Gündem

Gerçek taraftar kalmadı maalesef. Tribünler bildiğin turist tribünlerine döndü artık. Oynanan oyun sahadaki olanlar da bunlara etken tabii.

@AlperYlcnky1903 Bunda da uyurlar merak etme :blush:

@_OZ Gelen maddi ve manevi bir destek olacak. Büyük paralar söz konusu. Üstüne de 24 yıllık bir hasret bitecek ki Salı günü kazanırsak. Bakalım.

1 Beğeni

Kalmıştır ya, şöyle dip köşe baksınlar bir. :slight_smile:

İstanbul da şart değil.

Kocaeli var, Bursa var @Erdo 'gil var, :slight_smile: 15-20 binle 60 bin taraftar hissi veriyorlar. Neyse işte hangi stat ise o stadın müdavimi grup ile organize olmalı bu tarz maçlarda bilet meselesi.

Paranın bu kadar etkin rol aldığı sporlar sporluktan çıktı zaten de eski taraftarlar kalmadı söyleminize de katılmıyorum. Çekirdek çitleyen taraftarı tercih ederim öbür türlüsüne.

Ben Trabzonda doğdum büyüdüm. Döner bıçakları ile Trabzon kahvelerini basan BJK liler bunla övünüyordu. Otobüs taşlayıp otobüs kurşunlayanlarda bunla övünüyordu. Bunlar mı geri gelsin? :slight_smile:

30 senedir sporun her türlüsünü takip ediyorum ama şu yaştan sonra “maalesef” diye not düşüyorum altına.

2 Beğeni

İstanbul’da ne zamandır milli maç verilmiyordu. İstisna yapmışlar anlaşılan. Zaten şu organizasyon işini becersek iyi atmosfer yapacağız da şimdilik eh işte ilerliyoruz.

Gerçi Ankara da var. Siz @isos81 üstüne de @J.S müthiş üçlü bende gelirim eder dört :wink::blush:

@Overaged Gerçek taraftardan kastım sakin yeri geldiğinde sesini yükselten sahaya hakim taraftar profili. Yoksa taşkınlık yapanlar işin sporuyla ilgilenen taraftar profilinden değiller. Spor eğlence ve basit bir iş olmalı fazlası değil. Çekirdek dediğiniz mesela stada alınmaması lazım ama ne hikmetse her statta var. Bana kalırsa temizlik sorunudur.

1 Beğeni

@isos81 'la bu sene Al Kara olmaya heveslendik bir ara ama kulüp aşağıdayken tribünde olmayanlar bugün daha çok para verecekler dedikleri çin vazgeçtik. :slight_smile:

1 Beğeni

Tribüne çekeyim de cebinizden fazla çekmeye bakıyorlar artık. Üç büyüklerin fiyat listesi evlere şenlik asıl :blush:

1 Beğeni

Kendimizi de es geçerek diyebilirim ki cidden hakkını verecek Eskişehir, Kocaeli ve Bursa’yı en başta sayabilirim. Cidden tribün anlamında hakkını veriyorlar.

2 Beğeni

Bizim ekip önümüzdeki hafta için volt listesini açtı, yoğun ısrar var ama ev trafiğinden ötürü gitmem şu an için çok mümkün görünmüyor.

2 Beğeni

Yöneticisi ne ki meşin yuvarlakçılar ne olsun. Adam zaten inşaatçıymış villa faturasını da federasyona keser diyorlar ben diyenlerin yalancısıyım.

Dünya şampiyonu mu olduk hayırdır.

3 Beğeni

Fetö yalakası adamın ettiği laf; 100 yıllık narkoz. Ülkede savcı falan da kalmadı tabi.

3 Beğeni

Cumhuriyet ve Atatürk düşmanları hiç şaşırtmıyor üstlerini kazıyınca altlarından feto çıkıyor, etnik bölücülük çıkıyor, liboş fonculuk çıkıyor.

8 Beğeni

Dünya Kupasına katılmak için son bir adım :türkiye:

2 Beğeni

O iş bizde şef.

1 Beğeni

Bu tweet de beni asıl ilgilendiren kitap fiyatları ve kitap fiyatlarının pahalı olmasında “düşman unsurları” tespit ettim.: Dagıtıcılar.

Etiketin yarısını bunlar ceplerine atıyorlarmış. :slight_smile: Durum gerçekten sürekli bu durumdaysa yayıncı dağıtıcıya çalışıyor gibi.

@HurAyse

Ayşe Hür:

GÜNCEL TARTIŞMAYA KATKI: KİTAP MALİYETİNDE YAZARIN PAYI NEDİR?

Çeşitli kanallardan teyid ettiğim bilgilere göre 500 TL satış fiyatı üzerinden, yaklaşık yüzde ve TL cinsinden) konusu veya yazarı itibariyle sansasyonel olmayan tipik bir kitabın perakende satış fiyatı (kapak fiyatı) şu şekilde parçalanır:

Yazar Telifi (Telif Ücreti):
Ortalama %10 civarındadır. Bazı popüler yazarlarda %20+'ya çıkabilir, yeni yazarlarda %5-8’e düşebilir.

Böylece yaklaşık tutar 40-75 TL (ortalama %10 için 50 TL) olur Bu, brüt telif olabilir. Yayınevi yazarın telifinden %17 stopaj (gelir vergisi tevkifatı) keser (GVK md. 94). Yazar net alır, stopaj devlete gider. Bazı sözleşmeler “net telif” diye belirler. Telif genellikle satışa veya üretime göre ödenir.

Dağıtımcı ve kitapçı payı:
Dağıtımcılar (Alfa, D&R vb. zincirler) ve kitapçılar toplam %40-%55 indirimli alır (dağıtımcı ~%25-35, perakendeci/kitapçı ~%20-30). Yaklaşık tutar: 200–275 TL.

