Rudy Rucker, dünya çapında bir matematikçidir. Matematik kitaplarının yanı sıra çok sayıda bilim kurgu romanı da yayımlanmıştır. Siberpunka alternatif olarak transreal olarak adlandırdığı bir tarz geliştirmiştir. Bu tarzın özü gerçek hayatın fantastik terimlerle ifade edilmesidir.
Ayrıntı Yayınları % 70 oranında indirime girmiş belli kitaplarda (158 kitap). Grubun bilgisine, bilimkurgu dizisinden eksiğiniz varsa tamamlamanın tam sırası.
Kitap da kitaba adını veren uzun öykü “Çingeneler” ve ayrıca, “Scholz’un Tanrı’nın Dokuz Milyar Adı”, “Amerika Muafiyet Birleşik Devletleri” ve “Sahte Para” adlı öyküleriyle birlikte, Terry Bisson ile yaptığı “Teçhizat. Yemek. Kayalar” başlıklı röportaj da yer alıyor.
Kitabın en uzun ve en güzel öyküsü olan Çingeneler yok olmak üzere olan uygarlıktan, dünyadan bir kaçış öyküsü. Bilimkurguda benzeri konulara sıkça rastlanabilir ancak bu öykünün bilim ve teknolojisi günümüz bilim ve teknolojisine çok yakın. Çingene öyküsünde anlatılan hikaye çok daha gerçekçi ve inandırıcı geliyor.
Diğer öyküleri pek beğenmedim gibi ama Çingeneler öyküsünü çok beğendim.
“Yürüyüş Pratiği” kitabının yazar Dolki Min gerçek adı değilmiş, kendine seçtiği isimmiş ve yazar yüzünü basından ve toplumdan gizliyormuş, maske takıyormuş.
Dolki Min’in Yürüyüş Pratiği, yalnızca bir bilimkurgu romanı değil; aynı zamanda bir beden, kimlik ve toplum alegorisi. Roman, şekil değiştirebilen bir uzaylı olan Mumu’nun dünyadaki varoluş pratiğini anlatırken, okuyucusuna da rahatsız edici bir okuma deneyimi sunuyor.
Mumu’nun insan bedenine girişi, bir uzaylının insan olmasından çok toplumsal bir maskeye bürünme gibi. Mumu ava çıktığında fiziksel olarak bir insan gibi görünse de, toplumsal normlar, flört alışkanlıkları, cinsiyet rolleri gibi "yürünmesi gereken yollar"ı da öğrenmek ve uygulamak zorunda. Bu süreçte, av olarak seçtiği insanları baştan çıkarıyor, sonra da yok ediyor. Hem metaforik hem kelimenin tam anlamıyla fiziksel olarak yok ediyor.
Romanın belkide okurunu en rahatsız edici yönü, cinsiyet kimliğinin muğlaklığı. Mumu’nun cinsiyetinin sınırları muğlak; bazen kadın bedeninde, bazen erkek bedeninde avlanıyor. Mumu “yürüyüş pratiğinde” her zaman avcı.
Yürüyüş Pratiği, bilimkurgu ve psikolojik gerilim türlerini harmanlayan, toplumsal cinsiyet ve yabancılaşma gibi temalara sahip etkileyici bir roman.