has tan çok has çı ol mak
Savaş öncesi sattıklarımız neyse de şu an satacaklarımız sıkıntı çıkarır. Çok istiyorlarsa Polonya üzerinden alabilirler, biz Polonya’ya, Polonya Ukrayna’ya.
İsrail zulmü devam ediyor.
Hocam bu elektrik konusunda böyle saçma çözümleri nereden buluyorlar anlamak güç. Bir yerden kazanırken bir yerden kaybetmek mantıklı geliyor sanırım kuruma. Bundan 5 yıl kadar önce şöyle bir konu okumuştum. Herkes evinde elektrik üretebilir ve fazla elektriği de satabilir diye. Bu konuda meczuat eksikliği vardı deniyordu. Konuya tam hakim değilim ama sanki bu yaygınlaştırılsa elektrikte talep fazlası karşılanabilir. Gerçi özelleşen dağıtım şirketleri bunu ister mi bilemiyorum.
TB’nin yatacak yeri yok zaten. Tarım sektörü %2.2 daralmış 2021’de, sesi soluğu çıkmıyor. 85 milyon hayvan varlığı 70 milyona düşmüş. Ben işin içinde olduğum için rahatlıkla söyleyebilirim ki bu daralma ve düşüş eğer önlem alınmazsa aranacak duruma gelebilir. Biz zorlanarak da olsa bıçağa teslim etmedik hayvanlarımızı ama daha ne kadar dayanırız bilemiyorum.
O sistemi kurmak bile deli para(hele bugün kuru bazı alırsak) ama diyelim her ev taktırdı bunu yine de satacak kadar üretmez elektrik.
Tarım ve hayvancılık çok kötü bir halde. Böyle giderse 1-2 yıla çiftçinin ç’sini bile bulamayabiliriz.
İşiniz zor hocam Allah kolaylık versin ![]()
Evet şuan böyle bir durum var ama geliştirilemez mi acaba? Kafa patlatacak adam lazım bu işlere. Zeytin ağacı kesmekten her türlü iyidir.
Sağolun hocam.
Kazandıracak olsaydı oraya da biri el atardı hocam
Belki ileride geliştirirler ama ne kadar kullanışlı olur bilmiyorum ![]()
Hocam şimdi aklıma geldi. ITER projesini biliyor musunuz? Plazma enerjisinden elektrik üretilecek deniyor. Üyeler arasında biz niye yokuz acaba?Rusya bile var proje içinde.
Çok az biliyorum ama güzel bir projeye benziyor. Neden olmadığımız hakkında ise maalesef bir fikrim yok.
Yönetmelik değişikliğiyle ne kadarlık bir alan etkileniyor bunu bilmemiz lazım, altında elektrik ihtiyacını karşılamaya yönelik madenler bulunan zeytin tarlalarının alanlarını, mevkilerini bilmiyoruz.
Lisanssız elektrik üretimiyle alakalı mevzuat yeterli, hatta güzel teşvikler de var. Geçen ay teşviklerin daha da arttırılarak dördüncü bölge teşvikleri kapsamına alınacağı da açıklandı. Ama yatırım maliyeti düşündüğünüz kadar ucuz değil ve işletme giderlerini de göz önüne alınca bireysel kullanıcının amorti edip edemeyeceği meçhul bir durum ortaya çıkıyor. Bu işi genelde elektrik ihtiyacı çok olan ve kendi tüketimini karşıladıktan sonra fazlasını satan fabrikalar, işletmeler yapıyor.
Dağıtım şirketleri açısından değişen bir durum yok, siz son kullanıcıya elektrik satmıyorsunuz (zaten böyle bir altyapınız da yok). Sisteme bastığınız elektrik yine dağıtım şirketi tarafından son kullanıcıya ulaştırılıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı taklit/tağşiş listesi yayınlamış:
https://www.tarimorman.gov.tr/Lists/Duyuru/Attachments/1556/Kamuoyu_Duyurusu.pdf
Bilgilendirme için teşekkürler.