Baskı ve üretim maliyeti (Kâğıt + Baskı + Cilt + Tasarım):

250-300 sayfalık ortalama bir kitap için birim baskı maliyeti (2020’ler sonu verilerine göre, enflasyonla artmış halde) 10-30 TL arasında değişir. Kaliteli kağıt ve ciltte daha yüksek olabilir. Yaklaşık maliyet kitap başına 15-40 TL’dir. Bu rakam baskı adedi arttıkça düşer; 1.000-5.000 adet baskıda birim maliyet optimize olur.

Yayınevi diğer maliyetleri ve kârı:
Kalan kısım yayınevinin pazarlama, tanıtım, depolama, iade riski, personel, ofis giderleri ve kâr marjını karşılar. Tipik yayınevi net marjı %10-20 civarıdır. Yaklaşık tutar 100-200 TL civarındadır.

500 TL pahalı bir kitabın (edebiyat, akademik veya kaliteli ciltli olabilir) baskı adedi düşükse (örneğin 1000 adet) birim üretim maliyeti yükselir, yayınevi riski artar. Çok satan kitaplarda telif oranı ve kar marjı iyileşir.

Dökümde ÖTV sıfır, KDV sıfır (istisna nedeniyle). Toplamda devlet teliften stopaj alır, matbaa hizmetlerinden KDV alır ama kitap satışından doğrudan vergi almaz (teşvik amaçlı).

Sonuç olarak 500 liralık (tipik) bir kitapta:
Yazar telifi (brüt %10): 50 TL (yazar net ~41,5 TL + %17 stopaj devlete)
Baskı+üretim maliyeti: ~25 TL
Dağıtımcı ve kitapçı payı: ~250 TL
Diğer giderler (pazarlama vb.): ~100 TL
Yayınevi kârı: ~75 TL’dir.

xxx

Örneğin bir tarih yazarının 500 sayfalık bir kitap için en az bir yıl çalışması gerekir. Ya da her kitabın arkasından en az bir yıllık emekten azı yoktur, bazen daha da çok zaman gerekir.

Bu süre içinde yazarlar pek çok kitabı, makaleyi satın alırlar, kütüphanelere giderler. Bunların masrafını da kendileri karşılarlar.

Genellikle tarih kitapların ilk baskısı 2 bini aşmaz. Bu miktar da ancak bir yılda tükenir. Böylece yazarın aylık telif geliri (net %10’dan) 8,500 lira civarında olur. Diyelim ki popüler bir yazar, konu da öyle, en fazla 5 bin adet basılır. Bu da ortalama 20 bin lira telif geliri demektir.

Sorunu böyle yakıcı hale getiren Türkiye’de çalışanların yarısından fazlasının asgari ücretin (28 bin TL) altında ücretle çalışması. Satınalma gücü ile kitap fiyatlarını karşılaştırınca, örneğin her yıl yaklaşık 70 bin başlıkta 407 milyon adet (bandrollü) kitabın satışa sunulduğunu ve yıllar içinde katlanarak artan sayıları düşünürsek, bunları kimlerin satın aldığı, bu kitapların yazarlarının hayatlarını nasıl idame ettirdikleri, yayınevlerinin nasıl olup da batmadığı hakikaten bir muammadır benim için.

https://x.com/HurAyse/status/2038710661472047277?s=20

3 Beğeni

Adaşım bu yüzden ben artık şunu savunmaya başlayacağım büyük yayınevleri kendi kitabevi dükkanlarını kursunlar ve bu dağıtımcı adı altında tefecilik yapanlardan kurtulsunlar, yayınevi kitabı basmış deposuna getirmiş dağımtıcı gidip yayınevi deposundan alıp kendi deposuna götürüyor oradan satış yerlerine yolluyorlar yakında yakıt masraflarını bile faturaya eklerlerse şaşırman.
Örnek 1 : Lilith’in Dölü: Xenogenesis Üçlemesi - İthaki Yayınları bu kitabın 410 lirasını dağımtıcı cebine atıyor yani sen ne yaptın birader yayınevi deposundan alıp kendi depona götürdün oradan kitapçılara yolluyorsun.

1 Beğeni

Yayıncı da kendi sitesinden sürekli yüzde 45-50 ile satabilir ama satmıyor.

Belki de bu durumdan pek şikayetçi değildir.

Hem aklıma geldi, bazı yayıncılar kendi kooperatiflerine site açtılar ama hiç görmedik dağıtıcılara giden payın indirim olarak yapıldığını o sitede.

4 Beğeni

Yayınevi sabit %40 yapsın o bile yeterli olacaktır. Ama bu dağımtıcılar nasıl bir tekel kurduysa işin içinden çıkamıyorlardır.

1 Beğeni

Hocam bu biraz şuna benziyor. Pazarda limon 15 liraya gidiyor ama üretici bizden 1 liraya gidiyor zarar ediyoruz diyor. Sonra aynı üretici millet gelsin bizden 15 liraya alsın diyor. :slightly_smiling_face:

Kitabın görünür olması için dağıtımcıya katlanıyor olabilirler. Yine de her ay %50 indirim yapmaya engel değil bu durum.

1 Beğeni

Bazı ülkelerde kitapların fiyatını yayıncı belirliyor ve her yerde aynı fiyata satılıyormuş, %5 gibi küçük indirimler yapılabiliyormuş sadece, burda da böyle olsa belki daha iyi olurdu.

1 Beğeni

Kitaplarda sabit fiyat yasası bir ara çok konuşulmuştu ama okur olarak bize bir faydası olacağını zannetmiyorum. İlk uygulandığında KDV’nin olmamasının etkisini de hissetmemiştik fiyatlarda.

4 Beğeni