Bu ay okuduğum iki kitap;
Murat Menteş’in son kitabı Tanpınar’a Huzur Yok. Polisiye tonlarda, bilimkurgu, fantastik ve doğa üstü soslu bir roman.
Game of Thrones, House of Dragons ve A Knight of the Seven Kingdoms maratonu sonrasında Taht Oyunları ve Mitoloji kitabını da okuyayım dedim. Bir süredir kitaplıkta bekliyordu.
-
A. Ryan - Kan Şarkısı
Kitabı beğendim. Yazarın olayları anlatım şekli güzel. Serinin ilk kitabı, büyüme hikayesi. Fantastik eserlerde kahramanların zor şartlarda eğitilmesini okumayı severim. Baş karakteri de sevdim, zeki kararlar alan biri. Ama seriye devam etmeyeceğim. Aslında ucu açık kaldı, yine de devamı ilgimi çekmiyor. -
J. Nesbo - Leopar
Seri polisiyeleri severim, o yüzden devam ediyorum. Harry Hole serisinin 8.kitabı. Aslında beğenmediğim tarafları çok, karakterin kendisi, olayların anlamsız yere uzatılması ve spoiler olabilecek başka birkaç şey. Ama kitap kendiliğinde akıcı, okutuyor. Zaten 4 kitap kaldı, devam ederim. -
G. Cook - The White Rose
The Black Company serisinin 3.kitabı. Akıcı, aksiyon dolu, kolay okunan bir seri. Basılsa çok satar bence. -
C. Mieville - Şehir ve Şehir
‘Yara’ kitabından sonra beklentim çok yüksek yazardan, ama olmuyor bir türlü. Bu kitap çok ödül almış, ben sevemedim. Sonuna kadar bir şeyin olmasını bekledim ama tatmin etmedi. Şaşırtması gereken kısım tahmin edilebilirdi. Yazarın vermek istediği mesajın da bir etkileyici tarafı olmadı benim için. -
W.H.Hodgson - The Boats of the ‘Glen Carrig’
Beğenmedim. -
R.McCammon-Bir Oğlanın Yaşamı
Beğendim. Korkmayı bekleyerek okumayın, germedi bile. İsminin tam olarak hakkını veriyor. Bir oğlanın başına abartılı derecede çok şeyler gelmiş, yine de sevdim. Yazım tarzı, okurken verdiği huzur ve hüzün hoşuma gitti. -
R. Bryndza - Buzdaki Kız
Yeni bir polisiye seri. Akıcı, sonunu merak ettiriyor. Detektif çok şanslı olmasa seri bu kitapta sonlanırdı. Yine de ikinci kitabı okurum. -
A. B. Strugatski - Tanrı Olmak Zor İş
İyiydi. 15 yaşımda okusam daha fazla severdim. -
J. R. Santos - Tanrının Formülü
Bana göre bomboş bir kitap. Konusu beklediğim kadar ilgimi çekmedi, gizem zayıf, aksiyon desem inandırıcı gelmedi. Bazı kısımları komik denecek kadar zorlamaydı. Einstein’in dönemiyle ilgili yanlış bilgi vardı ki ben fizik konusunda çok zayıfım, belki başka hatalar da olmuştur. Baş kahramanı da sevemedim. Yazara devam etmem.
Bu ay hedeflediğimin altında kaldım gibi geldi ama adet olarak iyiymiş. Kitaplar düşük hacimde kalınca öyle hissettim muhtemelen, bir de 2-3 aydır okumak istediğim ve hep bir ay bir ay ötelediğim 3-4 kitap var
Mayısı daha dolu geçirebilecek miyiz bakalım. Millenium serisine başlamışken komple ona gömülesim var ama araya başka kitaplar da sıkıştırma hedefindeyim.
Fire & Blood: Game of Thrones sevenlerin mutlaka okuması gereken tarih anlatısı şeklinde doyurucu bir kitap.
Etymologicon: Farklı İngilizce kelimelerin kökeniyle ilgili çerezlik trivia bilgi kitabı. İşin akademik yönüne hiç girmiyor.
Rape of the Lock: Bir aristokrat partisinde genç bir kadının saçının makasla kesilmesi sonucu ortaya çıkan curcunayı anlatan alaycı şiir. Bir oturuşta okunur.
There is No Antimemetics Division: Varlığını bile hatırlayamadığınız yaratıklarla savaşmak için kurulan bir organizasyonun hikayesi. Birçok kısa öykünün bir bütünde birleştiği korku/bilimkurgu kitabı.
Kitaplara dair iki satır yorumunuzu esirgemeyin lütfen, ilgiyle takip ediyorum okuduklarınızı.
Western lane kitabını beğendiniz mi? Benim de listemdeydi bu kitap
Göçmen bir baba ve iki kızının bir kaybın ardından yaklaşık bir yılı bulan sürecini anlatıyor. Duvar tenisine ilişkin epey ayrıntı var. Beğendim ben. Özellikle karakter okumasını sevenler için küçük ama derinlikli bir kitap.













