Bence telife sahip yayınevinin elinde heba ediliyor. O kadar güzel kitaplar, bir o kadar kötü çevirilerle sunuluyor. Üstelik değişen puntolar, kalitesiz basımlar da cabası. Kitaplarımı hunharca kullanan biri olmamama rağmen rafta bile parçalanacak gibi duruyorlar. Dex’te bazı kitapları var ama onlar da bilim kurgu kısmı. Bence asıl cevher Akılçelen’in elinde, onlar da değerini bilmiyorlar.
İlgisizlikleri için de örnek vermem gerekirse, şu an her şeye rağmen Sissoylu’nun 3.kitabını bulmaya çalışıyorum. 6 gün önce Instagram’dan yeni baskı olacak mı diye mesaj attım, hala cevap alamadım. Görüldü bile yazsaydı hiç olmazsa okumuşlar derdim.
Adamlar hiç iletişim kurmuyor. Mesajlara cevap vermiyorlar. Bir zamanlar forumda soru hatları vardı onu da bıraktılar. Bu iletişimsizliği anlamlandıramıyorum.
Kötü çeviriye somut olarak şu kısım böyle çevrilmeliydi diyebileceğiniz bir örnek var mı? Dikiz-Spook olayı ve Oathbringer’da değişen tarikat adları hariç okurken gözüme batan bir şey olmadı.
Güzel haber. Sonunda en azından Sanderson’un serilerinden bir tanesine başlayabilirim. Daha önce benim gibi hiç okumamışlar için güzel haber, ama elinde kitapları olanları da anlayabiliyorum.
Bu nedir artık ya ilk kitap eski büyük basım var elimde diğer üç kitap küçük boy olunca onlarıda aldım öyle okudum şimdi birde ikiye bölüp tekrar çıkarıyorlar dördüncü kitapda böyle basılır sonuçta eee ne yapacak benim gibi elinde kitaplar mevcut olanlar tekrardan hepsinimi alacağım mecburen takıntılıyım ben hepsi aynı olmalı vallahi bu kadar olmaz
Büyük ihtimalle hem bölünmüş hali hem de tam hali piyasada olacak. Bu vakiten sonra küçük boyları iptal etmezler. Keşke bunu büyük ciltli olanlara yapsalardı isteyen bölünmüş isteyen tam halini alırdı ya da bir büyük boy baskısı birde küçük boy olanları satışa sunabilirlerdi.
Yalnız yeni kapak hem büyük hem de küçük baskıdan daha güzle olmuş.
Benim en merak ettiğim konu çevirilerde düzeltme yaptılar mı acaba? Yani yurtdışında Mass market paperbackler dışında normal versiyonların ikiye bölünmüş olarak satıldığını biliyoruz. Anlaşılan puntolarda da düzeltmeye gidilmiş, şuan en merak ettiğim şey terminolojik karmaşa ve çeviriye çözüm bulunup bulunulmadığı.
@aeglos arkadaşımızın dediği gibi olacak. 2. kitabın baskısı tükenince bölünüp basılacak ve geçen sene bastıkları baskılar artık piyasada olmayacak. Yayınevi bizi iyice salak yerine koymaya başladı.
Akılçelen’i tebrik etmek lazım, adamlar her sene başka bir aksiyonla gündemde kalmayı başarıyorlar. Bence sırf bu yüzden yılın yayınevi olabilirler. İyi çeviriye, kaliteli baskıya falan hiç gerek yok yani.
Yalnız o değil de bu Anatolia Lit bir sürü yayıneviyle çalışan bir ajans değil mi? Hiç mi çalıştığı yayınevlerinin işlerine, aldığı tepkilere falan bakmıyor bu insanlar? Bu kadar şikayet nasıl umurlarında olmaz anlamıyorum. Akılçelen yüzünden en sevdiğim yazarı türkçe takip etme hevesim kırıldı ve bu üzücü bir durum. Resmen plansız programsız bir yayınevinin elinde heba oluyor kitaplar.
Yok iki cilt basalım, yok karton kutuya basalım, yok efendim o da olmadı seksen dokuz parçalık yemek odası takımı olarak basalım da kimsenin hatrı kalmasın. Bu nedir arkadaş ya!
Şu geçtiğimiz seneler içerisinde kitaplara dört işlem uygulandı resmen: 16x24=Büyük Boy/iki cilt-kötü çeviri+para, para, para!