Bugün Ben Şunu Öğrendim:


(Emre ) #563

Foşik Hollanda polisi. Bisikletlilere ve motorsikletlilere bu kadar özen göstermeleri çok iyi bence, tabi size gerçekten yanlış teşhis koydularsa onu tasvip ettiğim anlamına gelmesin. Yanlış yapılmış size. Ben de yeleksiz çıkmıştım beni sadece uyarıp bırakmışlardı daha büyük bir ceza bekliyordum ben oysaki.


#564

Özen göstermeleri güzel ama polis bence alkollüydü shfjskdjfjek Id’mi yanıma almayı unuttuğum için kaldığım yere kadar bana eşlik etti ve İngilizce konuştuk yol boyunca. Bulgar kimliğimi verince bana İngilizce biliyor musun diye soruyor. :rofl:


(Feslegeen) #565

Ben bugün kendi düşüncelerimin beni korumak isteyen insanların düşüncelerinden daha dogru olduğunu öğrendim


(Doğan) #566

Akademinin yolu nereye çıkıyor bilmiyorum, ama yolunun epey taşlı ve engebeli olduğunu öğrendim, öğreniyorum.


(Su) #567

İlk defa bir kitabını okuyup bitirdiğim H.G. Wells ile çok geç tanıştığımı öğrendim. (Farkındalık mı desek? :relieved: )
Zaman Makinesi enlerim arasına girdi! :star_struck:


#568

Sesli harften önce gelen 'the’nın (dı) aslında ‘di’ diye telaffuz edildiğini öğrendim. Ben aslında bunun coğrafi bir getiri olduğunu sanıyordum ama öyle değilmiş.


#569

Ne kadar düşünürsen düşün, ne kadar çabalarsan çabala, o düşüncelerinde boğulup gideceğini; geleceğin “güçlü patronlar” tarafından şekillendirildiğini ve dünya nüfusunun %99 u ile birlikte onlara tapmak zorunda olduğumuzu, bundan başka yol olmadığını ve bu sarmalın dünyanın sonuna kadar gideceğini iyice benimsedim kalpten.

Hayat, gün geçtikçe anlamını yitiriyor. Bazen yaşasak ne olur, yaşamasak ne olur diye düşünüyorum.


(Hiçliğin bekçisi…) #570

Bir gün zaten yaşamayacaksın ama şu an yaşayabilirsin. Dünya sistemine çelme takamayacağına göre one göre yaşayacaksın.


(Emre ) #571

Tam da Saklı Seçilmişler’i okurken bir mola vereyim dedim o sırada yorumunu gördüm. Yazık cidden üzücü kitabı okurken zaten nabzım yükseldi iyice sinirlendim. Bilmiyorum en güzeli sabah uyandığında bir anda ölüp gitmek herhalde, diğer ölüm türlerinden korkuyorum çünkü çok acı çekiyorsun, ama öldükten sonra da acı çekmeyeceğimizden emin değilim.


#572

Ölümün buruk bir ayrılık mı yoksa kurtuluş mu olduğunu hala çözemedim.

Yaptığım şımarıklık değil, insan düşünmeden nefes alamıyor. Düşünmeyenleri anlayamıyorum.


#573

Yaşa yaşa, nereye kadar? Gidişat belli, varacağımız “son” aynı.

Çevremizde gördüğümüz hayatlar, birbirinin kopyası. Toplu taşımalara klonlarımla biniyormuş gibi hissediyorum.

Sistem… Görünmeyen tek deha o. Yitip giden akıllara yazık oluyor.


(Emre ) #574

Hayat zulümlü kader oyunlu.


(Hiçliğin bekçisi…) #575

Bu konuları gecmişte o kadar çok düşündüm ki bilemezsiniz. Sonuçlar, bakış açıları bunlar kişinin kendisinin ulaşması gereken şeyler. Ben kendimce yaşamak için bir neden bulabildim sonunda ve bence yaşamak da bir tek o şey için değer. Aksi halde ne kadar düşünürseniz düşünün bir sonuca ulaşmak zor.

Sadece düşününce bazı şeyler düşte kolay gelir insana. Sonra bir gün siz tam da bu düşlerin içindeyken bir telefon gelir ve sevdiğiniz bir kimse ölmüştür. O an bir gariptir. Sonrası daha da gariptir. İnsan bir irkilir. Varlığına alıştığı bir insanın yokluğu kadar sarsıcı bir şey yaşamadım ben dünyada. Yine de hayat size başka standartlarda etki ediyor bana başka. Belli noktalarda belki aynı basamaklara bassak da farklı sonuçlara ulaşıyoruz. Sizin sonucunuz ne olacak? Bunu bulacak olan sizsiniz. Gariptir şu an Kitap Kulübü’nün kitabını okuyordum; Kaçan Ayna. Tam da bu konuyu ele alıyor tüm öyküleriyle.

Bu konuda çok şey konuşabilirim ama bu kadarı kâfi.


#576

Yürüdüğümüz kaldırımlar, akşamları dedikodularımızı yapıyorlardır belki. Duyamadıklarımız, duyduklarımızdan daha fazla götürüyor; farkında değiliz çoğu şeyin.

İçinde bulunduğu hayat ağacından kopardıklarıyla olanlara ne mutlu.

Neyse, daha fazla zamanınızı çalmayayım.


(Hiçliğin bekçisi…) #577

Ben istemedikçe zamanımı çalabilir misiniz? :slight_smile:


#578


(Can) #579

Bilimsel olarak hee çekirdeğin aynı olmayacağı bunun facebook efsanelerinden biri olduğu bir sitede kanıtlanmıştı ama neresiydi unuttum. Evrim ağacının mitleri çürütme serisi olabilir.

Yine de eskiler bilmeyip kullanmış olabilir tabi ona bir şey diyemem.


#580

Tamamen eşit olması imkansız tabi ama tolere edebileceği kadar ufak bir farktır belki. Ölçüm yaparken fazladan bir çekirdek kullanılması bunun için olabilir.


(Can) #581

Aslında haklı olabilirsiniz. 5 cekirdek olsa biri eksik biri fazla dengeler birbirini. Ama elmasın karat düzeyi için uygun mu bilemedim bir gram elmas bile baya para ediyor hele ki o dönemde.


(Hiçliğin bekçisi…) #582

Yaw hep yanlış dönemlerde yaşamışız. :joy: