En Son İzlediğiniz Anime?

Neon Genesis Evangelion :astonished:

2 Likes

Puella Magi Madoka Magica bitti. Düz Mahou Shoujo animesi sanıp izlememiştim. Geçen senaristin Gen Urobuchi olduğunu öğrenince şaşırdım çünkü o adamın normal bir Mahou Shoujo animesi yazacağını düşünmüyordum. Haklı da çıktım normal bir Mahou Shoujo değilmiş. Herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Bence Neon Genesis Evangelion Mecha türü için neyse Puella Magi Madoka Magica da Mahou Shoujo türü için odur.

2 Likes

Mahou Shoujo Madoka Magica Rebellion’ı da tavsiye ederim bu durumda. Seriyi bitiren herkesin bir bakması gereken, seriyi çok farklı bir seviyeye getiren bir film bence.

Konu olarak güzel olsa da Steins Gate’den sonra izlediğimden midir nedir yada 2side zaman yolculuğu ile alakalı diye de olabilir aşırı bağlanamadım Madoka Magica’ya ben, konuya çok geç girmişti, yine de güzeldi gerçi. Filminin de yarısını izleyebilmiştim kalmıştı.

Bakuman. İzlememin üzerine çok zaman geçmiş olsa bile en son izleyip, keyifle bitirdiğim anime serisidir kendileri. Konusunu en basit şekilde anlatmam gerekirse “manga konulu anime” diye özetleyebilirim :D. Konu anlatmakta çok iyi değildimdir ama elimden geleni yapmaya çalışacağım.

Death Note mangakalarının elinden çıkan bu seri mangaka olmayan çalışan iki gencin yaşadıklarını ve gelişimlerini anlatıyor. Bu iki arkadaş haftalık bir manga dergisinde yayınlanıp bir numara olmak, mangalarını seri haline getirmek ve ardından animeye uyarlanmak için binbir türlü manga yazıp, çiziyorlar. Manganın sistemi ve teknikleri hakkında bir sürü şey öğreniyoruz ve o esnada hayat dersleri vermeyi de ihmal etmiyor anime. Ayrıyaten çizer olan karakterin, mangaları animeye uyarlanırsa, onların animesinde seslendirme sanatçısı olmak isteyen kızla olan romantik ilişkileri cidden çok tatlıydı.

Mangasının çizimleri, animesinin çizimlerine göre çok daha iyi olsa da her türlü kendi tasarladıkları karakterleri ve hikaye akışlarını görmeye değer.

Velhasılı kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim! Buraya da durumlarını özetleyen bir resmi bırakıp bitiriyorum;

4 Likes

Shingeki No Kyojin (Attack on Titan) 3.Sezon
İlk iki sezon kadar hatta onlardan bile daha güzel olan muhteşem bir sezondu. İlk iki sırayı Naruto ve Bleache ayırdıktan sonra gözü kapalı bir şekilde en sevdiğim 3.anime diyebilirim. Ama hikaye yönünden beni en çok şaşırtan anime olabilir. Hajime Isayama benim gözümde zihni çok farklı çalışan bir mangaka.

2 Likes

Magi: Sinbad no Bouken izledim. Magi’yi çok sevmiş ve iki sezonda bitmesini acayip üzülmüş biri olarak bunu ihtiyacım olduğunda izlerim diye sonraya bırakmıştım. Bildiğin yıllar sonra karşına çıkan cepte unutulan para gibi çıktı karşıma. Çok beğendim, harikaydı. Beni magilere boğun lütfen.

1 Like

Ben hala magi’nin devamını bekliyorum. Kesin olarak gelmeyecek mi acaba bilginiz var mi?

Bilmiyorum hiç, ama çıkmazsa okkalı bir kara büyü savururum :smiley: En azından Sinbad özelinde kesinkes bir sezon daha gerekiyor. Yarıda kaldı azıcık.