Bu haberleri bir başarı göstergesi olarak çok paylaşıyorlar da şu dönemde kör göze parmak şeklinde oluyor biraz, hatalı buluyorum…Bizim silah bizim silah diye bağırmak pek akıllıca değil politik açıdan. Birazda görgüsüzlük oluyor…
Karşı tarafın stratejisi açısından da doğru değil.
Düşün X ülkeden silah alıyorsun, savaşa girmişsin, biri habire mühimat yayını yapıyor bizim şu kadar Sihamız bu kadar İhamız…
Yok daha neler…
Bizimkiler de “sattık bitti gitti, bizi bulaştırmayın” gibisinden uyarıda bulunmuştu. Ama bilinçli bir şekilde “Türk Sihası” vurgusu yapılıyor. Bu sadece Ukrayna’da da değil, geçen New York Times haberi vardı “Türk Sihası Sivilleri Vurdu” başlıklı. Yer Somali’ydi galiba. Nükleer gücümüz olsa her Allah’ın günü dırdır ederler.
@alper Rusya’yı tam teşekküllü bir savaş çıkarmaya zorluyorlar resmen. Savaşın başında farklı düşünsem de gidişat hiç de öyle olmadığını gösteriyor.

Restaurantlar Rusları kapı dışarı etmeye başlamış.
Edit: Somali değil Etiyopya imiş.
İsim veremeyeceğim 2 farklı şirket tanıyorum. Fabrika, işletme ve depolarında bir dönem mevcut olan teşvikler ile beraber güneş panelleri kurdular. İşletmeleri aşırı elektrik tüketen yerler olmadığı için her ay düzenli olarak elektrik fazlası üretiyor bu paneller.
Teşvik sırasındaki tanıtım ve anlaşmalar çerçevesinde bu elektriği dağıtım şirketine satarak cüzi bir kar da elde edebileceklerini ve kurulum maliyetine katkı sağlayacaklarını düşündüler. Kağıt üzerinde her şey güzel
Çatılar boş, firmaların bu ilk maliyeti karşılayacak güçleri var vs
@matma nın dediği gibi dağıtım sistemine bağlanıp fazla elektriği veriyorsunuz, dağıtıcı da sizden alıyor bu elektriği.
Ama ne zaman alıyor? İşte burası komedi
Dağıtıcı diyor ki benim fazla elektrik ihtiyacım olduğunda sendeki fazla elektriği alırım. Benim ihtiyacım olmadığında elektriğini almıyorum
Yahu ne yapsınlar bu elektriği peki? Aküye basıp kamyon kamyon satabileceğin bir ürün değil ki, satabileceğiniz tek yer o bölgenin dağıtıcısı…
Madem bu kadar yazdım, biraz daha detaya inip bazı can alıcı noktalara da değineyim. Elektrik dağıtım firmaları özelleştikten sonra çook büyük bölümü bazı büyük inşaat bazlı holdinglerin oldu ( 5 li arkadaşlar gibi ). Bu arkadaşlar yine dönemin teşvikleri ile enerji sektöründe bol bol santral de yaptılar ve aldılar, ağırlıklı olarak termik kömür ve doğalgaz santralleri bunlar. Yani elektriği üreten de dağıtan da üst çerçevede aynı firmalar çoğu bölgede. Üretilen elektriği alacak dağıtıcı da ilk olarak kendi firmasının santralinde üretilen elektriği alıyor ki win-win durumu yaşasınlar ![]()
İlk kurulum maliyeti ödenmiş, yeşil enerji olarak üretilen elektriğe üretim fazlası ve ihtiyaç yok denilebiliyor yani. Ama ithal ettiğimiz doğalgazı yakarak üretilen elektriğin santrali tam kapasiteyle çalışıp elektriğini bize satıyor
Sonra da biz faturalara bakmaya devam ediyoruz kara kara.
