“Yüzüklerin Efendisi’nin ihtişamını ve özgünlüğünü Dune’un cesareti ve entrikasıyla birleştirmek istedim.” R. Scott Bakker
The Prince of Nothing, Kanadalı yazar R. Scott Bakker’ın yazdığı epik grimdark fantezi serisi. Kitaplar, The Second Apocalypse olarak bilinen geniş bir dizinin ilk üçlemesini oluşturuyor. Açıkçası Malazan’dan sonra en çok bu seriyi merak ediyorum. Neden bu kadar gölgede kalmış anlamak güç. Gerçekten heyecan verici bir üçleme. Evvela çok karanlık ve acımasız. Alternatif haçlı seferlerinin yaşandığı, ilginç karakterlerin, büyü sistemlerinin ve ırkların olduğu orijinal bir dünya. Katman katman işlenmiş. Yazar aynı zamanda iyi bir felsefeci. İncil ve Nietzsche üstüne çok kafa yormuş. Karakterleri, konuyu ve dünyayı felsefe ile iç içe harmanlamış. Sürükleyici, düşünen ve düşündüren bir seri.
Bakker da tıpkı Steven Erikson gibi ilhamını Bizans, Roma, Helenistik Yunan, Moğol, Barbar (İskit), Mısır, Arap, Ortaçağ Avrupası ve Ortadoğu gibi çeşitli kültür ve coğrafyalardan almış. Ve yine dikkat çeken başka bir konu, Erikson gibi postmodern - yapıbozumcu yönleri olduğu. Fantastiğe yeni şeyler katmak isteyen, keşifçi bir yazar. Seriye gelen olumsuz eleştirilerin başında çok miktarda şiddet içermesi geliyor. Bunun yanında derin konular işlemesi sebebiyle okuma güçlüğünden bahsediliyor. Anlaşılan Malazan gibi ağır sıklet. Herkese hitap etmeyebilir.
Sonuç olarak hem dışarda hem içerde grimdark türü başta olmak üzere farklı fantastik serilere giderek artan bir ilgi var. Joe Abercrombie, Mark Lawrence, Robin Hobb, Katherine Arden, Guy Gavriel Kay, Gene Wolfe gibi yazarlar basılıyor. Bir aksilik olmazsa bahar sonu Malazan da gelecek. Bu ilgi ve heyecanın satışlara da yansıyacağına inanıyorum. Düşündüm ki bu muhteşem seri, Prince of Nothing neden olmasın? Yayınevlerine önerelim. Gönlümden İthaki ve Alfa geçiyor ama bilemiyorum. Talep edersek pekala bu seri de yayın programına girebilir. Ne dersiniz?
Hocam,umarım muradınıza erersiniz ancak bu seriyi Türkçe’de görme ihtimalimiz çok düşük. (Bence yok ancak kesin konuşmayayım dedim.) Böyle düşünmemin iki nedeni var:
Başta tabi ki düşük satış oranları geliyor. Yanlış anlamayın ilk üçleme idare eder bir başarı gösterdi. Ancak ikinci üçlemeye (Sonradan dört) ilgi azaldı. Öyle ki yazar üçüncü üçlemesi için yayıncı bulmakta zorlanmakta. Yani satış rakamları olarak diğer örneklerinizle aynı kefede değil maalesef.Kritiklerin dostu, okuyucunun ebedi düşmanı Gene Wolfe hariç tabi .
İkinci olarak ise belirttiğiniz gibi seri fazlasıyla sert. Grimdark’ın da grimdark’ı diyebiliriz. Rahatsız edici olmanın ötesinde yıpratıcı kitaplar. İkinci üçlemeye (dörtleme) başlayıp başlamama konusunda cidden kararsız kalmıştım açıkçası.
Bu seriyi geçen ay ig üzerinden Alfa’ya iletmiştim, ‘‘Yayın kuruluna ileteceğim,’’ diye geri dönüş aldım. Aynısını yapmasını arkadaşımdan da istedim, o da benzer bir geri dönüş almış. Farseer serisiyle epik fantastik dalına göz kırptılar, bu seri üzerinden de Alfa’yı cesaretlendirirsek bence bir şeyler başarabiliriz.
Ottessa Moshfegh’in My Year of Rest and Relaxation’ını çok istiyorum. HepKitap yazarın bir başka kitabı olan Eileen’i bastı ama bu kitap için kendilerinden yanıt alamadım.
Üçünü de okudum, üçünün de yeni kitabı çıksa hemen başlarım. Üçü de fazla derinliği olmayan ama heyecan dolu, sürükleyici eserler.
Cradle içlerinde en popüleri. Wuxia türünü bazı klişelerinden budayıp batı sahnesine taşıyan bir eser. High fantasy ve geniş bir dünyası var: yaratıklar, dövüş sanatları, büyüler, tanrılar, dağları yıkabilen insanlar vs.