1 Like

Şu aralar Black Clover’ı izliyorum. Henüz 19. bölümde olduğumdan çok net konuşmak istemiyorum ama şimdilik o eski shounen ruhunu (klişelerle dolu da olsa) çok güzel yansıtıyor ki benim de aradığım biraz buydu. One Piece, Naruto, Bleach, Fairy Tail gibi shounenlerden çok fazla esinlenme (hatta araklama diyebiliriz) mevcut. Zaten bu uzun soluklu shounenlerin hepsi birbirine bir noktada benziyor, o benim için sıkıntı değil. Uzun zamandır anime izlemeyen biri olarak hatta bu nostalji hissi hoşuma gidiyor. Ancak arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla ileride senaryo oldukça derin ve güzel bir hal alıyormuş. Şimdiki yüzeysel ama eğlenceli halini bile sevdiğime göre ileriki bölümleri iple çekiyorum. Şu ana kadar en rahatsız olduğum husus, ana karakterin kulak tırmalayan bağırışları oldu.

Hikaye herkesin büyü gücünün olduğu bir dünyada geçiyor. Ancak bizim esas oğlan Asta’da bi gram dahi büyü gücü yok. Sanki biraz daha anlatırsam direk spoiler olacakmış gibi hissettiğimden susuyorum. Bence shounen seviyorsanız bir şans verebilirsiniz.

Polisiye fantastik Cop craft ilk iki bölümüyle, diyalogları dünyası ve animasyonlarıyla tam kalbimi kazanacakken gitti dizinin ortasında senaristi mi değiştirdiler ne oldu ecchi lise animesine döndü. Rezalet

Dororo’yu izledim. İlk bölümüyle çok şey vaat ederek başladı Dororo, ortalarına kadar da hem görsel hem hikaye kalitesini korudu fakat bir noktadan sonra (on-yirmi bölümler arası) animasyon ve yönetmenlik sınıfta kalmaya başladı. Dövüş sahneleri etkisini yitirdi, atmosfer cansızlaştı, karakterler soluklaştı. Dediğim gibi başlarda çok iyi yazılmış karakterler vardı, sonra o karakterler hikayenin içinde boğuldular sanki. Hikayenin gidişatı bu kadar iyi karakterlere haksızlık etti, Tahomaru ve Daigo daha etkileyici, baskın karakterler olabilirlerdi zira hikaye bunu istiyordu fakat çok oldu bitti bir sona ilerlediler.
Bunların yanında ana karakterin yolculuğu ve gelişiminin iyi işlenmiş olması hikayeyi kurtarıyor. Hyakkimaru’nun karanlık tarafa her zaman meyilli olması ve duygularını da bedenini kazandığı gibi yavaş yavaş kazanıyor olması animeye etkileyicilik katma noktasında çok önemli bir yerde duruyor. Her parçasını kazandığında bununla gelen insan olmak ne demek, neye sahip olduğumuzda ya da neyi yitirdiğimizde insanlığımızı ölçebilir hale geliyoruz düşünceleri animeyi derinleştiriyor. Bir kişinin fedakarlığı üzerine kurulan refahın da ne derece kırılgan (tam da bunu anlatan Omelas’ı Terkedenler adında Le Guin’in şahane bir öyküsü var) olduğunu, gücün her el değiştirişinde halkın çektiği acıları göstermek açısından iyi bir hikayeye sahip Dororo.
Vaat ettikleri çok güzel fakat hikayenin gidişatında beni üzen tarafları var ne yazık ki. Spoiler olmaması için onlardan bahsetmeyeceğim.
Müziklere gelirsek, sahnelerde kullanılan geleneksel Japon müziği havası atmosfere çok yakışıyor, opening ve endingde de günümüz müziğini tercih etmişler, bence çok iyi olmuş.
Eleştiriyorum fakat gönlüm el vermiyor, 8/10’dan aşağı olmaz bu iş.:heart:

4 Likes

Final vermesini bekliyordum yapmayın…

SnK 2×6 dayım iyi gidiyor baya,bundan sonra clones war izlemek istiyorum

Maalesef yapacak bir şey yok . En son izlediğim bölümde savaşçı kızımızın soyunup odanın ortasına sıçışını izledim. O noktadan sonra sorunun kendinde değil yoz modern japon kültüründe olduğuna emin oldum.

İlk bölümdeki aksiyon ve polisiye etmenlerinden eser yoktu.

