Sonunda nazal N’yi alfabeye eklediler. Sonunda…
Bu çalışmanın yıllar önce yapılması gerekiyordu. Çok önce
“Kullandığımız alfabe eksik, yetersiz, Türkçedeki tüm sesleri içermiyor,” dediğimde yemediğim laf kalmamıştı. Olumlu bir adım olmuş. Umarım kısa zaman içinde uygulamaya geçilir.
Yeni harfleri birisi anlatabilir mi ? Gerçekten bilmiyprum ![]()
%100 emin olmamakla birlikte,
æ: Açık e olması lazım. İngilizce Æther der gibi. Ağız biraz yayarak söyleniyor.
x: Bunun İngilizcedeki x’le alakası yok. Gırtlaktan gelen h olması lazım. Türki dünyada çok kullanılan bir ses. Bilhassa Arapça kökenli “hamd”, “hayır” gibi kelimelerde “güzel he” değil bu “hı” sesi kullanılır.
q: Aslında iki türlü “k” sesi vardır. Kalın ve ince k. Q incesini, K kalınını belirtir. Q sesinde ağzın içinde dil daha önde, K sesinde daha geridedir.
ñ: Nazal n. N sesinin burundan çıkan hali. İngilizcede şimdiki zaman -ing takısı nazal n’ye örnektir. “Don vurmuş” derken kullanılan n aslında nazal n’dir. Neşet Ertaş “Gonül” derken nazal n’yi kullanır mesela.
ú: Bu sanırım “w” ile “û” sesi arasında bir ses. Pek emin değilim.
Türki cumhuriyetlerin Kiril alfabesini bırakıp Latin alfabesinin bir varyantına geçmesi, ortak bir alfabe kullanmamız uzun vadede kültür yakınlaşmasını sağlayabilecek önemli bir adım. Tek derdimiz bu değildi elbette ama 29 harfli Türk alfabesi Türkçenin içinde olan seslerin tamamını kapsamıyordu. Dille, sesle, düşünceyle, edebiyatla, şiirle uğraşan insanlar için önemli bir meseleydi.
Açıklama için şahsen teşekkür ederim. Bence de güzel bir adım oldu ![]()
Bu harfler okullarda öğretilecek mi? Nasıl olacak?
Onun için önce meclisin onaylaması gerekir diye düşünüyorum. Meclis onayı olmadan "hadi ben geçtim alfabe bu’ diyemezler.
Ümmet şaşkın, şok halinde zaten, bir gecede yine cahil kalacagız diye ![]()
Gardorapçılarda harf devrimine aykırı bu derlerse şaşırmam.
Türk dünyası için siyasi bir adım mı? Bence evet.
Bence de evet. Bununla birlikte faydalarını da es geçmemeliyiz. Malların ve kültürün daha rahat alışveriş edilmesini sağlayacaktır. Bugün mesela Kiril alfabesi kullanan Kırgız bir yazarın ne dediğini okumak bizim için neredeyse imkânsızken bu alfabeyle yazılan Kırgızcanın önemli bir kısmını anlayabiliriz. Benzer şekilde onlar da bizi daha rahat anlayabilir, iletişim kurabilir. Yazarlar daha geniş bir coğrafyada okur bulabilir. Ticaret kolaylaşır. Bu işin siyasi-ekonomik boyutu. Bir de işin dilsel boyutu var ki bence asıl onun için lazımdı. Türkçede kullandığımız ama alfabede temsil edilmeyen, yeri olmayan sesler vardı. Yıllardır bir eksiklikti bence, giderilmesi olumlu oldu.