Manifest Delusions ise favorilerimden. Akıl hastalarının büyülü güçler kazandığı bir evren, bu yüzden de herkesin ilginç karakterleri var. Birkaç senedir üçüncü kitabını bekliyorum ama ikinci kitap da tatmin edici bir yerde bitti. Bunun yayınlanması biraz zor gibi çünkü ilk kitabı bir yayıncıya aitken diğer iki kitabı bağımsız yayınlandı. Telif işi ne olur bilemiyorum.
King’s Dark Tidings bu üçü içinde bence en zayıfı. Ultra mega süper güçlü, kusursuz bir ana karakteri var, bunu da kucaklayan bir yapısı var. Böyle bir karakteri seviyorsanız okuması çok eğlenceli. Tam anlamıyla çerezlik yani. Yazarı bağımsızdı sonra bir yayıneviyle anlaşıp başka bir seriye başladı ve onu bitirene kadar KDT’ye dönmeyeceğini açıkladı. O yüzden birkaç sene önce kazandığı ivmeyi kaybetti.
Çok daha popüler seriler çevrilmemişken bunlara sıra geleceğini sanmıyorum. İvmesini koruyup güzel bir final yaparsa Cradle olabilir ama ona da bir 5 sene var.
Goodreads puanının baya yüksek olmasından dolayı dikkatimi çekmişti,konusu da güzele benziyor umarım çevrilir
American Dirt,Amerikalı yazar Jeanine Cummins’in, oğluyla birlikte Amerika Birleşik Devletleri’ne belgesiz bir göçmen olarak hayatını geride bırakmak ve kaçmak zorunda kalan Meksikalı bir kadının çilesini konu alan bir romandır.
Acaba neden böyle dediginizi sorabilir miyim? Ben henüz Işkencecinin gölgesini okudum resmen kitaba bayıldım. Içindeki felsefi kısmı tam anlayamasamda derin konuları işlediği belli oluyor.
Gene Wolfe favori spekülatif kurgu yazarımdır.Hatta Solar Cycle’ı iki kere okudum. Ağır fanıyım yani . Ancak dediğim gibi, eleştirmenler ve meslektaşları tarafından ne kadar övülse de okuyucuda karşılığını bulamıyor gibi geliyor. Tipik bir bilim-kurgudan veya epik bir fanastikten ziyade ‘‘edebi bir labirent’’ olması nedeniyle normal karşılayabilirz ancak bilimum okuma-arkadaşımı kitabın kapağını açmaya dahi ikna edememem de kalbimde bir yara.
İlk kitabı sevdiyseniz muhtemelen diğer üçünü de seversiniz. Book of the New Sun’ı tek bir kitap gibi düşünmekte fayda var. İlk okumamda aynı sizin gibi bayılsam da kabaca anlayabilmiştim. Ama tekrar okuduktan sonra bambaşka bir kitapla karşılaştım, hayranlığım katlanarak arttı yani. Gene Wolfe da bunu amaçlamıştı muhtemelen:
“My definition of good literature is that which can be read by an educated reader, and reread with increased pleasure.”
İyi edebiyat tanımım, eğitimli bir okuyucu tarafından okunabilmesi, ve artan bir zevkle tekrarlanabilmesidir.
İlk kitapta olaylar tam anlaşılmıyor. Ama sanırım Severian’nın özerkin başına geçmesi anlatılacak ya da ona yakın bir şey. Halbuki ben ilk kitabı duyduğumda isminden dolayı başka gezegenlere falan gitmeli bir şey sanıyordum.
Kim o arkadaş kim!!! Söyleyin kafasına vura vura okutalım
Bu arada yeri gelmişken size sorayım devam serilerinde (short sun, long sun) Severianın öyküsümü anlatılıyor yoksa başka bir hikayemi? Umarım ithaki diğer serileride başar.
Severian’ın hikayesi Solar Cylce + Urth of the New Sun.
Long ve Short Sun aynı evrende geçen farklı hikayeler, daha okumadığımdan ne derece bağlantılı olduklarını bilmiyorum. @isos81 Hocam, kitabın sonunu söylesem dahi spoiler sayılmaz bence ama blurlanabilir. Hepsinden önce size canı gönülden önereceğim bir seri de değil, o başka zamanın konusu tabi .
Ya ben bu kitaba başladım etkinlik kapsamında ama ne yapsam elim bir türlü gitmiyor kitaba. Tıkanıp kaldım. Sıkıldım desem o da değil, sanki görünmez bir bariyer var aramızda. Anlayamadım sebebini.
Nasıl biliyorum adamımı . İsterseniz forumda da etkinlik düzenleyip bir şans daha verebilirsiniz. Ben de katılırım, yeni bir ‘‘Blindsight’’ vakası olur elimizde.
Emile Zola’nın içinde Nana, Germinal, Meyhane gibi şaheserlerinin bulunduğu 20 romanlık Rougon-Macquart serisinin amiyane tabirle “yıl olmuş 2021” hala layığıyla Türkçe 'ye baştan sona çevrilmemiş olması inanılmaz geliyor bana umarım en kısa sürede bir yayınevi bu işe el atar ve bütün seriyi çevirir ve yayımlar.