Akılçelen Kitaplar Soru Hattı


(Hiçliğin bekçisi…) #629

Buradaki dedikleriniz şahsım adına kırıcı olmuştur. Ben de ekonomik sıkıntılar içindeyim hem de tahmin edemeyeceğiniz boyutlarda yıllardır sıkıntı çekiyorum. Burada ben dahil benden de daha kritik durumlarda olan var ama bunu böyle tercih eden. Burası tercih meselesi. Bizler illaki tekli olsun demedik. Madem maddi zorunluluklar oluyor o zaman kısıtlı bir kesim için 150 tl bile olsa basılsın. Almak isteyen alsın. Tercih eden etsin dedik.

Epsilon yayınları yıllardır Taht Oyunları serisini ikiye bölerek eş zamanlı çıkarttı. Bu yüzden hiç sorun olmadı. Maddi durumlar bahane ediliyorsa eğer şu an Epsilon tüm bu baskıyı birleştirip tek ve ciltli versiyonunu yapacağını duyuruyor. Kaldı ki fiyata bakarsanız 25 tl civarında gezdiğini görürsünüz bu kitapların. Dokuz kitaplık setin de 234 tl civarlarında dolandığını görebilirsiniz. Akılçelen her zaman fiyat politikası olarak yüksekti. Diğer tüm yayın evlerinde 15-20 tl’ye binlerce yazarın kitabını alabilirken Akılçelen Brandon’u 65 tlden sattı. Kriz vurmadan çok önce bile Parlayan Sözler kitabı 64 tl’den satışa sunuldu. Ben bu şekilde ekonomik olarak zordayız diye fiyat yükselten gördüm. Bunu da eleştirsek bile anlayışla karşıladık. Mecburduk. Biz de ona alışveriş listeleri yaptık. Ona göre ayağımızı uzattık. Ayrıca Epsilon’un yaptığı açıklamayla karton kapaklara da devam edeceklerini belirttiler. Yani hem ciltli hem karton kapak basabiliyor bu yayınevi. Bunu yapan bir sürü yayınevi var. Bakınız İthaki İskandinav Mtolojisi ve Amerikan Tanrıları da bu şekilde satışa sunuldu. Hem ciltli hem de ciltsiz versiyonları var mesela. Bunlar yapılmayacak şeyler değil.

Hem böyle deyip sonra da efendim pahalı oluyor, satamıyoruz demek bana tezat geliyor.


(Metal Storm) #630

Ayrica kiraplsrin baski kaliteside cok kalitesizdi kopacak diye sevdigim kisimlari acip okumaya korkuyorum.


(Hiçliğin bekçisi…) #631

Ben okurken böyle bir sorun hiçbir kitapta yaşamadım. Benim okuma tarzım belki biraz titizdir. Defalarca da açıp bakıyorum ama hala bir sorunla karşılaşmadım. :slight_smile:


(Can) #632

Güzel olmamış bu söyleminiz.

Ayrıca ben yayınevi maddi zorluk içinde, hatta batabilir dedim ve bunu duyduğum kişi de bizzat yayınevinin içinden olmasına rağmen yayınevi bana tarihçelerini anlatarak öyle bir şey olmadığını birazcık sert bir dille belirttiler. Özür diledim kendilerinden demek ki ortada maddi bir kriz yok kendi şirketleri açısından çünkü "kendilerinin de dediği gibi: "Öncelikle 38 yıllık 7 farklı yayın markasıyla okurla buluşan bir yayınevi olduğumuzu belirtmek isterim. "

Yani sizin savunduğunuz argümanı yayınevi zaten reddetti. Size kısaca özetleyeyim. Yayınevi kitaptan daha çok para kazanmak istiyor ama tek kitabı pahalı yaparsak 100 TL etiketle rafta kalır ama 100 TL iki kitap parası olursa ticari bir illüzyonla insanlar alır mantığındalar. Çünkü 100 verip 2 kitap aldığına inanır. Aşağıdaki video izlemeyi herkese öneriyorum 12:05 den başlayın lütfen konuyla doğrudan alakalı olmasa da bu da bir ticari illüzyon:


#633

Evet verdiğim o örnek biraz aşırı olmuş. Kusura bakmayın.


#634

Bazı arkadaşlar ısrarla bu durumu anlamak istemiyor. Yayınevinin yaptığı şark kurnazlığı başka bir şey değil. Yoksa tabii ki önemli olan içerik ama asıl sorunlar orada başlıyor zaten. Bir kaç kitap hariç Sanderson kitaplarının hali içler acısı. Bu kadar para verip böyle bir özensizliğe katlanılmasının tek sebebi ise insanların Brandan Sanderson okumak istemesi. En azından benim için öyle. Sanderson çevirmeseler “38 yıllık 7 farklı yayın markasıyla okurla buluşan” bu yayınevi umrumda olmaz.


