Dök İçini Rahatla

Bir insan 16 yaşında her şeyi bilebilirken, bu kadar cesur olabilirken nasıl olur da 20 yaşında kendine, hayata, insanlara bu kadar yabancı olabilir? Bu kadar korkak olabilir? Kendimi tanıyamıyorum.

2 Beğeni

Welcome to Turkey. Daha yeni başlıyorsun 20 lik… Mevcut dışında ne gördün ki?

2 Beğeni

İçime su serptiniz.:face_without_mouth:

Valla hocam o yaşlarda biraz ‘bilmediğini bilmeme‘ durumu oluyor. Bkz, Dunning-Kruger etkisi:

Gençlik özgüveninin gitmesi hoş değildir ama, bilmediklerinizin farkına varmak bilgi/deneyiminizin arttığının göstergesi olabilir. Bence olumlu bir şey.

Ha şahsen ben yolu -nerdeyse- yarıladım ama hala genel olarak ne yaptığım hakkında pek bir fikrim yok, o da herhalde bilmediğim daha fazla şeyi fark etmektendir. Evet evet öyledir. :roll_eyes:

7 Beğeni

Hocam “bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” diye bitirsen süper olurmuştu. :slight_smile:

4 Beğeni

Nescio, ergo sum hocam.

2 Beğeni

Tek olmadığımı hissetmek bir yerde iyi hissettirdi. Bu sıralar bu durumdan çok bunalmıştım, en azından benim için bilgilendirici oldu teşekkür ederim. :slightly_smiling_face:

1 Beğeni

Şimdi düşününce itici geliyor ama cehalet de erdem hakikaten.
Misal şimdi Rammstein görseydin, Link’n Park görseydin , Haykoyu alt grup dinleseydin…
Festivallerde Efes’miş Tuborg muş…
Sonra Dolar 1.2 1.3
Vize derdi yok. Şaka bir yana ama, yaşayıp da sonra yapamamak çok zor. Ben 16 yaşında da her şeyi bildiğini sanmıyorum. Böyle dalga geçmek için değil. Kaç ölüm gördün mesela? Kaç kez işte mobinge uğradın? Yada kaç eyleme katıldın, gözaltı, karakol gördün. Mevcut dışında ne gördün ile kastım buydu.

Çok karartmiyim. Gençsin. Her ne yapıyorsan en iyisini yapmaya çalış. Burada olmuyorsa bile bir yerlerde olsun.

2 Beğeni

Dediklerinizde haklısınız. 16 yaşında her şeyi bilmekten kastım da bildiğimi düşünmek ve buna bağlı olarak daha özgüvenli olabilmek. Şimdiyse bilmediğimi biliyorum ve bu tedirginlik yaratıyor. Ölüm gördüm tabi. Hatay’da yaşıyordum. Depremde babamı kaybettim. Özellikle depremden beri aslında hiçbir şeyi elimde tutamadığım için çaresiz ve hayata karşı deneyimsiz hissediyorum. İşte mobinglere uğramaya da diğerlerine de sıra gelecektir. Yolun daha başı ama sanki ortalamışım da geç kalmış gibiyim.Elbette dediğiniz gibi de daha görecek çok şey var ama son 3 yıldır sudan çıkmış balık gibiyim ve bunu kaldırmak zor geldi. İçimi dökmek istedim.

İçime su serptiniz derken de kötü bir anlamda söylemedim yanlış anlamayın. Şaka maksatlıydı. Yorumlarınız için teşekkür ederim.:slightly_smiling_face:

5 Beğeni

Size de kızıma verdiğim tavsiyede bulunmak isterim.

  1. Her zaman bardağın boş olsun, onu her daim bilgi ve hayatla yavaş yavaş doldur.
  2. Her daim kitap oku. Özellikle sevdiğin tarzın yanında mutlaka Tarih ve Edebiyat bilhassa klasikleri oku. Çoğu dramdır ama bedava hayat tecrübesi dir. Sen yaşamadan yaşanmışları görür başına geldiğinde ne yapacağına dair bir fikrin olur.

Acizane içinizdeki boşluğu bu sekilde doldurabilirsiniz diye düşünüyorum.

Hayatınıza dair hiçbir fikrim olmadığı için daha fazla yorum yapmam garip olur. Yüreğinizi ferah tutun…

2 Beğeni

Çok teşekkür ediyorum. Okumaya devam edip elimden geleni yapacağım. Boşlukların dolmasını umuyorum. Tekrardan sağ olun. Kızınıza da sevgiler. :folded_hands::slightly_smiling_face::pink_heart:

3 Beğeni

Başın sağ olsun. Hataylı olup da yakınını kaybetmeyen kimse yoktur sanırım.

