Everest Yayınları Modern Klasikler Serisi

Batı cephesinde yeni bir şey yok da geri dönse bari seriye. Onu dışarı bunu içeri gibi oldu. Hatta tüm Remarklar seriye dahil edilse en süperi.

Ben seride kabul ediyorum zaten. :rofl:

5 Beğeni
3 Beğeni
6 Beğeni

Elem Çiçekleri’nin bu özel baskısıyla

Baskının neresi özelmiş anlamadım.

Elem Çiçekleri

Charles Baudelaire’i okumak ve anlamak, iyi bir şairi okuyup anlamanın çok ötesinde modern dünya şiirinin temel niteliklerinin anlaşılmasına kapı açar. Baudelaire’in genelde dünya, özelde Türk şiirine büyük etkileri olan Les Fleurs du Mal adlı yapıtını 1927 yılında Alişanzade İsmail Hakkı Osmanlı Türkçesine aktarmıştır. Bu çeviri, Les Fleurs du Mal’in toplu ilk çevirisi olarak edebiyat tarihi açısından dikkate değer. Bunun yanı sıra Osmanlı Türkçesinin imkânlarıyla Baudelaire şiirini başarıyla aktarması bakımından da Türk Edebiyatı’nda edindiği yer hâlâ önemini korumaktadır. Elinizdeki kitapla Alişanzade’nin sözü geçen çevirisi çağdaş Türk şiirinin önemli isimlerinden Hilmi Yavuz tarafından Latin harflerine aktarılmıştır. Hilmi Yavuz, kitabın Fransızca aslıyla karşılaştırmalı olarak gerçekleştirdiği titiz aktarımını geniş bir sözlükle destekleyerek okura kolaylık sağlamaktadır. Elem Çiçekleri’nin bu özel baskısıyla, Modern Klasikler dizimizde yüzüncü kitaba ulaşmanın da kıvancını yaşıyoruz.


Bu kanatlı yolcu ne acemi ve ne metanetsizdir!
Vaktiyle o kadar güzel iken şimdi ne gülünç ve çirkindir!
Biri çubuğuyla onun gagasına dokunur,
Öteki topallayarak eskiden uçan kötürümü taklit eder!

Şair, fırtına ile uğraşan, yay ile eğlenen,
Tahkirler arasında toprağa matrûd,
Ve muazzam kanatları yürümesine mani
Bulutlar hükümdarına benzer.

1 Beğeni

Ben de 1867’de ölen Baudelaire’in neden Modern Klasikler serisinde olduğunu anlayamadım.

5 Beğeni

Fiyatı özel :smiley:

2 Beğeni

Modern tanımını sil baştan yapacaktı Saadet Özen, yaptı oldu. Doris Lessing’leri kim ne yapsın “Osmanlı esintili” çeviriler ve “çok özel” baskılar dururken. Keşke seriyi bitiriverseydi de biz de rahatlasaydık. Şimdi Modern Klasikler bitti, Öz Hakiki Modern Klasikler zamanı…

6 Beğeni

“Yaşam bir hastalıktır ve ölüm doğumla başlar. Her nefes alış ve kalbin her çarpışı aslında biraz ölüm, sona yaklaştıran küçük bir sarsıntı demektir.”
1920’lerin sonunda Berlin: I. Dünya Savaşı çoktan bitmiştir, gece kulüpleri yaşama sevinciyle dolup taşmakta, sokaklarda fakirlik ve siyasi huzursuzluk hüküm sürmektedir. Ekonomik krizin insanları bunalttığı bu dönemde üç eski asker, savaşın yaralarını sarmaya, yeni hayata tutunmaya çalışmaktadır. Üç Arkadaş, bir otomobil tamirhanesini ustalıkla ve kurnazlıkla işleten Robert, Gottfried ve Otto’yu, Robert’in genç Pat’a duyduğu trajik aşkı, korkuları ve endişeleri, cesareti ve dostluğu, savaştan ve barıştan daha üstün olan umudu incelikle ve samimi bir dille anlatıyor.
“Remarque dendi mi akla ilk önce siperler, davul sesleri, mevzi savaşları gelir, tabii Üç Arkadaş’ı okumadıysanız. Sıkı dostluklar ve narin bir aşkla örülmüş harika bir roman.”
STEFAN VOLK, BUCHER

