Bu tweet de beni asıl ilgilendiren kitap fiyatları ve kitap fiyatlarının pahalı olmasında “düşman unsurları” tespit ettim.: Dagıtıcılar.
Etiketin yarısını bunlar ceplerine atıyorlarmış.
Durum gerçekten sürekli bu durumdaysa yayıncı dağıtıcıya çalışıyor gibi.
@HurAyse
Ayşe Hür:
GÜNCEL TARTIŞMAYA KATKI: KİTAP MALİYETİNDE YAZARIN PAYI NEDİR?
Çeşitli kanallardan teyid ettiğim bilgilere göre 500 TL satış fiyatı üzerinden, yaklaşık yüzde ve TL cinsinden) konusu veya yazarı itibariyle sansasyonel olmayan tipik bir kitabın perakende satış fiyatı (kapak fiyatı) şu şekilde parçalanır:
Yazar Telifi (Telif Ücreti):
Ortalama %10 civarındadır. Bazı popüler yazarlarda %20+'ya çıkabilir, yeni yazarlarda %5-8’e düşebilir.
Böylece yaklaşık tutar 40-75 TL (ortalama %10 için 50 TL) olur Bu, brüt telif olabilir. Yayınevi yazarın telifinden %17 stopaj (gelir vergisi tevkifatı) keser (GVK md. 94). Yazar net alır, stopaj devlete gider. Bazı sözleşmeler “net telif” diye belirler. Telif genellikle satışa veya üretime göre ödenir.
Dağıtımcı ve kitapçı payı:
Dağıtımcılar (Alfa, D&R vb. zincirler) ve kitapçılar toplam %40-%55 indirimli alır (dağıtımcı ~%25-35, perakendeci/kitapçı ~%20-30). Yaklaşık tutar: 200–275 TL.
Baskı ve üretim maliyeti (Kâğıt + Baskı + Cilt + Tasarım):
250-300 sayfalık ortalama bir kitap için birim baskı maliyeti (2020’ler sonu verilerine göre, enflasyonla artmış halde) 10-30 TL arasında değişir. Kaliteli kağıt ve ciltte daha yüksek olabilir. Yaklaşık maliyet kitap başına 15-40 TL’dir. Bu rakam baskı adedi arttıkça düşer; 1.000-5.000 adet baskıda birim maliyet optimize olur.
Yayınevi diğer maliyetleri ve kârı:
Kalan kısım yayınevinin pazarlama, tanıtım, depolama, iade riski, personel, ofis giderleri ve kâr marjını karşılar. Tipik yayınevi net marjı %10-20 civarıdır. Yaklaşık tutar 100-200 TL civarındadır.
500 TL pahalı bir kitabın (edebiyat, akademik veya kaliteli ciltli olabilir) baskı adedi düşükse (örneğin 1000 adet) birim üretim maliyeti yükselir, yayınevi riski artar. Çok satan kitaplarda telif oranı ve kar marjı iyileşir.
Dökümde ÖTV sıfır, KDV sıfır (istisna nedeniyle). Toplamda devlet teliften stopaj alır, matbaa hizmetlerinden KDV alır ama kitap satışından doğrudan vergi almaz (teşvik amaçlı).
Sonuç olarak 500 liralık (tipik) bir kitapta:
Yazar telifi (brüt %10): 50 TL (yazar net ~41,5 TL + %17 stopaj devlete)
Baskı+üretim maliyeti: ~25 TL
Dağıtımcı ve kitapçı payı: ~250 TL
Diğer giderler (pazarlama vb.): ~100 TL
Yayınevi kârı: ~75 TL’dir.
xxx
Örneğin bir tarih yazarının 500 sayfalık bir kitap için en az bir yıl çalışması gerekir. Ya da her kitabın arkasından en az bir yıllık emekten azı yoktur, bazen daha da çok zaman gerekir.
Bu süre içinde yazarlar pek çok kitabı, makaleyi satın alırlar, kütüphanelere giderler. Bunların masrafını da kendileri karşılarlar.
Genellikle tarih kitapların ilk baskısı 2 bini aşmaz. Bu miktar da ancak bir yılda tükenir. Böylece yazarın aylık telif geliri (net %10’dan) 8,500 lira civarında olur. Diyelim ki popüler bir yazar, konu da öyle, en fazla 5 bin adet basılır. Bu da ortalama 20 bin lira telif geliri demektir.
Sorunu böyle yakıcı hale getiren Türkiye’de çalışanların yarısından fazlasının asgari ücretin (28 bin TL) altında ücretle çalışması. Satınalma gücü ile kitap fiyatlarını karşılaştırınca, örneğin her yıl yaklaşık 70 bin başlıkta 407 milyon adet (bandrollü) kitabın satışa sunulduğunu ve yıllar içinde katlanarak artan sayıları düşünürsek, bunları kimlerin satın aldığı, bu kitapların yazarlarının hayatlarını nasıl idame ettirdikleri, yayınevlerinin nasıl olup da batmadığı hakikaten bir muammadır benim için.