeye inmek için aceleci davranmıştım. Yıldız gemisi mürettebatından bir görevlinin yardımıyla kapsüldeki koltuğuma oturup kemerlerimi bağladım. Son kontroller yapılıp… (DEVAMI…)

1 Beğeni

Bilim-kurgu ve Murat K. Beşiroğlu…

Ne diyebilirim ki ? Harika !

Bu ayın seçkisinde okuduğum ilk ve büyük ihtimalle favorim olacak öykü.

1 Beğeni

Gezegenler arası savaş ve gerilim temalı güzel bir öyküydü. Bazı hataların dışında seçilen konunun öyküye yedirilme şekli biraz aceleye gelmiş gibi.

Öyküdeki hataları yazarın görememesi bazen çok doğal. Ama seçkiye hazırlayan arkadaşlar kontrol etmiyor mu acaba dedim bir an.

Merhaba,

Hayalgücünün başat olduğu güzel bir mini kurguydu. Belki biraz kolay çözüldü ancak yine de keyifliydi. Bilimsel konseptler güzel yedirilmişti. Karakterlerin de derinliği vardı.

Tek geri bildirimim, yanan zürafa tablosunun savaş öncesini tarif ettiğinin ve lav nehrinin yedi kat aşağısının cehennem olduğunun açıkça kelimelere dökülmesiydi. Bence söylemeseydiniz daha etkili olurdu.

“All we are saying is give peace a chance.” Beğendim bu kısmı…
Ellerinize sağlık.

Türkiye’de uzay operası denilince akla Murat Kaya Beşiroğlu gelecek çünkü bu kadar muazzam ve taklidi olmayan bir uzay operası öyküsünde her şey o kadar güzel betimlenmiş ki sanki kalem uzay gemisiyle Kepler-21 gezegenine gidip orada öyküyü yazmış. Kayıp Rıhtım 11.Yıl Özel Seçkisi olan Yanan Zürafa Öyküleri için yazıldığından dolayı yabancı uzay operası havası vermiştir. Burak Fedakar ile bu konuda tatlı bir rekabete girseler ülkemizde uzay operası bilim kurgusu türü gelişeceği su götürmez bir gerçektir. Bu alandaki gelişimini izleyince her öyküyü okudukça şaşkınlıktan ağzım bir karış daha açık kalıyor.