Basit anlatımı ve evren yaratımı için seviyorum ben de, Sanderson’da aksiyonu en son ararım.
Ben Sanderson’un aksiyonunu da seviyorum. Hele Kaladin ve Dalinar’lı bölümlerin aksiyonu tam bana hitap eden türde.
Zaman çarkı kitaplıkta sırası gelip okunmayi bekliyor
en favori derseniz buz ve ateşin şarkısı derim ama farklı özelliklerde ondan daha iyi olan seriler de var. Mesela yazım dili en iyi olan kralkatili güncesi bence. (En iyi kitap değil ama, sadece anlatım dili olarak). Locke lamoranin yalanları Kadim Kanunlar yine keyif veren seriler. Fırtına Işığı Arşivi bana biraz Marvel filmlerini çağrıştırıyor. Pek bir duygu yoğunluğu yaşatmadi bana. Karakterler gerçekçi değil de yazar dünya ve büyü sistemini anlatmak için kukla olarak onları kullanıyor hissi yarattığı için bir türlü duygusuna giremedim sanırım. Mistbornu orjinal dünyası ve kitap sonlarındaki beklenmedik kurgusu ve aksiyonu için sevmiştim. Bu seride henüz o tatmin edici son ve aksiyon gelmedi kitaplarda. Dünya orjinal ve güzel ona lafım yok. Ama olaylarda beni şaşırtan ya da duygu yogunlugu yaratan bişey olmadı henüz. “Kahramanlar çok büyük tehlikelere girer ve yara almadan kurtulur” modunda gidiyor şimdilik. Epik bir olay okurken kimseye bişey olmaz nasılsa diye emin olunca benim açımdan keyfi kaçıyor.
Tamamen öznel fikrim bu arada. Sadece benim neden beğenmediğimin nedenlerini kısaca anlattım. Bana kötü gelen bir özellik başkası için güzel olabilir. Adamın sayfasına gelip tartışma alevlendirmis gibi olmayayım 
Bakış açısı ve değerlendirme kriterinize göre düşünürsek çok farklılaşır mı emin olamadım ama hikaye derinliği açısından çok önemli şeyler olacağı için belki bu sayede ilginizin biraz artırabileceğini düşünüyorum.
Üçüncü kitap koca bir fiyasko bence. Duygularınızı paylaşıyorum.
İlk 2 kitap aksiyonudan sonra 3.kitap biraz dünya hakkında bilgi kitabı. Çünkü ilk 2 kitap çok hızlı başlıyor. Muazzam aksiyona sokuyor sizi. Bende şahsım adına hayatımda çok büyük marvel dc super kahraman zart zurt düşmanıyim, ne filmini izlerim ne çizgi romanını okurum ama Fırtınaışığı bana bambaşka bir heyecan katıyor.
1- Kitap boyutları küçültüldü.
2- Punto sıkıntısı yok, büyük kitaplara göre okuması daha rahat.
3- Evet piyasada. Sırf o yüzden Sissoylu serisinin devamı olan 3 kitabı okuyamıyorum. Sissoylu serisinin 4.kitabı büyük boy, 5. ve 6. kitapları ise hem büyük hem de küçük boy olarak var. Ben Sanderson kitaplarını küçük toplamaya başladığım için serinin ilk kitabı küçük basılsın da alayım diye bekleyenlerdenim. Aynı şekilde Fırtına ışığı serisini de, 2.kitap tek cilt, 1. 2. ve 4. kitap 2 cilt çıktığı için yine 2.kitabın 2 cilt çıkmasını bekliyorum.
4- Yeni kitapları okuması daha kolay.
Kısacası yayınevi saçma sapan işler peşinde.
Keşke yayınevi iki cilt yapıp devasa fiyatlar koymak yerine küçük puntolu tek cilt yapsaydı da ucuz satsaydı. Bir kitabı okumak için 160 lira vermek nedir yahu?
İkinci kitap da bölünmüş nihayet. Yeni baskı geldi.
Sissoylu 2. Kitap da yeni baskı yapmış.
Fantastikte güncel yazarlara aşina değilim. Başlangıcı Brandon Sanderson ile yapmayı planlıyorum.
Fantastik kurgularda tercihim ortaçağ teknolojisi ve büyü. Steampunk yahut ileri teknoloji işin içine girdiği takdirde eser beni kaybediyor. Yukarda bazı arkadaşlar çağ geçişlerinden bahsetmişler.
Öğrenmek istediğim yazarın steampunk vb. teknolojileri kullanmadan yazdığı kitapları var mıdır? Mesela cosmere evreni?
Sissoylu ilk üçlemesi istediğiniz tarzda ikinci üçleme ise steampunk benzeri. Galiba, şimdilik, sissoylu ikinci üçleme dışında steampunk tarzı serisi yok ama. İstediğinize başlayabilirsiniz.
Bugün uzun süren Sanderson orucunu bozup bir kaç kitap aldım. Yeniden toplamaya başlıyorum. Benim sorum şu; tüm kitaplar küçük boyutlarda basıldı mı? Basılmadıysa, hangileri küçüldü? Sürpriz yaşamayayım sonra, bir büyük bir küçük duye
Bugünkü açıklamayı görmediniz galiba? Tekrardan 1. baskıda yaptıkları gibi büyük boy basacaklarmış tüm seriyi.
Şaka şaka.
Bana Lejyon Serisi’nde şok oldu. 2. kitap kocaman 1 ve 3 küçük. 2. kitabın küçük boyunu basmamışlar daha.
