Beğendiğiniz Kitap Alıntıları

Felsefe eğitimi görmüş olmasının ve psikolojiye olan ilgisinin insan-hayat analizlerine katkısı çok büyük, tüm eserleri okunmalı bana kalırsa.

1 Beğeni

“o gün, tanrı’nın kendine sorduğu en zor bilmeceydin sen ve ben, çözmek bana düşmüş gibi sevinçliydim. çekirdek çıtırtılarıyla kırmızı iğde kabukları arasında kaybolmayacak kadar güzel ellerin vardı, parmakların her yana dağılan sorulardı ve küçük değişiklerle süslenemeyecek kadar büyüktün.”

hasan ali toptaş, “balkon” öyküsünden, kitabın adı ise: ölü zaman gezginleri

işte her okuduğumda beni hayrete sürükleyen bir öykü bu.

3 Beğeni

Akıl, insanın doğal olmayan ve tutarsız şeyler yapabilme yetisidir.

Uzayda Piknik - Arkadi&Boris Strugatski

1 Beğeni

HERKES MUTLU OLSUN, BEDAVAYA, VE HİÇ KİMSE İNCİNEREK GİTMESİN!

Uzayda Piknik - Arkadi&Boris Strugatski

3 Beğeni

Çoğalmak istedikçe azalmaktan alırım güzelliğimi.

Şükrü Erbaş Bütün Şiirleri-3 (Suyum, Unum, Buğdayım)

4 Beğeni

LeL

“Sanırım babamla hiçbir zaman çok yakın diyebileceğiniz türden bir ilişkim olmadı,” dedi Şişko Charlie. “Böyle bir ilişkinin nasıl kurulabileceğini bilmiyorduk belki de. Affedemeyecegim bir sürü şey var, ama işte bir gün bir de bakıyorsunuz ki artık bir aileniz kalmamış.” Eliyle alnını sildi. “Sanırım ona 'seni seviyorum baba’ demedim hiçbir zaman. Siz, her biriniz, büyük olasılıkla onu benden daha iyi tanıyorsunuz. Siz onun hayatında vardınız, bense yoktum. Dolayısıyla bunu duymuş olmanızdan utanmıyorum. Belki de yirmi yıldan beri ilk defa söylüyorum.” Dayanıklı, metal tabut kapağına baktı. “Seni seviyorum,” dedi. “Ve seni hiç unutmayacağım.“

Sonra bağırtı daha da yüksek çıkmaya başladı ve Şişko Charlie’nin konuşmasını takip eden sessizlikte, herkesin rahatlıkla anlayabilecegi kadar yüksek bir sesin açıkça, “Şişko Charlie! O insanları rahatsız etmeyi bırak ve kıçını kaldırıp hemen buraya gel” dedigi duyuldu.

Şişko Charlie etrafını saran yabancı yüzlere, o yüzlerde fokur fokur kaynayan şok, şaşkınlık, öfke ve korku dolu ifadelere baktı ve kulakları yanarak, gerçeği fark etti.

“Ee. Şey. Affedersiniz. Yanlış Cenaze.“ dedi.

Kepçe kulaklı ve kocaman tebessümlü küçük bir oğlan çocuğu gururla, “O benim büyükannemdi.“ dedi

Anansi Çocukkları-Neil Gaiman İthaki/ sayfa36

2 Beğeni

kral lear 5.perdede öldüğünde shakespeare ne yazmıştı dersin? ‘o öldü’ diye yazmıştı. bu kadar, fazlası yok. şâşa yok, benzetme yok, abartılı son sözler yok. tiyatro edebiyatının en etkileyici eserinde yazan son sözler şu: o öldü. o öldü diyebilmek için shakespeare gibi bir deha olmak gerekir. yine de ne zaman o iki kelimeyi okusam, üzerime daima büyük bir hüzün çöküverir. biliyorum üzgün olmak çok doğal. sadece o öldü sözünden dolayı değil. o iki kelimeden önce gördüğümüz hayat yüzünden. ben hayatımdaki 5 perdeyi yaşadım ve bitirdim. gitmek zorunda olduğum için sevinmeni istemiyorum. senden tek istediğim, sayfayı çevirmen, okumaya devam etmen ve sonraki hikayeye başlamandır. biri bana ne olduğunu sorarsa, ona hayatımı tüm mucizeleriyle anlatır ve basit bir cümleyle bitirirsin

‘o öldü.’