4 Beğeni

Tamam tamam aldım. :slight_smile:

2 Beğeni

Nihayet “Zafer Takı” ve “Üç Arkadaş” ile Remarque külliyatına biraz hız verdiler. Evire çevire Garp cephesi’ni yayınlamaktan bıkmadılar ki, bence Remarque’ın çok daha iyi eserleri var…

Orj.Basım Orj.Ad Kitap
1920 Die Traumbude. Ein Künstlerroman / The Dream Room HİÇ ÇEVRİLMEDİ
1928 Station am Horizont / Station at the Horizon HİÇ ÇEVRİLMEDİ
1929 Im Westen nichts Neues / All Quiet on the Western Front Batı cephesinde yeni bir şey yok (Everest)
1931 Der Weg zurück / The Road Back Dönüş Yolu (Everest) BASKISI YOK
1936 Drei Kameraden / Three Comrades Üç Arkadaş (Everest)
1939 Liebe deinen Nächsten / Flotsam İnsanları Sevmelisin (Everest) BASKISI YOK
1945 Arc de Triomphe / Arch of Triumph Zafer Takı (Everest)
1952 Der Funke Leben / Spark of Life ÇOK ESKİ ÇEVİRİLER VAR
1954 Zeit zu leben und Zeit zu sterben / A Time to Love and a Time to Die Yaşamak zamanı ölmek zamanı (Can) BASKISI YOK
1956 Der schwarze Obelisk / The Black Obelisk Ölesiye yaşamak (Oda) BASKISI YOK
1961 Der Himmel kennt keine Günstlinge / Heaven Has No Favorites Tanrının Gözdesi Yok (Can) BASKISI YOK
1962 Die Nacht von Lissabon / The Night in Lisbon Lizbon’da Bir Gece (Everest)
1970 Das gelobte Land / The Promised Land HİÇ ÇEVRİLMEDİ
1971 Schatten im Paradies / Shadows in Paradise Cennetteki Gölgeler (Everest) BASKISI YOK
4 Beğeni

Fakirlik Edebiyatı

“Hakiki bir mizah duygusuna sahip, gerçek bir yazar.”
JAMES JOYCE

Fakirlik Edebiyatı, Flann O’Brien’ın Myles na gCopaleen mahlasıyla 1941 yılında İrlandaca kaleme aldığı, kırsaldaki İrlandalıların yaşantısını hicvettiği ve yıllarca daha bilindik eserlerinin gölgesinde kalsa da yazarın mizah duygusunun hiç eksik olmadığı bir roman.

Kitap, İrlanda’nın batısında, insanların yalnızca patatesle beslendiği ve evlerini domuzlarla paylaştığı Corkadoragha adında hayali bir köyde, hiç durmayan sağanak altındaki açlık ve sefaleti anlatır. Kitabın kahramanı Bonaparte O’Coonassa, dedesinin kendisine yol göstermesiyle hayata atılır. Daha küçük bir çocukken, “Gerçek İrlandalıların kaderi (kitapların söylediğine göre) her daim böyle olmuştur; yol boyunca doğuya ilerlerken vadinin kıyısında, küçük, kireç beyazı bir evde yaşamak da bu dünyada benim için güzel şeylerin olamayacağının doğduğumda bana sunulan kanıtıydı,” diyen O’Coonassa, İrlandalıların kaderinden kaçabilecek midir yoksa ona boyun mu eğecektir?

“Fakirlik Edebiyatı, çılgın komedisinin yanı sıra korkunç bir kötülük de barındırıyor. Aklıma gelen yazarlar içinde sadece O’Brien’ın dehası bu nitelikleri bu kadar iyi sentezleyebilir.”
EVENING STANDARD

3 Beğeni

Everest, Dönüş Yolu’nu tekrar basmayı düşünüyor mu bilen var mı?

2 Beğeni

Yeni kitap.

Kitap, Hitap, Hakikat

Kitap, Hitap, Hakikat, Adonis adıyla bilinen Arap şair ve düşünür Ali Ahmed Said’in kutsal metin, dini söylem, tasavvuf, siyaset, edebiyat, yaratıcılık ekseninde iktidarıyla, muhalefetiyle, toplumuyla ve kültürel dokusuyla Arap toplumlarının geçmiş mirasından kaynaklı krizlerini çözümleyip eleştirdiği eseridir. Adonis’in sosyoloji, siyaset ve edebiyata dair bu entelektüel çözümlemeleri, yaşadığımız coğrafyanın toplumları için de geçerli fikirler içeriyor. “Muhayyilenin kucaklamadığı bir hayat, ne kadar katıdır” diyen yazar, okuyucuyu, hayal kurmaya ve kendini yeniden inşa etmeye çağırıyor.

