Dilimize Kazandırılmasını Bekledikleriniz


(Yakışıklı) #86

Dmitry Glukhovsky’nin Tekst’ini çok merak ediyorum, lâkin bildiğim kadarıyla sadece Lehçe’ye çevrildi. İngilizce dahi okuyamayacağız gibi uzun bir süre :\


((Eski Nick İBow) Emre) #87

Bir cacık olmaz. Zamanında facebook’tan falan mesaj atmıştım, editör sıkıntısı falan var diyorlardı.
http://www.kayiprihtim.org/forum/diger-fantastik-eserler/malazan-book-of-the-fallen-t12698.0.html;msg170913#msg170913
Çevrilmiş kitabı 2 yıl mı bekletiyorlar yani? Gerçi konunun tamamını okuyabilirsin, yayınevine bir sürü bilgi alma amaçlı sorulmuş adamakıllı cevap verilmemiş. Gene de sorabilirsin tabi ama ben bir şey çıkacağını zannetmiyorum. Yazarın direkt kendisine mail atıp baskı yaptırsak daha çok işler herhalde.
Gene de buraya @mit , @Firtinakiran ı falan etiketleyeyim, belki yeni bilgiler vardır bu konuda, belki edinebilirler yeni bilgi bu yazıyı okuduklarında.


(Hazal Çamur) #88

Maalesef bende yeni bir bilgi yok :frowning: Ben de sizler gibi bıkkınlıkla bekliyorum. İhsan abi de cevap verir tabii, ama ben ondan da yeni bir haber duymadım.


(Rocket quuen) #89

Fantastik edebiyat kitabı basmak için en doğru kitabı seçtiler. İsteseler bir anda ünlü olabilirler tıpkı Akılçelen gibi ama…


(M. Ihsan Tatari) #90

Benim de haberim yok. Çevirisi tamam, editör arıyoruz demişlerdi. Hatta Hakan @magicalbronze “İhsan abi var, o yapabilir,” demişti. İletişim bilgilerimi almışlardı. Fakat o günden beri ne bir ses ne bir seda çıktı.

Yazara mail atarak bir sonuç elde edilebileceğini sanmıyorum. Yayaınevi telifi kaybederse aynı şeyi ikinci kez satmak için bir fırsat geçer sadece ellerine.


(Rocket quuen) #91

Yani hiç yolu yokmu ? :sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob::sob:


((Eski Nick İBow) Emre) #92

Aslında orada biraz ironi vardı, yoksa yazara olan baskının sonuç getireceğini falan zannetmiyorum. Yani onu yapsan daha çok ses getirirsinden kasıt ağzınla kuş tutsan bir şey olmaz demekti :grinning:.


(Rocket quuen) #93

Yarın beyazbalinaya msj atacağım .


(Eren Diakotra) #94

Yatıp kalkıyolar afedersiniz ama malum genital organlarında değil kitap satmaz diye korkuyorlar heralde.


(Rocket quuen) #95

Beyazbalinaya msj yazdım cevap bekliyorum .


(Cemalettin Sipahioğlu) #96

The Myth of Male Power - Warren Farrell

Toplumsal hareketler, elde edilen kazanımlar neticesinde, bazen rayından çıkabilir. Örneğin günümüzde bazı militan feminist savunucularının, “feminazi” benzetmesine vardıracak eylem ve söylemlerde bulunması söz konusu. Bu, feminizm kötü olduğuna dalalet değil elbette. Toplumsal roller husundaki tartışma denklemdeki birilerinin duygu ve düşüncelerinin unutulduğuna işaret; bu kişiler, erkekler.

Feminist teoriler sayesinde, erkeklerin toplumsal mekanizmadaki rolü masaya yatırılabildi. Kimi araştırmalar erkeğin rolünü varlığıyla sabitleyerek, konumunu, sistemi üreten ve tahsis eden olarak merkeze aldı. Ve bu bakış açısı dolayısıyla yer yer, erkek eşittir sorunun kaynağı gibi bir algı oluştu. Kimi radikal fikirler, erkek yok sorun yok, gibi çözüm önerilerine bile vardırdı işi. Feminist hareketin amacı günah keçisi aramak değildi, elbette. Ama çözüm arayışları, gözleri, cinsiyet ayırmaksızın işleyen toplumsal mekanizmanın kendisinden, eril iktidarın hükmü nasıl son bulura kaydı.

60’lı yıllardaki feminist akımın destekçilerinden Warren Farrell, sistemin çarklarını irdelerken ünlü “eril iktidar” olgusunun erkekler içinde pek matah sayılmadığını anlatıyor, kitabında. İlginçtir, bu çalışması sebebiyle bazı feminist topluluklardan tepki almış. Bazısı Farrell’i feminist karşıtı olmakla suçlamış. Toplumsal rol modellerinin iki cinsiyet içinde külfetleşebildiğini ve ortada, herkesin elini taşın altına koyması gereken sorunlar olduğunu dikkate alınınca, Farrell’ın bu tip tepkilerle karşılaşması tuhaf.

1993 yılında yayınlanan kitap, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini incelemesinde ihtiyaç duyulan çok önemli bir konuda boşluğu dolduruyor.

NOT: Hey mübarek! Arka kapak yazısı gibi yazdıkça yazmışım.


#97

Beren ve Luthien

Arthur’un Düşüşü

12 ciltlik Orta Dünya ansiklopedisi


(Hamdemit Abi) #98

images
Prince of Nothing,diğer adıyla Second Apocalypse üçlemesi.R. Scott Bakker’in yazdığı bu üçleme tür olarak grimdark(karanlık fantezi) olarak tanımlanmaktadır.Fakat şahsi düşüncem dilimize çevrilmiş Parçalanmış imparatorluk ve kadim kanunlar serilerinden çok daha karanlık,çok daha zekice ve çok daha derin olduğu yönünde.Böyle bir kıyaslama yapmamdaki amaç kesinlikle diğer iki seriyi kötülemek olmamakla beraber bu kadar orijinal,hırslı ve de hak ettiği ilgiyi göremeyen bir serinin dilimize kazandırılmamış olmasından dolayı duyduğum üzüntüdendir.


(Rocket quuen) #99

Bu serinin her yerinde felsefi şeyler varmış ,Malazan serisinden sonra en iyi dünya yaratımıymış. Her yerde mükemel olduğuna dair yorumlar görüyorum. kitabın üzerinde de steven erikson nun yorumu var . O derece iyi yani neyse efendim ithaki amcadan bir hamle bekliyoruz ama …


(Hamdemit Abi) #100

Malazan’ı ile aynı kulvarda gördüğüm yegane seridir bu.Umarım ikisini de en kısa sürede ana dilimizde okuma ayrıcalığına kavuşuruz.


(Rocket quuen) #101

inşallah dostum :smiley: :smiley: :smiley:


(Fatih Ataç) #102

images


(Yasin) #103

images%20(5)images%20(7)


#104


(Kerem Keskin) #105

ıBooks
Bir Fringe hayranı olarak uzun zamandır bekliyorum bir umut olur belki diye :frowning: