Yanılsama

Öykü Seçkisi’nde okumak için: https://oykuseckisi.com/yanilsama-osman-keceli/



Okyanus yüzeyine sıçradı, sanki bir müddet havada asılı kaldı. Sonra dev gövdesi suya batarken yelpaze yelpaze kuyruğunu gördüm. Ardında koca koca dalgalar bıraktı. Onu ilk kez dün sabah mı yoksa geçen hafta sabah mı gördüm hatırlamıyorum. Fakat mutlaka bir sabah görmüşümdür, zira bu ıssızda güneş aylardır batmıyor. Yine bir sabah okyanustan dışarı sıçradı, o havadayken… (DEVAMI…)

Merhaba,
Öncelikle ellerinize sağlık.
Kutluyorum.
Aklıma takılan soruları paylaşmak istiyorum.
Güzel bir öyküye başlamışsınız. Ama neden yarım bıraktınız?
Okumaya başladığımda heyecanlandım, ne olacak diye merakla okurken kesiliverdi.
Öykünün başında vadettiklerinizden vaz geçerek, bütün cevapları verip öyküyü yarım bırakmış, geliştirmemişsiniz.

Anlatıcı nasıl biri? Anlatıcıya bunu düşündüren şey ne?
Bu durumu açsanız nasıl olur?
Anlatıcının bu kuşkuya düşmesine sebep olan şeyleri olayla, durumla, düşüncelerin altını doldurarak gösterseniz nasıl olur?
Anlatıcı sonradan bu düşüncesini dile getirse bile temeli atıldığı için biz de ikna edilmiş olmaz mıyız?

Bütün bunları, okuyucu olarak biz, olayla, durumla, anlatımla görsek nasıl olur?

Üzerinde çalışılırsa, bu harika başlangıç, harika bir öyküyle sonlanabilir.
Elbette bunların hepsi benim düşüncelerim. Aklıma takılanları size de aktarmak istedim.
Siz ne dersiniz?
Sevgilerimle,

1 Like

Merhabalar :slight_smile: yapıcı eleştiriniz için çok teşekkürler.
Anlatıcıya görmüş olduğu şeyin yanılsama olduğunu düşündüren buzdağının eriyip suya düşmesi, anlatıcı kutuplarda uzun süredir yalnız kaldığı için yanılsama görüyor. En azından ben okuyucuların böyle düşünmesini istedim.
Nurgök hanım, hikayeyi yazmadan önce Sait Faik’in Yalnızlığın Yarattığı İnsan ve Hişt Hişt adlı öykülerini okudum, bu öyküleri taklit ederek taslak oluşturmaya çalıştım. Belki bu yüzden kurguda büyük boşluklar olabilir. Sevgiler.

1 Like