Belli Belirsiz Şeyler Anısına ve İşte Budur Benim Adım adlı şiir kitaplarından sonra yine Mehmet Hakkı Suçin’in çevirisiyle yayımlanan bu kitapta, Adonis’in kitaplara, söylemlere ve hakikatlere dair sorgulamalarını ve cesurca ortaya attığı soruları bulacaksınız.

4 Beğeni

"Elbet Türkiye’de Lautrémont ve Lautrémont’lar yok, olmamıştır. Böyleleri kara kamu adına yaratılamaz! Zaten çağdaş ve çağcıl şiir denince genç sanatçıların bile çok büyük çoğunluğu ancak ve biraz Baudelaire’i (1821-1867) anlıyorlar . Baudelaire 122 yıl önce ölmüştür o ayrı! "

Ece Ayhan- Bir Şiirin Bakır Çağı

1 Beğeni
2 Beğeni

Yeni kitap

4 Beğeni

Yeni kitap,

Klaus Mann Mephisto’dan sonra ikinci bir kitapla diziye dahil oldu. Bandrolü gördüğüm günden beri kapağı bekliyordum. :heart:

Not: Kendisi ünlü Nobelli yazar Thomas Mann’ın oğlu olur.

3 Beğeni

Mephisto kitabını hala okumuş değilim, kitaplığım da bekliyor ama bunu ben de satın alır okurum.

296 sayfa 100 TL.

Sonsuzda Buluşulan Nokta
“Bina girişlerinin kemerlerinin üzerinde, reklam sütunlarının boş kalmış yerlerinde, pisuarlarda “Feda” yazılıydı. Feda, feda, feda. Kendinizi feda edin! Daha fazla esirgemeyin kendinizi!
Hediye olun, harcanın, kurban olun!”

Hitler’in iktidarı ele geçirmesinin arifesinde Almanya. Dönemi yaşayanlara hâkim olan duygu bir sarhoşluğa benzemekte, gençlerin değişim isteği kendini çarpıcı renklerle bağıra çağıra dışavurmaktadır. Coşkuyla serinkanlılık arasında gidip gelmeler, gerçeklikten kaçış, ümidin ve aşkın uğradığı bozgun, tehlikeli bir şekilde kabaran nasyonal sosyalizm. Dünya bir uçuruma savrulmakta ve herkes krizden çıkış yolu aramaktadır. İğneleyici bir toplum panoraması sunan Sonsuzda Buluşulan Nokta, “kayıp kuşağın” büyüleyici bir tablosunu çiziyor. Klaus Mann, dansçı ve kariyer düşkünü Gregor Gregori kişiliğiyle aynı zamanda, Mephisto’sunun kahramanı olan Hendrik Höfgen’in de bir öncülünü yaratıyor.

Klaus Mann’ın en iyi romanı olan Sonsuzda Buluşulan Nokta, yazarın psikolojik ve edebi ustalığının canlı bir kanıtıdır.
FREDRIC KROLL

1 Beğeni

Ben de okumadım. Göz gezdirdim öyle. Zaten göz gezdirmelerime harcadığım zamanlarda da kitap okusaydım şimdi 200-300 tane daha kitap okumuştum heyhat. :smiley:

Bebeğim Everest Modern Klasikler’e akmasa da damlıyor ya ben memnunum. Yalnız unutursak kalbimiz kurusun, Şiddetin Çocukları 5 2022 başında geliyordu güya.

2 Beğeni

Kitabın kapağı bu şekilde değişmiş. İlk kapak elinde olup satmak isteyen varsa veya satıldığı bir yer gören olunca paylaşırsanız çok sevinirim. Seriyi topluyorum ve seri içindeki kitapların kapağının değiştirilmesine sinir oluyorum :rage: Batı Cephesinde de aynısı olmuştu zar zor bulmuştum eski kapağını.

Teşekkürler.

2 Beğeni