9 Beğeni

“-Ahmed’imi gördün mü?
Hayır… Hiçbirimiz Ahmed’ini görmedik. Fakat Ahmed’in her şeyi gördü. Allah’ın Muhammed’e bile anlatamadığı cehennemi gördü.
Şimdi Anadolu’ya; batıdan, doğudan, sağdan, soldan bütün rüzgârlar bozgun haykıraşarak esiyor. Anadolu; demiryoluna, şoseye, han ve çeşme başlarına inip çömelmiş, oğlunu arıyor.
Vagonlar, arabalar, kamyonlar -hepsi- ondan, Anadolu’dan, utanır gibi, hepsi İstanbul’a doğru, perdelerini kapamış, gizli ve çabuk geçiyor.
Anadolu Ahmed’ini soruyor. Ahmed, o daha dün bir kurşun istifinden daha ucuzlaşan Ahmed, şimdi onun pahasını kanadını kısmış, tırnaklarını büzmüş, bize dimdik bakan ana kartalın gölerinde okuyoruz.
Ahmed’i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığımızı bir anaya anlatabilsek, onu övündürecek bir haber verebilsek… Fakat biz Ahmed’i kumarda kaybettik!” -Zeytindağı (F. R. Atay)

1 Beğeni

“Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrimi satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak.” -Mülksüzler-

4 Beğeni

Ve üzüntün geçtiğinde – çünkü zaman bütün acıları iyileştirir- beni tanıdığına memnun olacaksın.Daima benim dostum olarak kalacaksın.Benimle birlikte gülmek isteyeceksin ve zaman zaman, sadece bunun için gidip pencereyi açacaksın.Gökyüzüne bakarken güldüğünü gören arkadaşların buna çok şaşıracaklar.Sen de onlara: “ah, evet, yıldızlar beni hep güldürürler” diyeceksin.Onlar da senin deli olduğunu düşünecekler.Görüyorsun, sana ne kadar kötü bir oyun oynadım.

Küçük Prens

2 Beğeni

“Affetmek, şu gözlere bakmak, şu harap olmuş ellere dokunmak çok zor. Beni bir kere daha öp. Gözlerini görmeme fırsat verme. Bana yaptıklarının hepsini affediyorum. Katilimi seviyorum ben. Ama ya senin katilini? Onu nasıl sevebilirim?”

Uğultulu Tepeler

3 Beğeni

3 Beğeni

Ölülere acıma Harry, yaşayanlara acı. En çok da sevgisiz yaşayanlara acı.
Albus Percival Wulfric Brian Dumbledore
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları

3 Beğeni

Sincap - İsmail Güzelsoy

2 Beğeni

Insan doğası :frowning:

…Her insan kendi hikayesinde bir kahramandır, prenses. Katiller yaptıkları şey için suçlanacak kişinin kendileri olmadığına inanır. Hırsızlar aldıkları parayı hak ettiklerine inanır. Diktatörler halklarının güvenliği ve ulusun iyiliği için canlarının istediklerini yapmaya hakları olduğuna inanır…

… Gerçek şu ki, senin ‘yanlış’ olduğunu düşündüğün şeyleri yapan insanların çoğu bunu kendilerinin ‘doğru’ olduğuna inandığı sebeplerle yapar.

Savaşkıran - Brandon Sanderson

2 Beğeni

Belki de ölümün önünde herkes eşitti. Ölüm, birbirlerini hiç tanımayan insanları sonunda birbirleri için ağlatabiliyordu.

