Ben işin nitelik ve edebi etkilerinden başka bir de kişinin kendi içinde yarattığı psikolojiden bahsetmek istiyorum dilim döndüğünce. Hazır böyle bir başlık bulmuşken içimi dökeyim.
Öncelikle youtuberlık ve instagram içinde işler nasıldır, burada bu işle meşgul olanlar neci insanlardır hiç bilmem. O yüzden onlar için iyi kötü diyecek bir lafım yok. Kendim okuduğum kitaplar için öncelikle 1k sitesinde yazdım 3-4 ay sonra ise kendi wordpress sayfamı açıp yaklaşık 1 ay orada takıldım.
Gördüğünüz üzere fazla bir etkinlik sürem olmadı. Nedeni de kendimi, kendime olan samimiyetimden şüphe ederken bulmam.
Önceleri 1k sitesinde okuduğum kitaplar için inceleme girerken hesabım yeni takip edenim yok demeden özümsediğimi en anlaşılır şekilde vermeye, kitabı beğendiysem herkese özendirmeye, bir kişi daha okusunda şu kitap şu yazar emeğinin edebinin hakkını alsın diyerek yazıyordum. Kim okumuş kaç kişi okumuş yazdığımı daha bana dert değildi bunlar.
Bir gün Albert Camus-Sisifos Söyleni için bir inceleme girdim sonra kapadım uygulamayı döndüm işime gücüme bakıyorum. Akşam tekrar girdim uygulamaya, bildirim bildirim üstüne. İncelemeyi bir kaç saatte yüzden fazla kişi okumuş yorumlar methiyeler gırla. O an işte benle yaş egom arasında kuruması gereken bir çatışmanın ilk fitili ateşlendi.
Her güne bir İnceleme yazar oldum neredeyse. Adım sanım da duyuldu ben yazıyorum insanlar okuyor. Yaşım 21 hayatımda ilk kez birilerine sesim yetişmiş keyfim gıcır meramım benden içeri dert değil, kulaklar derdime sağır değil. Yazıyorum gönlümce. Ben yazıyorum okunacaklarına ekliyorlar kitabı. Şiir kitaplarına da cevaben şiirler yazardım. Artık insanlar iyice kabullendi beni hızımı alamayan ben işi iyice kişileştirdim kendi bloğumu açtım. Yazılarımı, incelemelerimi şiirlerimi paylaştım.
Adem’e elma nasıl tatlı geldiyse bu ilgi alaka bana da öyle tatlı geliyordu. İnanın o siteden belki o kısa zaman aralığında 40’ı aşkın kitap hediye almışımdır haklarında yazayım diye. Lakin iş artık öyle bir hale gelmişti ki kendi yazılarımda kendimi göremiyordum. Tüm hayatımı doğal samimiyet üzerine kurmuş bunu görmediğim herkesden uzak kalmayı tercih etmiş biriydim. Lakin şimdi kendim samimiyetten uzaktım. Yazdıklarım artık hileliydi, sahteydi. Okur sayısı mühimdi, bloğun aldığı tık borsa işlem uygulamaları gibi ana ekranda duruyordu. Ben artık kendi meramı bir kulaktan girsin de fikri yalnızlığım bitsin diye değil takip edenlerin ne okuyacaklarını kestirip ona göre yazıyor daha çok okunsun diye kitap seçiyor kitapları ona göre okuyordum.
Yazdıklarım kimseye nüfuz etmiyor. Ben yazdım diye incelemesini o kitabı kimse açıp okumuyor artık. Öğütlediğim iyiliği savunduğum gerçekleri tüm yazılarımı okumuş olanda bile göremediğimi düşündüğüm bir an işte bu hileli tavırlarımı daha fazla inkar etmemem gerektiğine karar verdim. Yazdıklarım etkisiz çünkü yazılarım samimi değil, yazılarım etkisiz çünkü onlar benim değil başkalarının hareketine göre şekillendi, yazılarım etkisiz çünkü onlar bana yazdırıldı, artık kimse okunacaklarına benden kitap eklemiyordu.
Kendime karşı dürüst oldum ve tüm hesaplarımı kapattım öncelikle. Yazmaya da okumaya da ara verdim. Okul işlerim bile bu meseleler yüzünden sekteye uğramıştı. Onaların üstüne düştüm. Tek tesellim, yaş egoma bin nasihat fayde etmezken bu olay iyi gelmişti. Şimdiler de yine yavaş yavaş yazıp okuyorum ama herhangi bir yazımın altına adımı gönül rahatlığıyla yazmaktan çekinmeyerek yazmaya çalışıyorum.
Yazı uzun başlıkla alakasız oldu belki ama içimi döktüm. Okur ve yazan kişi arasında böyle de zehirli bir sarmaşık bağ var. Ve burada bahsi geçen şikayet edinilen kitlenin bu zehirden ben gibi nasibini aldığı için belki de bir fayda veremediklerini düşündüm. Yani kanımca içinde doğallık yoksa hangi mecrada yapılırsa yapılsın bir fayda göremezsiniz ben gibilerden. Belki de sıkıntının aslı budur.
O yüzden sosyal medya da doğal seleksiyon doğası gereği doğal olandan değil sanal olandan yana oldukça ben ve benzeri çoğu kişi bu batağa düşecek. Derdi tasası samimiyet olanda Diyojen gibi gündüz vakti elinde fenerle adam arıyorum adam diye linkler kovalayıp bu işinde ehli ve güzelini arayacak. Velhasıl kelam ne uzattım bee hahahaha :Dd