Türk Sivil Havacılık Tarihine Damgasını Vuran Uçak Kazaları - Kerem Gök
İsmiyle içeriğini bu kadar açıklayıcı kitap var mıdır bilmiyorum ama bu kitabın ismi gayet açıklayıcı. Ancak kitabın kapağına baktığınızda sadece kocaman Uçak Kazaları yazısı görüyor, daha dikkatli bakınca tam ismi anlıyorsunuz. Kitabı daha okumaya başlamadan hafif bir özensizlik ve iş bilmezlik göze çarpıyor.
Havacılığı amatör düzeyde seven ve havacılık tarihinin kanla yazıldığını, geliştiğini bilen biri olarak bu kitabı uzun zaman önce almıştım ama ancak okumak yeni kısmet oldu.
Kitap genel itibariyle Türk Sivil Havacılık tarihinde genellikle yolcu uçaklarının uğradığı kaza ve kırımlardan bahsediyor. Yazar amatör olarak konuyla ilgileniyor ve youtube videoları çekiyor.
Kitabı içerik, detay ve medyaların kalitesi, genel bakış olarak 3 kısımda inceleyeceğim.
1- İçerik olarak kitap genel kapsamı başarıyla oluşturmuş ancak alanında ilk olduğunu belirten kitaptan daha fazla çalışma ve daha sağlam bir içerik beklerdim. Havacılığın tarihi kanla yazılmıştır, mühendislik yaşanılan kazalardan edinilen tecrübelerle (lessons learned) ve bu tecrübelerin üzerine analitik çalışmalar inşa edilmesiyle ilerlemiştir. Ancak kitabın yazarının mühendislik gibi teknik eğitim geçmişi olmadığı çok fazla hissediliyor. Böyle bir kitaptan beklediğim , internet ve diğer kaynaklardaki içeriklerin alınıp bir akıl potasında değerlendirilmesi kısmı çok eksik kalıyor. Olayların detayları anlatılıyor ama en sonunda bağlam kısmı havada kalıyor.
2- Detay ve medyaların kalitesi olarak, kazalarla ilgili sadece basit fotoğraflar ve kaza yapan uçakların daha önce hava ve meydanlardan çekilen kalitesiz fotoğrafları eklenmiş. Kitap baskıya gitmeden önce kimse bakmadı mı bilmiyorum ama bazı fotoğraflar çok kötü , piksel piksel görünüyor. Benim okuduğum kitap 2. yayınevindeki 8. baskıyı yapmıştı.
Ayrıca böyle bir kitapta insan grafikler, illüstrasyonlar , haritalar bekliyor ama hiçbirisi yok. Sürekli Ankara Esenboğa ve Adana Şakirpaşa Havalimanlarının yanlış yerde yapılmış oldukları iması yapılıyor ama bunlarla ilgili bir harita ya da bu durumu anlatacak fotoğraf yok.
Yazarın bazı kazı alanlarına yaptığı gezilerden bahsediliyor ancak orada da yazar bir gazeteci, mühendis veya araştırmacı bakış açısıyla bakamadığı için muhtarın kaza anındaki saçma hissiyatını okuyoruz.
Ayrıca kitap hep basit wikipedia ve internet sitelerini referans almış. Özellikle bazı kazalardan sonra yayınlanan Kaza Raporları bile inanılmaz detaylı ve açıklayıcı oluyor. Bu tür kaynaklar pek kullanılmamış. Sürekli Tercüman gazetesinin kaza sonrası manşetleri falan kullanılmış.
3- Sonuç olarak alanında ilk olmasıyla övgüyü hakedecek ancak bu kredisini çok kolay tüketen bir kitaptan bahsediyoruz. Bahsettiğim özensizlik ve bunların üzerine yazarın pek de olmayan kalemiyle duygusal yaklaşımları bence kitabın vasat bir çalışmadan öteye gidememesine yol açıyor.
Özellikle havacılık gibi teknik alanlarda yazıyorsanız, amacınız bir dram romanı değil de bir araştırma kitabı yazmaksa, konunun içerisinde insanlar ölse bile , bir de hayatınızdaki ilk basılı eseriniz bu olacaksa daha dikkatli ve özenli davranmanız gerekir.
Potansiyelini kullanamayan, çok iyi bir konu seçen ancak seçtiği konuyu değerlendiremeyen kitaba puanım 6/10
