Hazır Unreal belgeseli de gelmişken kendi başlığına artık kavuşturalım. Yıllar sonra göz atma şansına kavuştum, StarTV ve FlashTV’de izlemiş olanlar için yenilikleri ve yeni güreşçileri az da olsa tanıtayım.
Haftalık programlarda Raw, yeni yüzler yetiştiren NXT, Smackdown gibi seriler var. Wrestlemania, Summerslam, Royal Rumble, Money in the Bank ve Elimination Chamber yılda bir kez düzenlenen programlar. Royal Rumble özellikle keyifli çünkü 2 dakikada bir ringe yeni sporcu katılıyor ve toplamda bu 30 kişi. İki ayağı ringin dışına değen kaybediyor. Money in the Bank’te de tepede asılı çantayı merdivene çıkıp almayı başaran kazanıyor, bunda da 5-10 kişi yarışıyor.
Sporculara gelirsek, Netflix ekranına taşındığı için, eski yüzler de ardı sıra ringe dönüş yapıyorlar. Charlotte Flair, Alexa Bliss, Nikki Bella, jübilesiyle Goldberg, arada görünürlükleriyle Undertaker ve The Rock, Trish Stratus gibi. Ronda Rousey’in de döneceği konuşuluyor.
Önce mevcut kadro linklerini verelim:
https://www.thesmackdownhotel.com/roster/wwe/
Şimdi giriş müzikleriyle göze çarpan yıldızları ekleyeceğim. Kadın güreşi epey keyifli hale gelmiş, bunda en büyük etken Rogue’dan Psylocke’ye, Harley Quinn’den metalci bacılarımıza, makyaj ve cosplay becerisi. Yanı sıra, steroidle şişirilmiş erkek hantallığı yerine defalarca parende atabilen atletik ve enerjik yapıları. Eminim ki gelecekte erkek güreşi diye bir şey kalmayacak. Zaten ardı ardına kalp krizinden ölüp gidiyorlar (Arnold da her ne kadar etkilerini inkar etse de).
Erkeklerden tek bir kişi alacağım zira müziği ve girişi şahane ve WWE’nin şu anki yüzü. Yanına CM Punk eklenir (emekli kadınlardan AJ Lee de onun eşi).
Öncesinde, face (+), tweener (nötr) ve heel (-) karakterlerle hikayelerin ilerlediğini ve sürekli değiştiğini hatırlatalım.
Cody Rhodes
Divalara geliyorum. Geçen sene dahil olan Stephanie Vaquer ve son yılların popüler yüzü Rhea Ripley ile metalcileri sevindirerek başlayalım. Vaquer Şilili, Ripley (evet, adı Alien’den) Avustralyalı. Vaquer, X-Men takip edenler için Psylocke’yi anımsatıyor (bu aralar kırmızıya kaysa da), ama yüz makyajı ve boynuzlar bambaşka bir persona yaratmış.
Şimdi Alexa Bliss’e gelelim. Bu kadının aurası bambaşka, bücür. Keşke bir on sene önce Hollywood’a adım atmış olsaydı. Bu sene Şubat ayında döndü göreceğiniz yeni personası ile.
20’lerin başında tek isim gördüm şimdilik, Roxanne Perez. Bu ara çıkışta. O da Bliss gibi 1.55 boyunda.
Gelelim Ric Flair’in kızına. Flash TV izleyenlerin hatırlayacağı oğul Flair ölmüş, etkileri kardeşinin bu spora başlamasına kadar yansımış. 14 şampiyonluğu var. Kadınlarda rekor. Bu sene Royal Rumble’ı 2 kere kazanan tek kadın sporcu da oldu zira sakatlıktan çıkıp gelmişti. Bu ara Alexa Bliss ile ekipler, cumartesi SummerSlam’de kapışacaklar. Babasının tokatlarını ve müziğini kullanması da güzel bir detay (müzik Richard Strauss’un elbette).
Unreal’da da çok yer tutan, kadın güreşini son yıllarda domine etmiş Bianca Belair var sırada. Kostümlerini kendisi dikiyormuş. Saçını at kuyruğu yapan kimse yok diyerek başladığı saç stilini silaha dönüştürmeyi başarmış: Kamçılayarak.
İki Japon sporcu: Iyo Sky ve Giulia. Sky’ın çift parendeleri alamerifarikası. Giulia’dan şahane Rogue olurmuş.
Sasha Banks ile devam edeyim. Şehla göz siyahilere çok yakışıyor (Godfather of Harlem seyircileri aşinadır).
Eskilerden turuncu saçlı Becky Lynch ve Nikki Bella. Müzikleri de akılda kalıcı.
WWE’nin komedi yükünü sırtında taşıyan Chelsea Green.
Araya iki erkek atalım (cümleye gel). CM Punk ve kendi şarkısıyla emeklilik turunda John Cena.
Yukarıdaki isimlerden ekipler;
Şu dörtlü geçen hafta çok konuşuldu:
Alexa ile bitireyim.