Yüreğime indi valla, siparişi iptal edecektim 

. @ali1234512 ben de lejyon 3’e kadar çıkmış olan tüm Sanderson’ları almıştım. Lejyon küçülünce (çok iyi hatırlıyorum, Instagram paylaşımlarında kitabı diğer ilk iki cildin üstüne çarpraz şekilde koydukları için boyutu belli olmamıştı. Sipariş vermiştim ben de.) “neyse bir şey olmaz çok da sevdiğim seri değildi” diye düşünmüştüm. Ama hemen arkasından Oathbringer gelmişti o da küçüktü ve punto berbattı. Üstelik sayfalar fasikül gibi parça parça tutturulmuştu. Ben de sinirlenip tüm Sanderson’ları sattım. Diğer yayınevlerinden çıkanları neden sattım hiç bilmiyorum.
Lejyon olayı harbiden tam dolandırıcık idi ya. Sitelerde bile boyutları büyük görünüyordu diye hatırlıyorum.
Arka arkaya mesaj yazmak ve alakasız bir başlık altına yazmak istemediğim için bu mesaja eklemek istediğim bir kaç cümle var.
Eklemek istediğim kısım ise yazarın kitaplarının Türkçe’de bu kadar farklı baskısı olmasına rağmen aslında tutarlı bir baskısının olmaması. Çeviriyi, yazı boyutunu geçtim. Bütün yayın evleri çok iyi olur da bu yayın evi onlardan farklı bir yol izler kabul ederim ama hepsinde farklı sıkıntılar var. Yayın evinin yapamadığı ya da yapmadığı okura tutarlı bir yaklaşımda bulunmaması. Ne demek istiyorsunuz diye düşünebilirsiniz; bir soru sorayım sizlere “Küçüğünü büyüğünü, tekini çiftini geçtim Türkçe’de yazarın kitaplarının ciltli baskıları var mı, ücreti karşılığında alacağınız özel baskılar var mı?” Sorun tam olarak bu; kitabın bir sürü farklı baskısı var ama bu kadar basit bir ayrım yok. Ciltli mi olacak ciltsiz mi diye sorusunu forumda şimdiye kadar okuduğum mesajlarda bu yayın evi için görmedim. İthaki özelinde konuşalım Zaman Çarkı, Malazan, Yüzüklerin Efendisi vb. bu kitapların ciltlisini de bulabiliyorsunuz normalini de. Tolkien gibi çok baskısı olan yazarlarda bile en fazla siyah kapak beyaz kapak gibi bir fark oluyor. Metis Yayınları’nda bile Yüzüklerin Efendisi için ciltsiz üç kitap, ciltli tek kitabı var. Okuduğum mesajlarda en çok gördüğüm konu boyutlar, belki içeriği önemli boyuta niye takılıyor diye düşünülebilir ama o zaman insanlar kitap almaz veya kitaplık yaptırmazdı. Okuduğum kitapları ikinci kez okumam, en fazla sevdiğim bir bölümü açar tekrar okurum, benim için kitaplığın olmaması yer konusunda daha rahatlık sağlar ama kitaplığımın olmasını ve istediğim bir kitapta ücret ödeyeceksem bir seçeneğim olmasını isterim. Yayın evi keyfi davranıyorsa almamak da benim keyfim.
Konuyu sadece daha basite indirgemek için ciltli veya ciltsiz diye ayrıma girdim. Yoksa ciltli kitap çıkarmıyor diye yayın evini eleştirmek çok mantıksız olurdu. Ciltsizi 160 lira olan bir kitabın ciltlisi olsaydı büyük olasılıkla 250 lira olurdu. Peki Ayn Rand kitapları çok pahalı denilirken 160 lira olan Savaş Ritmi ucuz mu kalıyor ikiye bölününce?
Malazan kıyası yaparken kitap boyutlarını da göz önünde bulundurulmalı bence.
Malazan 1 Ay Bahçeleri 210 bin kelimeden biraz az.
Fırtınaışığı 4 Savaş Ritmi 455 bin kelime civarı,( İngilizceleri tabi ki).
İsteyen istediği fiyata satsın. Böyle bir durumda var bizde; serbest piyasa denilen şeyin denetimsiz her şeye serbest olduğu düşünülüyor. Aslı öyle değil belirli kurallar içerisinde serbest ama kurallara uyulmayınca istediğin fiyata, serbest piyasa sonuçta.
Brandon Sanderson gibi güncel yazar ve Türkçe’de toplam sayfa sayıları neredeyse aynı. Biri niye diğerinin bir buçuk katı fiyatına satıyor? Yeni ve eski diyebilirsiniz ama telif ücreti yeni ve eskiye bakmıyor. Aldığını yerine koyabilmek için zamlı (güncel !!!) fiyatlardan satılması gerekli.
Doğru, bunu yazarken de böyle bir argüman geleceğini biliyordum. Düzenlerken silmişim, tek kitaba sığdırmaya çalışsalar daha ucuz olacaktı diye yazmıştım. İkiye bölme muhabbeti ilk çıktığında yazmıştım bunu. İkiye bölündüğünden maalesef ki iki kitabı tek kitap olarak alıp kıyas edemiyoruz. Kitaplar ayrı ayrı ele alınmalı. Burada sorun ikiye bölünmesi yani.
Tek kitap olarak ele alındığında da fiyat olarak diğerlerine nazaran çok pahalı olmuyor.
Kralların Son Çaresi kitabı 234 bin kelime, 110 lira etiket fiyatı mesela, Savaş Ritmi 2. Ciltle kıyas edilebilir, kelime sayıları yakın sayılır(kitabın ikinci kısmı daha uzun), çıkış zamanları da yakın.
Ha bu hesaba göre de Parlayan Sözler pahalı denk geliyor galiba, o da ayrı bir konu.