#635

Sanki bu ülkede on binlerce fantastik, Bilim kurgu okuru varmış da. Kitap çok satmıyor diyerek seriyi sıfırlıyorlar ve ilk 2 kitabı almış okuru yok sayıyorlar…

Neyse artık…

Nasılsa bildiklerini okuyacaklar, ben de kendi adıma bildiğimi yapacağım.

Tıpkı yıllar önce sıkıntı yaşatan 6.45’ten okumayıp Alfa basana kadar beklediğim PKD kitaplarında yaptığım gibi Sanderson bu yayın evinde oldukça okumayacağım, almayacağım.

Türkçe ne kadar Sanderson kitapları varsa almış ve okumuş birisi olarak bugün gözümün önünden kaldırıyorum, Başka bir yayınevinde görüşmek üzere hoşçakal Sanderson :slight_smile:


(Cankut Değerli) #636

Şu anki tablo göz önünde bulundurulduğunda bu özeni göremiyoruz maalesef, söz konusu Brandon Sanderson olduğunda.
Kendi adıma söyleyeyim, ciltleri aynı anda çıkaracak olsanız bu kadar takmazdım kafama, ki iki gün önce bir arkadaşıma durumu anlatırken “yok ya öyle şey olur mu hiç?” bile demiştim.
Madem hazırlıkları sürüyor, bu hazırlıklar tamamen sona ersin ve biz her şeyiyle bitmiş bir kitap okuyalım. Çağların Kahramanı Miraç Kuyusu kitabından üç ay sonra piyasaya çıktı ve yazım hatalarıyla doluydu. Bir yayınevi olarak bu durumun önüne geçmek istersiniz diye düşünüyorum.
Keza arkadaşların yukarıda belirttiği üzere Buz ve Ateşin Şarkısı serisi tek cilt halinde hem karton hem de sert kapak olarak basılacak. Artı şu an ki durumda kitapların piyasa fiyatı en fazla 40 tl. İnternetten aldığınızda neredeyse yirmi lira civarına bulabiliyorsunuz.
Yazarı Türkiye’ye davet etmemiş, kitaplarının tanıtımını hiçbir şekilde yapmamış, çeviri hatalarını düzeltmemişsiniz, üzerine kriz öncesi bile yüksek fiyat politikası uygulamışsınız. Bu saatten sonra 38 yıllık yedi markayla okurla buluşuyor olmanızın bir önemi yok benim açımdan.


(Burak Kuşcu) #637

İçim şişti boşverin ya :smile:


(Kingebu) #638

Kitap çıksa da artık teorilere boğulsak…


(Emre ) #639

Ya kitapçı parası çok önemliyse hepsini internette satsın. Kitapçıdan kitap alan Sandersson okuru var mı?


#640

Söylendi mi bilmiyorum ama çözüm olarak belki “Zaman Çarkı” serisini örnek alabilirler.

Bir yandan ciltli - ya da aynı şekilde tek kitap - olarak devam ederken diğer yandan bölünmüş iki kitap şeklinde devam edebilirler; zira o zaman okuru düşünmüş olurlar. O zamna yeni başlayacaklar uygunluk açısından bölünmüş olanları ve şimdiye kadar alanlarsa bozmamak adına tek kitap tek kitap seriye devam edebilirler.

Yayınevlerinin başına buyruk “biz böldük oldu bitti gitti” tavrları okurun gözünde muazzam etkili olduğunu düşünüyorum.

Örneğin bende 32 ciltlik Tex Özel serisi var. İlk 23 cilt büyük boy ve Oğlak Yayınlarına ait ve sonra Çizgidüşler seriyi devam ettirmiş. İlk kitabı (24. cilti) aynı şekilde büyük boy basıp devamındaki sayıları küçük boy bastılar. Bu mu yayıncılık anlayışı! Bu çirkin görüntü üzüyor…


(Ömer Faruk) #641

Yine çok doğru bir noktaya parmak basmışsınız. Yayınevinin bu yaptığı tek kelime ile iki yüzlülüktür.