Bizimkilere mevcut bile fazla geliyordu ![]()
Ama Q ayrı bir yere sahiptir Alper abi. Özellikle gençlerimiz “Aq” olarak tabir edilen bir kelimeyi sıklıkla kullanırlar… Yazıldığı gibi a- küğu diye de okunurdu. Sisteme girmiş hayırlı olsun ![]()
Nazal N özelinde bilgi vereyim. Eski Türkçe metinlerde geçer. N ile ge arası sözcüğe göre değişen ng diye bir ses.Osmanlıca falan değildir,
Tartışmanın detaylarını bilemeyeceğim ama belki de Osmanlı alfabesi gibi garabet yapım üç s’nin 4 k,g nin olduğu elif yazıp a,e,ı okunan bir alfabe anlamışlardır belki de. Ama şu anki çalışma gerçekten çok gerekliydi. Kapalı e mesala, nazal N mesala vb…
Kapalı e’nin ve nazal n’nin olduğu sözcük örnekleri verebilir misiniz?
sana - bana örneğindeki gibi. Ortadaki N nazal n dir. google yazsanız çıkar zaten, aklımda olanı yazdım.
Nazal n olduğunda kelime anlamında da belirtildiği gibi n sesi gırtlaktan geliyor ve üst damağınızda titreşim oluyor. Burnunuzdan da bu titreşimi hissedebiliyorsunuz. Normal n harfinde bu kasılma olmuyor. Sana, bana, deniz, tanrı, Niğde, gönül gibi kelimelerde titreşim hissediliyor. Şu an kendi deneyimimi yazdım tabii, hatam olabilir ama çoğu n geçen kelimede bu titreşimi hissediyorum. Normal n örneği bulamadım şu an. Karşılaştırmak için böyle bir örnek de lazım.
İnsanımız 29 harfli Türk alfabesini öğrenemedi henüz.
Bunu hayatta kotaramayız gibi geliyor bana. ![]()
Alfabe konusunda ne diyeceğini merak ettiğim isimlerden birisi Kaan Arslanoğlu konuya şöyle bir giriş yapmış.
Güzel bir haber. Ancak pek fazla sevinemiyorum. Çünkü bahsi geçen kurumlar başta Türk Dil Kurumu olmak üzere Türk tarihinin ve Türk dilinin önemini kavramış değiller. Ötekileri bilmem ama TDK’nin, yayımladığı pek çok sözcükte Eski Türkçe köklü binlerce (hatta on binlerce) sözcüğe Arapça köklü; Farsça, İtalyanca, Fransızca, Rumca vb. köklü yaftası yapıştırdığını biliyorum. TDK ve bizim akademi görevini 86 yıldır yapmamak bir yana Batıcı kalıp yargılarla Türkçeyi aşağılıyor.
Haberde “Latin temelli” ortak alfabe üstünde anlaşıldığı belirtiliyor. Söz konusu kurumların Latin alfabesinin Türkik köklü olduğu gerçeğine ilişkin hiçbir aydınlanmışlığı yok. Oysa ilk çağlardan günümüze 100’ü aşkın yabancı önemli yazar ve bilim insanı bunları yazdı. Avrupa ve birçok dünya halklarındaki Türkik kökleri gösterdi. Ön-Türkçenin ve Türkçenin pek çok dilin kökünde bulunduğunu anlattı.
Batılı pek çok bilgin bunları yazdı. Ama egemen Batı bilim çevreleri ve siyaset buna izin vermezse onların çizgisindeki bizim bilginler hiç vermez. Duruma müdahale edilmezse daha 1000 yıl aynı Hint-Avrupa - Altay Dilleri klişesini yineleyip dururlar.
Ben bu konuda deli saçması iddialar dışında bir iddia duymadım. Bilimsel, objektif, tarafsız bir yayın bu iddiayı temellendiriyorsa okumak isterim.
Çok takip ettiğim - okuduğum bir konu değil ama denk geldikçe Kaan Arslanoğlu yazılarında uzun zamandır bu iddiayı savunduğunu görüyorum.
Ben galiba ilk şu yazısında okumuştum.
https://www.insanbu.com/kaan-arslanoglu-Haberleri/2828-latin-alfabesi-eski-bir-turk-alfabesidir-
İlk başlarını okudum, hepsini okuyabilecek bir vaktim şu anda yok ama arkadaşın iddiaları bence gülünç. Gün içinde zamanım olunca hepsini okurum.