Öğretmenim Mori’yle Salı Buluşmaları, Mitch Albom

2 Beğeni

Le Guin’in sözü çok yerinde olmasına rağmen, ülkemiz için asıl tehlike başka yerde. Bunun için önce sözün tamamına bakalım:

Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil, cahil olduklarını bile bilmeyecek; çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.

Şu an cehaletin saadet olduğu kısımdayız. Bir sonraki nesle geçmedik. Öte yandan, kendim de dahil, pek çoğumuz millennials’a yükleniyor ve eleştiriyor olsak da 2 nesil öncesinin yarattığı tehlikeyi görmek gerek.

Elbette hepsi değil, fakat X kuşağının “olaylara karışma” ile yetiştirilmesi üzerine bugün gelen tüm kötülüklere “daha kötüsünü görmüştük” gibi gerçekçi olmayan bir yaklaşım mevcut. Bizi bitiren de bu, bu çocukları bitiren de bu.

Bugün o yüklendiğimiz millennials, bazı konularda cahil olduklarını fark edemeseler de, cehaletin saadet olduğu sürekli kafalarına vurulsa da iki önceki nesilden daha gözü açık bence. İnternetin getirdiği etkileşim sayesinde biat kültürüne bağlı değiller. En azından kendi gözlemlerim bu şekilde.

X kuşağının belli üyeleri bu tanıma çok daha fazla uyuyor.

Not: Dersen ki YKS 2018 sonuçları ne olacak, eğitim sisteminin elden geçmesi gerek gibi değişmeyen bir söz söylerim :slight_smile:

E hadi bunun üzerine kraliçeden başka bir söz gelsin. Alıntısız olmaz. Konu amacından sapmamalı.

Çünkü yaşam bir yanıt değil, bir sorudur.

Mülksüzler

6 Beğeni

Avada Kedavra

Harry Potter’ın Son 4 kitabı - Voldemort :smiley:

1 Beğeni

"Yirmi yaşındaki bir genç adamın gözünde her ihtiyar düşmandır, her fikir tartışılırdır, her önemli insan yargılanmalıdır ve geçmiş zaman, yıldırımlarla bölünmüş uzun bir geceye, karamsar ve sabırsız bir bekleyişe, şimdi, nihayet, bizimle doğan o sabahın sonsuz alaca karanlığına benzer. Yirmi yaşındaki genç bir adama, sökmekte geciken şafağın beyaz ve hassas yansımaları varmış gibi gözükür gün batımlarında; ölülere eşlik eden meşaleler yeni şenliklere yakılan mutluluk ateşleridir ve dini bütün çanların yakınışları yeni doğumların habercisi ve yeni ruhsal vaftizlerin eşlikçisidir. Bu, hayatın kahramanca yaşandığı, her boğayı boynuzlarından yakalamak gibi erkeğimsi kötü bir huya sahip olunan, titreyen elde kiraz ağacından bir sopa ve kafada bir şapkayla çevik adımlarla yürünen tek çağdır.

Her kurdele bize bayrak, her uzak homurdanma bir başkaldırının dev kükremesi, her maytap bir savaş habercisi ve her sağanak yağış evrensel selin başlangıcı gibi görünür bize. Rüzgârın uğultusunu pürdikkat dinler ve dünyanın parçalanışı olduğuna inanırız. Bir binek atının tepinişi Mesih Karşıtı’nın kara Bukefalos’uymuşçasına pencereye koşturur bizi. Batan güneşin kızıl şeritleri, belki de devlerin devindiği bir hayatın, ve Hristiyanımsı maviliğe değil, yangın ve cehennem rengine boyanmış bir göğün bulunduğu son dağların ardında bir ateş küresi varmış hissi yaratır üzerimizde."

“Bitik Adam”, Giovanni Papini.
Çeviri: Sinem Carnabuci

3 Beğeni