(Özgür Kuru) #642

Yahu daha 1-2 'yi okumadım yatıyor öyle (bu arada 2. kitabın niye yeni baskısı çıkıyor pek anlamadım, benim cahilliğim). Sissoylu da bitmedi… Yazarı kitap yazıyor, yayın evi kitap basıyor ben okuyamıyorum o kadar hızlı :slight_smile:


(Cankut Değerli) #643

Abi Akılçelen basana kadar okursun merak etme. :joy:
Parlayan Sözler’in de eski baskısı bitti, o yüzden basıyorlar, ama iki cilt halinde çıkarıyorlar. Bütün tantana temelde Oathbringer’ın, serinin üçüncü kitabı, bu şekilde gelecek olması ve beraberinde olabilecek sorunlardan ötürü. Arada diğer memnuniyetsizliklerimizi de dile getiriyoruz tabii. :joy:


(Özgür Kuru) #644

Bak senin açtığın başlıkta ne yazmışım :slight_smile:


(Cankut Değerli) #645

Kitapların okunabilirliğinin sıkıntılı olduğu konusunda haklısın. Biz de o yüzden alternatif olarak basmaları önerisinde bulunuyoruz. :slight_smile: Yukarıda da görmüş olabileceğin gibi ciltleri farklı zamanlarda piyasaya sürmeleri bütünlüğü bozacağı için arttı tepkiler biraz da.
Bir de kitapların boylarını da küçültmeyecekler ki, sayfa sayısı az olacak sadece. :slight_smile: 16x24 olacak boyları yine.


#646

Görüntünün çirkinliği bir yana şunu da eklemeliyim ki okuma kalitesi daha önemli nazarımda. Örneğimde büyük büyük rahat rahat okurken bir anda küçük karelerle karşılaşmam aldığım keyfi sekteye uğrattı diyebilirim.

Şimdi, okur olarak ağır ve kalın kitapların zahmetine katlandım herkes gibi alıştım da! Bölünmesi bence yine alışanın -benim gibi- okuma keyfini sekteye uğratacağına inanıyorum. Nasip…


#647

Akılçelen’in okurları ciddiye aldığını hiç sanmıyorum, bu yaşananlardan önce yaptıkları her şey ile belli ettiler bunu.

Akılçelen, Fırtınaışığı Arşivi’ni yolun yarısında - yazarın tam tersini defalarca söylemiş olduğu halde- ikiye bölerken, kapakları değiştirirken, yetmemiş gibi beş farklı çevirmen(bu ne tür bir saçmalık bilemiyorum) kullanarak benim nezdimde kalitesizliğini belli etmiş oldu.

Brandon Sanderson’u Türkçe okuduğumda orijinalinden daha keyif aldığımı farketiştim, zaten düzgün çevirip editörlük yapamadıkları, dünya çapında bir seriyi iyice yok etmişler. Akılçelen keşke biraz okur kitlesini ve yayıncılık etiğini düşünebilseydi. 2017’den beri sürekli ertelenen resmen bir facia ve “nasıl kötü yayınevi olunur” örneği görüyoruz Akılçelen’de.
Bunlar acımasız eleştiriler değil, yıllarca fantastik kurgu okurlarının aşina olduğu rezilliklerin Akılçelen’de yeniden vuku bulması.
Satış rakamlarıymış. Yayınevi ne zaman ciddi bir reklam yaptı, kitapları tanıttı? Bugün Sanderson TC’de bir parça yayıldıysa bu yalnızca okuyucu sayesinde. Ne reklam ne tanıtım yapıp satış rakamlarını bahane etmek yalnızca kendi kabahatini örtmeye çalışarak başkasını suçlamak, kimse kusura bakmasın.

Çeviriler rezalet, PR, özen yok ve sonra okurlar yaptığınız tüm rezilliklere sonunda laf ettiği için haksız değil, tam tersine biz okurların Akılçelen’e bu kadar sabredebilmesi insanların sabır taşı olduğunu gösteriyor.
Umarım Sanderson kitaplarının bir tanesini bile bu rezaletten sonra yayınlamazsınız, zira onlar yayınevinin hak ettiği seviyede kitaplar değil, rezalet yerine hiç çevrilmemesini tercih ederim, Türkçe okuduğumuzda Fırtınaışığı Arşivi, orijinal halesini koruyamayacak belli ki.
Ne diyeyim, yazık.


(Mithat) #648

Fırtınaışığı Arşivi serisinin ilk iki kitabının kağıdının kuşe olduğunun farkında mısınız? Bazı arkadaşlar birinci hamur yazmış ama bu bilgi yanlış. Kitap kuşe kağıt. Bu nedenle bir kaç kilo. Kimileri de 20-25 TL’ye aynı sayfada kitaplar var veya 1000 sayfalık Stephen King’ler 55 TL diye yazmış. O kitapların 2018 ortasından önce veya çok daha önce basıldığının ve fiyatların o zamanki kağıt fiyatlarıyla belirlenmiş olduğunu biliyorlar mı?