4 Beğeni

Teşekkür ediyorum. Maalesef öyle. Herkese tekrardan geçmiş olsun ve yakınlarını kaybedenler için baş sağlığı diliyorum.

2 Beğeni

Depresifpatates başın sağ olsun tekrar. Çok arkadaşımız var burada deprem yaşamış.
Hatta bu süreç burada , forum üzerinde biraz farklı işledi. Yıllar sonra çok daha fazla insan birbirini tanımış oldu. Ben p 39 um ve pek çok konuda halen tam dolu olduğumu yada yeterli tecrübede olduğumu düşünmüyorum. Yates in dediği gibi kitap kısmı da önemli. 2 maddeye de katılıyorum.

  1. yü yazmamış :smiley:
    Bir de ilerde çocuk olursa bambaşka tecrübeler var.
4 Beğeni

Teşekkür ediyorum. Yanlış anlaşılmaları önlemek maksadıyla da söyleyeyim hiçbir şekilde çok bilgiyim ya da öyleydim gibi bir iddiam yok, olamaz da çünkü hiçbir zaman gelişmenin sonu olmadığına inanıyorum. Sadece bir şeyleri bildiğimi sandığım zamanki rahatlık ve özgüven farklıydı ve bu gidince dengem şaştı. Ergenlik özgüveni ve cahilliği diyeyim. :sweat_smile: Tek başıma hayata adım atınca gerçekleri gördüm. Ama hepinizin yorumları bir nebze bunun bir süreç olduğunu fark etmemi sağladı. Teşekkür ediyorum hepinize. Yorumlarınız çok kıymetli, hepsini uygulayacağım.

Çocuk sahibi olmak en zoru tabi onu düşünemiyorum daha. Ebeveyn olan herkesi de çok takdir ediyorum çok zor aynı zamanda da kutsal. :slightly_smiling_face::growing_heart:

5 Beğeni

Elestirilerinizde haklısınız. Ancak size birkaç sorum var:

  • Bir kütüphaneniz var mı? Düzenli kitap alıp okur musunuz?
  • Kutuphanenizde spekülatif eserler var mı? Diğer kitaplarla oranı nedir?
  • Spekülatif kitaplarınızın içinde yerli yazarların oranı nedir?

Türkiye’de düzenli kitap alıp okuyan insan sayısı az. Bunların içinde spekülatif kurgu okuyanların sayısı daha da az. Spekülatif kurgu okuyanların içinde yerli kurgu okuyan çok çok daha az. Spekülatif kurgu yazan insanların bile büyük çoğunluğu yerli spekülatif kurgu okumuyor. Onlar bile “Türkiye’de fantastik, bilim kurgu basilmiyor/yazılmıyor” diyebiliyor.

Yayınevleri para kazanmak ister. Daha fazla insan yerli spekülatif kurgu satın alıp okursa bir şeylerin olma ihtimali yükselir.

6 Beğeni

Hoşgelmişsin üstat, nasılsın?

2 Beğeni

Sorulara bütünüyle cevap vereyim. Kütüphanem var, daha çok teorik-akademik okumaya çalışmama karşın kurgu eserler kalanına denk diyebilirim, spekülatif kurgu eserleri dahilinde yerli olanlar elbette ki daha az. Bu ‘daha az’lık nedeninin biraz yumurta-tavuk mevzusu gibi olduğunu düşünüyorum.

“Türkiye’de fantastik, bilim kurgu basılamıyor/yazılamıyor" durumunun çok yerinde bir önyargı olduğunu düşünmüyorum; bilim kurgu için ‘ortada’ bir bilim olması gerektiğine katılıyorum ama bugün bilim bölgesel değil küresel gelişiyor hali hazırda. Fantastik vs için pratikte olmasa da geçmişte fazla fazla var bu üretim-kurgu durumu. Ama ‘takip ettiğim’ yayınevleri benim önüme dijital dönemde ‘yerli kurgu’ çıkaramıyorsa; ortalama okuyucunun dışında, uzağında (halihazırda bu kurguyla ilgilenen biri olarak) duran ben bile bu kitaplara doğru düzgün ‘erişemiyor, haberdar olamıyorsam’ okuyucu olarak ‘eksiğin bana ait olduğunu’ düşünmüyorum.

Çok şükür. İş güç, çocuğun kursları, sınavları… bir koşturmaca içine girdik, kim bilir ne zaman çıkarız:) Siz nasılsınız?

2 Beğeni

Şükrolsun bizde iyiyiz. Biz de 2 çocuk var :smiley: Her şey çarpı 2 tabi haliyle.

2 Beğeni