Kaguya sama: love is war

Komedi sevdalısı biri olarak beklentiler ile başladım. Ilk iki bölüm baya ortalama idi ve o kadar da beğenmedim. Ama ondan sonra aldı başını gitti gerçekten. Romantik komedi seviyorsanız kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. Ses sanatçıları filan da insani içine cekiyor. Erkek ana karakterimizin seslendirmeni saitama ile aynı. Olmadik sahnelerde Saitama ne yaptın! Diye bağırıyordum. :smiley: Chika karakteri ise çok tanıdık geliyordu ama çıkaramıyordum, Takagi-san animesinden bir karakter imiş. O sebeple direkt fetih etti o da. Kaguya ise çok tanıdık ve kaliteli idi ama izlediğim hiç bir yapımda yokmuş şaşırdım.

Hem komedisi hem romantizmi aşırı doyuruyor. Finalde zaten romantizm patlaması yaşıyorsunuz. Ikıncı sezonu umarım hızlıca gelir.

SPOİLERDİR!

image

Bu sahnede zaten öldüm. :relieved:

Ben aşk temalı hiçbir şeyi sevmem. Sıkıntıdan bir ilk bolum izleyeyim dedim. Her bölümde dehşet bir akıl oyunları izledim.İki dahinin “Aha şimdi seni kündeyi getirdim!” 'ine bayıldım bayıldım.

Resmen Death Note’un pembe Hello Kitty kaplı hâli.

3 Likes

Gintama, danshi koukousei no nichijou gibi saf-absürt komediler dışında en iyi altarnatif romantik komediler oluyor aslında komedi için. Ama o da kaliteli ise güzel oluyor. Kaliteli olan durumda ise zaten ya bu anime gibi romantizmi direkt komedi olarak yansıtıyorlar ya da asgari düzeyde tutuyorlar. D-frag! asgari düzeyde olana mükemmel örneklerdendir bence. Danshi koukousei no nichijou tadındadır. İzlemediyseniz ve komedi seviyorsanız ikisini de şiddetle tavsiye ederim.

Romantizm konusunda neden sevmiyorsunuz bilmiyorum ama tahmin yürüterek; liseliler üzerinden klişe romantizmler izlemiş olup sevmiyor olabilirsiniz ya da direkt sevmiyorsunuzdur diye tahmin yürütüyorum. Birinci seçenek ise eğer; golden time ve spice and wolf gibi mükemmel örnekleri vardır romantizmin onları da önerebilirim. Golden time aslında üniversiteliler etrafında geçmesi ve biraz ilginç olması dışında klasik ama spice and wolfun mükemmeliğini temenni ederim. :roll_eyes:

School Rumble izlemelisiniz. Bu bahsettiğiniz kategorinin atası ve en iyi örneğidir.

2 Likes

Listemde idi. Buna başlarım sıradakine o halde, teşekkürler.

@JCDenton Ben de bu ending meme olunca gördüm animeyi ve başlamama sebep oldu. Güncel animeleri 2 senedir takip etmiyordum pek güzel şeyler çıkmıyor diye -önceden birinci sezonunu izlediklerim hariç- ama bu ending ve anime bi’ göz atmama sebep oldu ve aslında son zamanlarda baya güzel animeler geliyormuş. Ondan önceki 2012-2017 arası karanlık döneme bir daha asla geri dönmeyiz umarım.

Bu arada bu şarkı baya bağımlılık yapıyor. Basitte bir şey olduğundan full versiyonunu kaşla göz arası ezberlemiştim.

Tabii ki öyle. Yanlış anlaşılmasın tümü kötüydü filan demiyorum. Saydığınız animelerin hepsi bana göre de kesinlikle kaliteli animeler. Nanatsu no taizai, erased, quan zhi, oregairu, overlord ve daha bi’ dünya örneği bende ekleyebilirim hatta. Ama o seneler arasında her sezon 1 veya 2 kaliteli anime anca çıkıyordu. Kalani tamamen ecchi, mecha türünde birbirinin aynısı animelerdi. Bu türler son senelerde biraz daha azalıp kaliteli anime sayısı arttı. Bunu demek istemiştim.